| Okuma Süresi: 6 Dakika
|

Dijital Miras Kavramının İncelenmesi

EKREM CAN NARİN DUYGU BELEN CUMHURİYET
Dijital Miras Kavramının İncelenmesi

Kaçınılmaz bir şekilde dijitalleşen hayat tarzlarımız karşısında dijital mal varlıkları ve bu varlıklar üzerindeki mülkiyet hakkı konusunda henüz bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle, kişilerin ölümünden sonra dijital miraslarına ne olacağı, bu verilerin Miras Hukuku hükümleri kapsamında değerlendirilip terekeye dahil edilip edilmeyeceği tartışma konusudur.

Bu konuyla ilgili olarak; Alman Federal Mahkemesi’nin aşağıda anılan Facebook kararından sonra, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin dijital mirasın tereke kapsamında değerlendirilebileceği yönündeki kararı ile Türk Hukuku’nda da içtihat oluşmaya başlamıştır. Bu anlamda, dijital mal varlığı kavramını, ilgili yargı kararlarına değinerek bu yazımız ile değerlendireceğiz.

Dijital Malvarlığı Nedir?

Malvarlığı kavramı, Türk Hukuk öğretisinde; genel olarak somut malvarlığı anlayışı çerçevesinde şekillenmiş, sınırlı olarak soyut kavramlar üzerinde de fikri-sınai mülkiyet hakları olarak tanımlanmıştır. Ancak, gelişen teknoloji ve dijitalleşen yaşam tarzımız sebebiyle; Youtube, Instagram gibi platformlardaki etkinliğimizin artması ve bu platformlardaki varlığımızın maddi gelir kaynağına dönüşmesi, dijital mal varlığı kavramını doğurmuştur. Dijital malvarlığı kavramı, videolar, fotoğraflar, e-postalar, kişisel sosyal medya hesapları, dijital cüzdanlar gibi elektronik olarak depolanan ve yalnızca dijital formda bulunan varlıklar anlamına gelmektedir. Dijital miras ise bu tür soyut malvarlığı değerlerinin mirasçılara intikal etmesi, mirasa konusu olmasıdır.[1]

Kişilerin sosyal medya hesapları ve kripto cüzdan varlıkları belirli değerler oluşturmakta ve onların ölümünden sonra da mirasçıları tarafından intikale konu olmaları talebiyle mahkemelere başvurulmaktadır. Bu noktada dijital malvarlığı değerlerinin miras hukuku bakımından intikale konu olup olamayacağı ve bu intikalin özel yaşamın gizliliğini ihlal eder nitelikte olup olmadığı tartışmalıdır.

Dijital Mirasın Miras Hukuku Bakımından İncelenmesi

Türk Medeni Kanunu (TMK) 599/2 hükmü, “Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.” şeklindedir.

Dijital hesapların, tereke kapsamında değerlendirip değerlendirilemeyeceği hususundaki ilk tartışma, bunların malvarlığı değeri olarak görülüp görülemeyeceği noktasındadır. Görüleceği üzere kanun koyucu tarafından ölümle mirasçılara geçen haklar- ilişkiler düzenlenmiş ve hatta “diğer malvarlığı değerleri” denilmekle oldukça geniş bir çerçeve belirlenmiştir.

Ayrıca, sosyal medya hesaplarının astronomik miktarda reklam sözleşmelerine konu olması, kripto cüzdanların uluslararası arenada dahi ödeme aracı olarak kabul edilmesi, kişilerin dijital fotoğrafları ve blog yazıları üzerinde telif haklarının bulunması, tüm bunların aynı zamanda maddi bir karşılığı olması, hukukumuzda gayri maddi varlıklar üzerinde dahi mülkiyet hakkının tesis edildiği hususları gözetildiğinde dijital varlıkların miras hükümleri bakımından malvarlığı kapsamı dışında tutmak mümkün görünmemektedir. Kaldı ki, kişilerin ekonomik değeri bulunmayan, manevi değere haiz eşyalarının dahi Türk Medeni Kanunu’nun 653. maddesi 2. fıkrası gereğince intikalinin söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.

