| Okuma Süresi: 8 Dakika
|

İcra Takibinin İptali ve Ertelenmesi

ADEM BURAK YILMAZ SENA BALCILAR
İcra Takibinin İptali ve Ertelenmesi

I. Giriş

Borçlu, icra takibinin kesinleşmiş olmasına karşın maddi hukuk bağlamında borçlu olmadığını ya da kendisi aleyhinde takibe devam edilemeyeceği iddialarında bulunabilir. Borçluya İcra İflas Kanunu (İİK) maddi hukuk bakımından haklı olduğunu ispat için başvurabileceği birtakım hukuki imkanlar tanımıştır.

Kural kesinleşmiş olan icra takibine devam edilmesidir; kesinleşmiş icra takibinin devamına engel olunabilmesi, ancak çok istisnai ve genellikle alacaklının alacağına (icra dairesi dışında) kavuşmuş olduğu hallerde mümkündür. Kanun, bu istisnai halleri sınırlı olarak saymış ve bunların ispatını da çok sıkı şekil şartlarına tabi tutmuştur (Kuru, 2016).

Takibin kesinleşmesi sonrasında ödenmiş, mehil verilmiş veya zamanaşımına uğramış borç için alacaklının haksız bir şekilde takibe devam etmeninin engellenmesi için borçluya takibi iptal ettirebilme ya da erteletme (talik) imkanı tanınmıştır. Kanunda iptal ve talik için üç hal öngörülmüştür. Bunlar itfa, imha ve zamanaşımıdır (Pekcanıtez, 11. Baskı).

II. İcra Takibinin İptali

Hakkında icra takibi kesinleşen borçlu takip kesinleştikten sonra borcunu ifa etmiş olabilir. Bu durumda alacaklının takibini geri alması yahut icra takibine devam etmemesi gerekmektedir. Buna rağmen icra takibine devam etmek isteyen kötü niyetli alacaklılara karşı borçluyu korumak amacıyla İKK md 71/1 icra takibinin iptali yolunu açmıştır.

Takibin iptali ve ertelenmesi talebi, şikayet (m. 16) veya itiraz (m. 62) değildir. Takibin iptali ve ertelenmesi talebi, dava da değildir; m. 71’deki; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır.” sebeplerin varlığı halinde, takibin iptali veya ertelenmesini sağlayan kendine özgü bir yoldur (Kuru, 2016).

a. İtfa Nedeniyle İcra Takibinin İptali

İtfa kavramı, borcu sona erdiren bütün halleri ifade edecek şekilde geniş anlamda anlaşılmalıdır. Örneğin, borcun ödenmesi, ibra takas vb. haller, m.71 anlamında, bir itfa nedenidir. (Başözen, 2019)

İcra Takibinin İtfa Nedeniyle İptal Edilebilmesinin Şartları Nelerdir?

  • Borcun ve ferilerin icra takibinin kesinleşmesinden sonraki bir dönemde itfa edilmiş olması gerekmektedir (İKK m. 71,1).
  • İİK m. 9/1 uyarınca borçlu borcunu doğrudan doğruya icra dairesinin banka hesabına ödemiş ise borcundan kurtulur. Fakat borçlu borcunu icra dairesi dışında alacaklıya ödemiş ise, bu ödemenin tam ve doğru yapılıp yapılmadığının anlaşılabilmesi için, ispat hukuku bakımından bir inceleme yapılması gerekir. Bu inceleme icra mahkemesinin görev alanındadır (Kuru, 2016).

Burada borcun itfa edilmesinden kasıt, icra dairesi aracılığına başvurmadan yapılan itfadır. İİK m. 71’deki itfa terimi; ödeme, bağışlama, ibra, her çeşit af, terkin, takas (TBK m. 139) ve yenileme (TBK m. 133)(12. HD 14.3.2016, 5808/7399), (12. HD 28.5.2015, 3996/14700).

Borçlu, takip tarihinden önce veya ödeme emrine itiraz tarihine kadar gerçekleşmiş olan ifaya dayanarak, m. 71’e göre icra mahkemesinden takibin iptalini isteyemez. Borçlunun itfa sebebiyle icra mahkemesinden takibin iptalini isteyebilmesi için, borcun tamamını ve ferilerini, yani bütün faizleri ve giderlerin itfa edilmiş olması gerekmektedir. Borçlu belirtilen belgelerden biri ile itfa iddiasını ispatlarsa, icra mahkemesi takibin iptaline; edemezse takibin iptali talebinin reddine karar verir. Takibin iptali talebinin kabul edilmesiyle takip durur, kararın kesinleşmesiyle takip iptal edilir. İcra mahkemesinin kararı kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden talebin kabulü halinde alacaklı, reddi halinde borçlu genel mahkemelerde dava açabilir.

Yargıtay, işlemlerin iptali (örneğin haczin kaldırılması) açısından takibin iptali kararının kesinleşmesini aramamaktadır. Örneğin, “Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun (HMK) 350. maddesine göre, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara dair kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez İİK’nın 363 ve sonraki maddelerinde ise, icra mahkemesince verilecek kararlardan temyizi kabil olanlar belirlenmiş, ancak, bunların infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğine dair bir hükme yer verilmemiştir. Bir başka deyişle, icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesi zorunlu değildir.

İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015 tarih ve 2015/84 E.- 2015/144 K. sayılı kararı ile İcra Dairesi’nin 2014/622 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline karar verildiği, borçlunun bu karara dayanarak hacizlerin kaldırılması isteminin icra müdürlüğünce reddedildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, borçlu hakkındaki takibin iptaline karar verildiğine göre, icra müdürlüğü işleminin iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir (12. HD, 1.12.2016, 4798/22785).

