| Okuma Süresi: 7 Dakika

Non-Fungible Token (NFT) ve Telif Hakkı

DUYGU BELEN CUMHURİYET AV. EKREM CAN NARIN

Non-Fungible Token (NFT) ve Telif Hakkı

Gelişen yeni medya ve teknoloji hayatın her alanında olduğu gibi sanat alanında da etkisini göstermektedir. Sanatın üretim ve dağıtım şeklini değiştiren, blockchain teknolojisinin ürünü olan Non-Fungible Token (NFT) de bu gelişmelerden biridir.

Code is new art & code is new money’’ mottosundan yola çıkan kripto sanat, sanat eserini fiziki ortamının dışına çıkarıp, online olarak üretilebilen- el değiştirebilen bir kimliğe bürünmesini sağlayarak eski sanat anlayışımızı tümünden değiştiren bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Son günlerde adından sıkça söz ettiren ve ütopik rakamlara alıcı bulan NFT sanat eserleri, verinin dünyada milyonlarca bilgisayarda aynı şekilde depolanmasını sağlayan Blockchain teknolojisinin bir ürünüdür. NFT’ler, dijital ortamda üretilmiş veya dijital ortama aktarılmış; resim, gif, video veya ses dosyalarının blok zincirin bir parçası haline getirilmesi ile yani “Mint” edilmesi ile oluşurlar. Günümüzde dijital cüzdana sahip herkes sahip olduğu eseri belirli bir bedel karşılığında NFT haline getirip, pazardaki mevcut platformlarda satışa sunabilmektedir.

Hukukun da değişen sanat üretimi ve dağıtımı anlayışına uygun olarak değişmesi ve gelişmesi zarureti hasıldır. Kripto sanatın hukuk dünyasında doğurduğu etkileri ve telif hukuku bakımından getirdiği yenilikleri daha iyi anlamak adına birkaç kavramı incelemeyi faydalı görmekteyiz.

Blockchain Nedir?

Blockchain bir ağdaki işlemlerin kaydedilmesi ve varlıkların takip edilmesi sürecini kolaylaştıran, paylaşılan ve üzerinde değişiklik yapılamayan büyük bir defter gibi düşünülebilir. Bu defterde kaydedilen varlıklar somut (ev, araba, nakit, toprak) veya soyut (patent, telif hakları, marka) olabilir. Bu gibi değerli hemen hemen her şey bir blockchain ağında izlenebilir ve üzerinde işlem yapılabilir. Blockchain, yalnızca izni olan ağ üyeleri tarafından erişilebilen ve üzerinde değişiklik yapılamayan, anlık paylaşılan, tamamen şeffaf bilgiler sağladığı için bilginin sunulması için idealdir.  Üyeler, gerçeğin tek bir görünümünü paylaştığından bir işlemin baştan sona tüm ayrıntıları görüntülenebilir, bu nedenle blockchain verimli olmanın yanında oldukça güvenlidir. Blockchain günümüzdeki internet ağlarının aksine merkeziyetsizlik prensibi üzerine kurulmuştur. Merkeziyetsiz yapısı nedeniyle tüm işlemler aracısız yani üçüncü bir kişinin kontrolü, müdahalesi olmaksızın direkt gerçekleşir. Bu sayede verilerin tek bir elden kontrol edilmesi, değiştirilmesinin önüne geçilmiştir.

NFT Nedir?

NFT’nin açılımı “non- fungible token”dir. Değiştirilemez token (jeton)  anlamına gelen NFT’ler, tıpkı Bitcoin ve diğer kripto para birimleri gibi, blockchain teknolojisini kullanan veri birimleridir. Ancak kripto para birimlerinden farklı olarak, NFT’lerin kendine ait bir blok zincirleri yoktur. Varlıklarını mevcut bir kripto para biriminin (Çoğunlukla Etherium) blokzincirine bağımlı şekilde sürdürürler ve fotoğraf, video, ses ve diğer dijital dosya türleri gibi öğeleri temsil etmek için kullanılabilirler.