Nitekim Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2020 tarihli 2020/1149 E., 2020/905 K. sayılı ilamı ile; “Günümüzde bu hesapların reklam gelirleri elde edilen maddi bir karşılığı olan hesaplar halini alabildiği gibi, yine sosyal medya hesaplarının ve dijital para cüzdanlarının bağlı olduğu e-posta hesaplarının da artık kişisel kullanımı aşıp ticari değeri olan dijital mal varlığı kapsamına girmeye başladığı anlaşılmaktadır. Günümüzde dijital mal varlığının yadsınamaz ve göz ardı edilemez bir gerçeklik olduğu, kripto para adı verilen ve uluslararası ödemelerde dahi kullanılmaya başlanmış dijital sistemlerin var olduğu, yine astronomik reklam gelirleri sağlayan sosyal medya hesaplarının gün geçtikçe arttığı, aynı şekilde Youtube ve benzeri dijital platformlarda salt reklam geliri ve hatta ücretli üyelik sistemi ile hizmet veren kanallar oluşturulduğu bir ortamda dijital mal varlığı ve dijital miras ile ilgili olarak yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu konuda yasal bir boşluk bulunduğu” değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda Bölge Adliye Mahkemesi; “Sonuç olarak, mahkemece tespit talebi gereğince murisin ölüm tarihi itibarıyla tüm aktif ve pasif mal varlığının tespiti ve bu minvalde dijital mal varlığının terekesine dahil olması gerektiği nazara alınarak dijital terekesinin de tespiti yapılarak araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişinin e-posta hesabının özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirilerek talebin reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.” şeklinde hüküm tesis etmiştir.

Dijital Mirasın Kullanıcı lisans Sözleşmeleri Bakımından İncelenmesi

Bu konudaki bir diğer sorun ise; Facebook, Instagram gibi platformların kullanıcı sözleşmeleri ile kişilerin ölümü halinde hesaplarına ne olacağını, hesaplara kimlerin erişebileceğini düzenlemesidir. Bu durumda şirketler tarafından, kişilerin mirasçılarına bu kullanıcı sözleşmeleri öne sürülerek doğrudan erişim hakkı verilmemekte, bu nedenle mirasçılar mahkemeye başvurmak durumunda kalmaktadır.

Örneğin; Almanya Federal Mahkemesi, Yahoo’nun miras bırakanın e-posta hesabının şifresini paylaşmaması sebebiyle ikame edilen davada Yahoo aleyhine karar vermiş, ancak Yahoo kullanıcı sözleşmesini ileri sürerek hesap şifresini değil yalnızca e-postaların çıktısını paylaşma yoluna gitmiştir. Bu durum; Türk Medeni Kanunu gereğince mirasın, miras bırakanın ölümü ile “kendiliğinden” mirasçıya geçmesi ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Bir diğer örnek ise Facebook kararıdır. Karara konu olayda, kızı bir kaza sonucu vefat eden anne, kızının şifresi ile hesaba giriş yapmak istediğinde Facebook’un engellemesi ile karşılaşmış ve bu durumu mahkemeye taşımıştır. Kararda; “Miras hukukuna ilişkin külli halefiyet ilkesi, esasen malvarlığına dayalı bir intikal anlamına geldiğinden, yalnızca kişinin kendisini ilgilendiren ya da doğrudan kişilik hakkına ilişkin olan hukuki ilişkiler veya kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklar, miras yoluyla intikal etmez, miras bırakanın ölümüyle sona erer. Buna karşılık; miras bırakanın malvarlıksal hakları ve/ veya malvarlığını ilgilendiren hukuki ilişkileri –aynı zamanda kişiye bağlı unsurları bünyelerinde bulundursalar dahi- kural olarak mirasçılara geçmektedir. Buna göre; miras bırakanın borçlar hukuku ilişkileri de kural olarak miras yoluyla intikal etmekte, dolayısıyla mirasçılar, miras bırakanın tarafı olduğu borç ilişkisinden doğan tüm hak ve borçların varisi olmaktadır. Konuyu bu bağlamda ele alan Federal Mahkeme de Facebook ile miras bırakan arasındaki kullanıcı sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan (sosyal medya) kullanıcı hesabına erişim hakkının miras yoluyla mirasçılara intikal ettiğini karara bağlamıştır.[2] Buna karşılık hesabın etkin kullanım hakkı “kişiye sıkı sıkıya bağlı” bir hak olup, bu hakkın intikali mümkün görülmemiştir.

Bu konuda Alman Öğretisinde de farklı görüşler olup, sosyal medya hesaplarının mirasçılara intikal edeceğini savunanlara göre; Alman Medeni Kanunu’nun 2373. maddesinin 2. fıkrasına göre (Hukukumuzda TMK 653/2 hükmüne karşılık gelmektedir) aile evrakları ve aile resimlerinin mirasçılara intikal edeceği düzenlenmiş olup bunların geniş yorumlanması gerektiği ve kişinin yazışmaları, iletişimde olduğu kişiler gibi ekonomik değeri olmayan bilgi/belgelerin mirasçılara intikal edeceği kabul edilmelidir.[3]

Diğer bir görüş ise; kanunda mirasçılara geçebilecek hakların düzenlenmiş olduğu, kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların mirasçılara geçemeyeceği ve sosyal medya sağlayıcıları ile kişiler arasında yapılan sözleşmenin bu nitelikte olduğu, dolayısıyla ölüm ile bu ilişkinin de sona erdiği yönündedir.

Nitekim, birçok hizmet sunucusu şirketle hizmet alıcısı arasından yapılan sözleşmelerde internet hesaplarının devredilemeyeceği ve bu sözleşme ilişkisinin kişinin ölümüyle sona ereceğine ilişkin şartlara yer verildiği, bu nedenle dijital bilgilerin veya internet hesaplarının mirasçılara intikal etmeyeceği belirtilmiştir. Örneğin; Yahoo, eBay, Facebook, E-kitap, Spotify, iTunes gibi şirketlerin kullanıcıları ile akdettikleri sözleşmelerde bu hesapların devredilemeyeceği, sözleşmenin bireyin ölümüyle sona ereceği genel işlem şartlarında yer almaktadır.[3]

Dijital Mirasın Kişisel Veriler ve Özel Yaşamın Gizliliği Bakımından İncelenmesi

Dijital mirasın intikali noktasında tartışılan bir diğer olgu ise; özel yaşamın gizliliği ilkesinin (Anayasa’nın 20. maddesi) önemli bir yansıması olan telekomünikasyonun gizliliği prensibi ve kişisel verilerin korunması mevzuatı kapsamında yapılan değerlendirmelerdir.

Bu noktada yine Alman Federal Mahkemesince GDPR’ın (Türk Hukukunda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) yalnızca hayatta olan kişiler bakımından uygulama bulacağı kabul edilmektedir. Aynı şekilde, özel yaşamın gizliliği ilkesinin de kişinin sağlığında anlam ifade ettiği, murisin fotoğraf, günlük ve kişisel mektuplarının Alman Medeni Kanun hükümleri gereğince mirasçılarına bırakılmasının önünde bir engel bulunmadığı ifade edilmektedir.

Nitekim, Türk Hukukunda da TMK’nin 653. maddesinin 2. fıkrası; “Aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz. Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkarsa sulh hâkimi, yerel âdetleri, âdet yoksa kişisel durumları göz önünde tutarak bu eşyanın, payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle mirasçılardan birine özgülenmesine ya da satılmasına karar verir.” şeklindedir.