NFT’nin en önemli özelliği, diğer birimlerden farklı olarak dijital bir varlığın benzersiz olduğunu ve bu nedenle birbirinin yerine geçemeyeceğini onaylayan, değiştirilemez (non- fungible) veri birimi olmasıdır.

Değiştirilemezlik prensibini bir örnek ile açıklayacak olursak: Bir para birimi olarak “TL” muadilleriyle değiştirilebilir niteliktedir. Elimizde 4 adet 5 TL’lik banknot bulunduğunu düşünelim, bu banknotları 20 tl ile değiştirdiğimizde elimizde farklı bir para olmasına rağmen değeri ve işlevi aynıdır. NFT’ler ise her biri kendine ait kimliğe sahip- benzersiz yapılardır. Bu da NFT’nin neden güvenilir olduğunu ve günümüzde kolaylıka kopyalanabilen bilhassa dijital sanat eserlerinin üretimi ve dolaşımı için neden tercih edildiğini açıklar.

NFT sanat eserleri üretildikleri andan itibaren (Veya üretilmiş bir eserin mint edilmesinden itibaren) kendilerine ait kimliğe sahiptirler. Bu anlamda NFT’yi esere derc edilen elektronik bir imza gibi düşünebiliriz. Bu sayede bir NFT eserin kolaylıkla izi sürülebilir, orijinal olup olmadığı anlaşılabilir ve hatta blockchain teknolojisi sayesinde eserin kimlerin elinden geçerek son kullanıcısına ulaştığı tespit edilebilir. NFT eserlerin aksine, fiziki sanat eserlerinin izini sürmek imkansıza yakındır. Örneğin; Mona Lisa’nın Louvre Müzesi’ne gelene kadar kaç kez el değiştirdiğinin, ilk kez kaç birim paraya satıldığının tespitini yapmak oldukça zordur. Ancak kripto sanat eserleri blok zincir içerisinde kolaylıkla takip edilebilir ve tüm bu verilere ulaşılabilir. Aynı şekilde fiziki bir sanat eserinin orijinalliğinin tespiti de oldukça zaman ve uzmanlık gerektiren bir iştir. Nitekim ABD’nin en ünlü sanat galerilerinden Knoedler Galerisi’nde uzunca bir süre Pollack ve Rothko gibi ünlü ressamların sahte eserleri satılmış ve ancak bunun tespiti yıllar sonra yapılabilmiştir. Oysa NFT eserlerin kendilerine ait dijital bir bandrole sahip olmaları sayesinde eserlerin orijinalliğinin tespiti oldukça kolaylaşmıştır.

Blockchain teknolojisinin getirdiği bir diğer yenilik ise akıllı sözleşmelerdir. Ethereum kod yapısını kullanarak geliştirilen akıllı sözleşmeler, önceden belirlenmiş bir kod parçacığının belirli bir veri (para, data vs.) ile harekete geçmesini ve aradaki 3. kişileri ortadan kaldırarak işlemin otomatik olarak yapılmasını sağlamaktadır. Bu durum günümüzün otomatlarıyla benzerlik göstermektedir. Tıpkı bir otomata para attığımızda makinenin bu komutla harekete geçmesi ve içeceğimizi herhangi bir aracı olmadan alabilmemiz gibi akıllı sözleşmeler sayesinde de aracıya gerek duyulmaksızın, belirli bir işlemin her tekrarlanışında sözleşme kendini gerçekleştirir. Bu sayede bir NFT eser sabibi, eseri her el değiştirdiğinde kedisinin belli bir miktar komisyon alacağını kararlaştırılabilir. Bundan sonra bir aracıya veya başkaca bir onay mekanizmasına gerek olmaksızın eser her el değiştirdiğinde alıcılar bu sözleşmeyi harekete geçirmiş olur ve belirlenen miktar otomatik olarak eser sahibinin cüzdanına aktarılır. Böylece fiziki sanat eserlerinde olduğu gibi eserin, eser sahibinin elinden çıktıktan sonra değerlenmesine rağmen eser sahibinin bu değerden faydalanamaması gibi dezavantajların önüne geçilmiş olur.

İlginizi Çekebilir: Akıllı Sözleşmeler (Smart Contracts).

NFT eserler yalnızca bir tane üretilebileceği gibi eser sahibi belirlediği adette üretilmesini de tercih edebilir. Bu eserlerin değeri, eşsiz olmalarından kaynaklanmaktadır. Aynı tablonun yüzlerce reprodüksiyonu bulunabilir veya dijital bir eser rahatlıkla kopyalanabilir olsa da “asıl değerli olan, az olandır” mantığı ile hareket eden sanatçılar- koleksiyonerler için biricik olan NFT sanat eserlerinin değeri her geçen gün artmakta ve  popüler bir hale gelmektedir. Bu anlamda, NFT’lerin telif hakkı korumasından yararlanıp yararlanamayacağı, eser sahipliğinin tespiti ve eser sahiplerinin ne şekilde korunacağı konusu oldukça önem arz etmektedir.

Telif Hukuku Açısından Önemi

Türk hukukunda sanat eserlerinin niteliği ve korunması  5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile düzenlenmiştir.  Mutlak haklardan olan telif hakkı  “Kişinin her türlü fikri emeği ile meydana getirdiği ürünler üzerinde hukuken bulunan haklardır.” Telif hakkı, tek bir haktır, bir haklar demeti değildir. Bu duruma doktrinde çekirdek hak denmektedir. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki telif hakkı, tescile gerek olmaksızın, eserin meydana getirilmesiyle doğmakta ve sahibine eser üzerinde bulunan maddi(mali)- manevi haklarını kullanma ile 3.kişileri bu hakları kullanmaktan men etme yetkisi tanımaktadır. Sanatçının eseri üzerindeki maddi ve manevi hakları şu şekildedir:

  • Manevi Haklar: Eser sahibinin adının belirtilmesi, umuma arz hakkı, eserde değişiklik yapılmasını menetme ve hukuken zilyet ve malik durumuna gelen kişilere karşı ileri sürülebilen bazı yetkiler (Eser sahibinin gerekli durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla bazı eserlerin asıllarından geçici bir süre için yararlanma talep etme hakkına sahiptir.)
  • Mali haklar: İşleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim ve güzel sanat eserleri bakımından satış bedellerinden pay alma (pay ve takip hakkı) yetkilerinden oluşmaktadır.

Eser sahibi, eser üzerindeki haklarına tecavüz halinde  FSEK md. 71-72 ile  cezai; md. 70 ile hukuki anlamda korunmaktadır. Bu durumda eser sahibi tespit davası, tecavüzün men’i davası, tecavüzün ref’i davası ile maddi-manevi tazminat davalarını açabilir.  Tecavüzde bulunan kişi hakkında ayrıca FSEK 71-72 maddeleri ile cezai müeyyideler düzenlenmiştir.

Eser kavramı FSEK m.1/B ile “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri’’ şeklinde açıklanmış olup, NFT eserleri bu kapsamda değerlendirmek mümkümdür. NFT’ler de FSEK’tek tanıma uygun düştüğü ölçüde, fikri bir çabanın ürünü olması ve sahibinin hususiyetini taşıması koşulu ile ulusal ve uluslararası korumadan faydalanabileceklerdir. Bu anlamda mint edilmiş dijital bir çizim veya fotoğrafın eser kapsamında korunmasına kesin gözle bakılsa da örneğin bir tweetin ekran görüntüsünün mint edilmesi halinde oluşan NFT’nin eser vasfına sahip olup olmayacağı oldukça tartışmalıdır.