Türk Hukukunda da ağırlıklı görüş Alman Federal Mahkemesi ile aynı doğrultuda olmakla beraber bu durumda yalnızca TMK’nin 653. maddesi 2. fıkrasına göre bir değerlendirme yoluna gidilmekte, dijital yaşamın ve sosyal medya hesaplarının, analog resimlerden veya mektuplardan farklı nitelikte olabileceği ve bilhassa platform sağlayıcıları ile yapılan gizlilik sözleşmeleri göz ardı edilmektedir.

Bu konuda bir diğer görüş ise; Sosyal Medya hesaplarının mirasçılara intikali halinde, telekomünikasyonun gizliliğinin ihlal edileceği ve bu durumun Anayasa ile korunan haberleşmenin gizliliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği yönündedir.

Sosyal Medya hesaplarına erişim hakkının mirasın intikali ile mirasçılara geçtiği düşünülürse, özel yaşamın gizliliği muris bakımından sona ermiş kabul edilse dahi, özel nitelikteki yazışmaların karşı tarafı olan kişilerin haklarının ihlal edilmesi söz konusu olabilecektir. Ancak, burada kişinin ölümü halinde hesaplara erişim hakkı elde eden mirasçılarının, “miras bırakandan bağımsız 3. kişiler” olarak değerlendirilip telekomünikasyonun gizliliği kapsamında erişimlerinin engellenip engellenemeyeceği tartışma konusudur.

Sonuç

Teknolojinin hızla ilerlemesi ve internetin yaşantımızda edindiği yerin her geçen gün artmasıyla birlikte birçok yeni hukuki sorun ortaya çıkaktadır. Mevcut hukuki düzenlemeler henüz internet ve teknolojinin yoğun kullanılmadığı dönemlerde yürürlüğe girmiş olup bir takım hukuki sorunlara cevap verememektedir. Dijital miras ve dijital mirasın intikali de bunlardan birini oluşturmaktadır.

Bu noktada, öğretideki görüşler ve mahkeme içtihatları ile çözüm yoluna gidilmektedir. Tüm bu değerlendirmeler yapılırken somut olaya göre farklı kararlarla karşılaşabileceği unutulmamalıdır. Kişinin ekonomik amaçla kullandığı iş hesabı, kripto cüzdanı gibi maddi değer ihtiva eden hesaplarının intikali etik tartışmaların konusu olmazken, kişisel amaçla kullanılan ve kişinin sır alanının bir parçası olan Sosyal Medya hesaplarının mirasçılara intikali, pek çok sorunu beraberinde getirmektedir.

Bu konuda Türk Hukuku’nda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle kesin bir kanıya varılamamakta, hukukun dijitalleşen yaşamlarımız karşısında yeni düzenlemelerle ihtiyacı her gün artmaktadır.


Kaynakça

  • ÖLÜMDEN SONRA SOSYAL MEDYA. DİNÇ, Yasemin MARAŞLI. 2019, Tbb Dergisi.
  • “DİJİTAL MİRAS” – ALMAN FEDERAL MAHKEMESİ’NİN “FACEBOOK” KARARI ÜZERİNE İNCELEME. İLERİ, Çiğdem. s.l. : Tbb Dergisi, 2020.
  • MİRASBIRAKANIN DİJİTAL BİLGİLERİNİN MİRASÇILARA. AKMAN, Nurten İNCE. 2, s.l. : İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, Cilt 9.

Anahtar Kelimeler: Dijital Miras Kavramının İncelenmesi, Dijital Mal Varlıkları, Dijital Miras, Dijital Mal Varlığı Kavramı, Dijital Mal Varlığı, Dijital Mirasın İntikali, Dijital Varlıkların Miras Hükümleri, Dijital Varlıklar ve Miras.

İlginizi Çekebilir: Kardeşler Arası Miras Paylaşımı.