Eser sahipliği kavramını NFT eserler açısından incelememiz gerekir ise:  FSEK uyarınca bir eserin sahibi onu meydana getiren kişidir ve eser sahibi, eserinden ekonomik olarak faydalanmak, manevi varlığını korumak hak ve yetkilerine haizdir. NFT sanat eserleri üzerindeki tasaruf hakkı da eser sahibinin elindedir. Eser sahibi eserini kopyalayabilir, başka kullanıcılara hediye edebilir, akıllı sözleşmelerle devredebilir veya eserini kalıcı olarak yok edebilir.

NFT sanat eserleri her ne kadar eserin kim tarafından kaç adet olmak üzere blok zincire kaydedildiği, eserin kimler tarafından satın alındığı hususlarında ilgilisine  tapu sicili gibi kesin ve şeffaf bir bilgi sunsa da, eserin kimin fikri ürünü olduğu konusunda bir tespitte bulunulamamaktadır. Bir dijital çizimin veya bir yağlı boya tablonun birebir aynısının jpeg dosyası olarak NFT’ye dönüştürülmesi (mint edilmesi) durumunda, kesin olarak bilebileceğimiz eserin kim tarafından ilk olarak blockchaine dahil edildiğidir. Bu bakımdan NFT, eserin orijinalliğinin tespiti ve takip edilebilirliği bakımından birçok yenilik getirse de mutlak anlamda fikri emek sahibini tespit ettiğinden bahsedemeyiz. Bu sebeple eser sahipliği konusunda bir itilaf olması halinde ilgili mahkemede tespit davası açılması gerekmektedir.

Eserin,  sahibi tarafından NFT haline getirildikten sonra fikri haklara aykırı şekilde kopyalanması halinde ise, NFT orijinallik tespitinde tapu sicili gibi hareket edecek ve orijinal eser sahibi tecavüze karşı kanunda düzenlenen hukuki ve cezai korumalardan yararlanabilecektir. Orijinal NFT eserin sahip olduğu yazılım, fiziksel sanat eserlerinde eser sahibinin imzası gibi düşünülebilir. Bu şekilde imzalanmış bir tablonun binlerce replikası olabilir ancak orijinali yalnız bi tanedir ve bu nedenle değerlidir. İşte diğer eserlerde olduğu gibi kripto sanat eserlerinde de eser sahibi, replika bir ürüne karşı sahip olduğu tüm hukuki korumalardan faydalanabilmektedir.

Önemle belirtmek gerekir ki  NFT eserin satın alınması, telif hakkı sahipliği bakımından bir devir anlamına gelmemektedir. Burada yalnızca eserin fiziki varlığı devredilmekte, eser sahibinin mali ve manevi hakları kendi hukuk alanında kalmaktadır. Şayet eser sahibi, ilk telif hakkı sahibi olarak mali haklarını veya manevi hakların kullanımını devretmek isterse kanunlarımız uyarınca ayrı bir lisans sözleşmesi yapılması gerekmektedir.

NFT Eserler Üzerindeki Hakların Devri

Kripto sanat ve akıllı sözleşmelerin eserin üretimi ve dağıtımını oldukça hızlandırması karşısında bir diğer soru da eserin üzerinde maddi- manevi hakların nasıl devredilebileceğidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; eser üzerindeki mali haklar, devredilen her bir hak ayrı ayrı gösterilmek şartıyla devredilebilirken, kanun manevi hakların devrine imkân tanımamıştır. Manevi haklar, devredilemez ve mirasa konu olamazlar. Ancak bazı manevi hakları kullanma hakkı mirasla geçebilir. Ayrıca mali hakların devrine ilişkin sözleşmeler de, işin niteliği gereği, manevi haklardan olan umuma arz yetkisinin kullanılmasını içerebilir.

Yukarıda eser sahibinin akıllı sözleşmeler ile eseri her satın alındığında belirli bir miktar komisyonun kendisine ödeneceğine karar verebileceğini ve eseri satın alanların otomatik olarak bu sözleşmeyi onayladıklarından bahsetmiştik. Peki akıllı sözleşme ile eser üzerindeki mali hakların devredilmesi mümkün müdür? Bu konuda bir kanun hükmü veya yargı kararı mevcut değildir. Ancak mevcut hükümlerimiz incelendiğinde eser üzerindeki mali hakların devrinin ancak devredilen hakların tek tek belirtildiği yazılı bir sözleşme ile mümkün olduğunu görülmektedir. Bu noktada bilgisayar ortamında akdedilen akıllı sözleşmelerin kanunda öngörülen yazılılık şartını taşıdığı kabul edilecek olursa yine devredilen haklar tek tek belirtilmiş olmak koşulu ile NFT eserlerin mali haklarının devrinin blockchain üzerinden yapılabileceği söylenebilir. Henüz bu konuda bir kesinlik olmamakla birlikte ilerleyen zamanlarda akıllı sözleşmeler ile bu haklar devredilebilir ve hatta devralanın, sözleşme hükümlerine aykırı davranışları sözleşme tarafından tespit edilip, eser sahibi tarafından bir talebe gerek olmaksızın sözleşmede yazılan yaptırımlar kendiliğinden uygulanabilir. Ancak bu durumda da herhangi bir otoritenin onayı olmaksızın işleme konan sözleşmenin, üçüncü kişilerin haklarını ihlal eden hükümler içermesi halinde başkaca hukuki sorunlarla karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak blockchain teknolojisi ve akıllı sözleşmeler diğer alanlarda olduğu gibi sanat alanında da her gün artarak etkisini  göstermektedir. NFT’ler özellikle dijital eserlerin rahatlıkla kopyalanabilmesi ve eser sahiplerinin hak kaybına uğraması karşısında, eserin orijinalliğini tasdikleyen yapısı sayesinde son derece popüler bir hale gelmiştir. Sanat tüketicileri yalnızca belirli sayıda üretilen ve eserin orjinaline oldukça yakın bir kopyasına sahip olmayı, eserin taklit edilme riski son derece yüksek olan ve blockchaine kaydedilmemiş orijinaline sahip olmaya tercih etmektedirler. Ancak her ne kadar NFT sanat eserleri, eserin orijinalliğinin tespitinde ve takibinde eser sahibi ile alıcılara güvenilirlik vaadetse de gerek sistemsel riskler barındırması gerekse hukuki temelinin henüz oluşmamış olması gibi dezavantajları da bünyesinde barındırmaktadır.

Anahtar Kelimeler: NFT, Non-Fungible Token, NFT ve Telif Hakları, Non-Fungible Token ve Telif Hakları, Non-Fungible Token (NFT) ve Telif Hakkı.


Kaynaça

  • Jason Bailey, ‘What is CryptoArt?’, Artnome, 2018.  
  • Rita Matulionyte, ‘Can Copyright be Tokenized’, European Intellectual Property Review, 2019.  
  • Non-fungible tokens (NFTs) and copyright law-By Lynne Lewis, Jane Owen, Hamish Fraser, Rohit Dighe 06-2021.
  • Prof. Dr. Ünal Tekinalp – Fikri Mülkiyet Hukuku-  Seçkin Yayınevi -Ocak 2012/5. Baskı.
  • <https://bctr.org/merkeziyetsizlik-kavramindan-ne-anlamaliyiz-8990/>
  • <https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.5846.pdf>
  • <https://baydanbengi.medium.com/cryptoart-challenges-in-copyright-law-5d8d46f33e48>
  • <https://www.ibm.com/tr-tr/topics/what-is-blockchain>
  • <https://fikrimulkiyet.com/nft-sanat-eserleri-ve-telif-hukuku/>