Takibin iptali (veya takibin iptali talebinin reddi) kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Zira icra mahkemesi yukarıda zikredilen belgeler ile sınırlı bir inceleme yapmaktadır. Bu nedenle, gerçekte borcun sona ermediğini düşünen alacaklının (veya borcu sona erdirdiğini iddia eden borçlunun), icra mahkemesinin kararına rağmen genel mahkemelerde alacağa (veya borca) ilişkin bir dava açabilmesi mümkündür (Prof. Dr. Murat ATALI, 2019).

  • Takibin iptali en geç paraların alacaklıya ödenmesi veya paylaştırılmasına dek istenmelidir.
  • Borçlu, borcunu ifa ettiğini ancak alacaklı tarafından verilmiş, imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir adi belge ile ispat edilebilir. Borçlu borcunun itfa edildiğini m. 71,1’de yazılı olan bu belgelerden başka bir delil ile ispat edemez.

b. Zamanaşımı Nedeniyle İcra Takibinin İptali

Kanun koyucu, borcun ilamsız icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımına uğramış olmasını, zamanaşımı itfa sayılmayacağından dolayı İKK m. 71,2’de ayrıca düzenleme gereğini duymuştur.

Alacak takip talebinden önce zamanaşımına uğramış ise, borçlunun zamanaşımı olduğu iddiasını ödeme emrine itiraz yolu ile ileri sürmesi gerekmektedir. Aksi takdirde takip talebinden önce gerçekleşen zamanaşımına dayanarak İİK m. 712’ye göre icranın geri bırakılması istenemez.

TBK madde 154: Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:

  1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.
  2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.

Bu hükme binaen takip talebi ile zamanaşımı kesilmektedir. Ancak, takip talebi ile ödeme emrinin kesinleşmesi arasındaki dönemde bilhassa TMK m. 157,2 ve İKK m. 68,1 ve m. 67,4 hükümleri sebebiyle takibe konu alacak kural olarak zamanaşımına uğramaz.

Takip konusu alacak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde de zamanaşımına uğrayabilir. Çünkü, haciz (m. 78,2) ve satış (m.106, m.110) isteme sürelerinin geçmesi hallerinde icra takibi düşmez; icra takibi (dosyası) derdest kalmaya devam eder ve alacaklı yenileme talebinde bulunarak haciz istemek (m. 78,5) suretiyle her zaman takibe devam edilmesini isteyebilir. (Kuru, 2016)

Alacaklı icra takibin kesinleşmesinden itibaren borcun tabi olduğu zamanaşımı süresi geçtikten sonra yenileme talebinde (İKK m. 78,5) bulunursa, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilmektedir. Ancak takip kesinleşmiş olduğundan borçlu bunu ödeme emrine itiraz yolu ile değil ancak İKK m. 71,2 em. 33, a uyarınca zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması yolu ile gerçekleştirebilir.

Zamanaşımı nedeniyle icranın iptalini talep etme hakkı herhangi bir süre ile sınırlı değildir, her zaman yapılabilir.

İİK Madde 71 : “… Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.” Hükmüne binaen borçlunun zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebi, İKK m. 33/a’ya kıyasen uygulanacaktır. Bu hükme göre:

Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borçlu, borcun zamanaşımına uğradığını bildirerek icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep eder. Ancak borçlu bu zamanaşımı iddiasını ispat için belge sunmak zorunda değildir. Son işlem tarihi ile borçlunun icranın geri bırakılmasını istediği tarih arasında borcun tabi bulunduğu zamanaşımı süresi geçmişse, borçlu zamanaşımı iddiasını ispat etmiş sayılır.

Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığını ispat etmesi üzerine, zamanaşımının kesildiğini (BK m. 154, m. 157; TK m. 750-751) veya durduğunu (BK m. 153) ispat yükü alacaklıya düşer. Alacaklı, zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu, ancak resmî belgelerle ispat edebilir (m. 71,II, m. 33/a,1).

İcra mahkemesi, yukarıdaki şekilde yapacağı inceleme sonucunda, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğramış olduğu kanısına varırsa, icranın geri bırakılmasına karar verir (m. 71, II, m. 33/a,1)(Kuru, 2016) Örneğin; 12. HD 22.2.2016, 1221/4627; 12. HD 1.10.2015, 10940/22772 (YKD 2016/1 s. 69 vd.); 12. HD 6.4.2016, 33774/10286.

İcra mahkemesince, “takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi halinde İİK’nun 71/2 maddesi göndermesiyle İİK’nun 33/a-1 maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir” (12. HD 6.4.2016, 33774/10286).

Buna karşılık, icra mahkemesi, (takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde) borcun zamanaşımına uğramadığı kanısına varırsa, takibin (icranın) devamına (icranın geri bırakılması talebinin reddine) karar verir (m.71,II, m.33/a,1)(Kuru, 2016).

İcranın geri bırakılmasına veya takibin devamına ilişkin icra mahkemesi kararı, takip konusu alacağın istinaf sınırını geçmesi şartı ile, istinaf edilebilir (m. 363, I son yarım cümle)(Kuru, 2016). Buna ilişkin istinaf mahkemesi kararı, takip konusu alacağın temyiz sınırını geçmesi şartıyla temyiz edilebilir. Ancak icra mahkemelerinin 20.7.2016 tarihinden önce vermişş oldukları kararlara karşı, istinaf yoluna başvurulamaz. 20.2016 tarihinden önceki dönemde olduğu gibi, İKK’nun önceki m. 63-366 hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabilir (İKK geçici madde7). Örneğin: 12. Hukuk Dairesi 2012/1820 E., 2012/18946 K.

İcra mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar vermesi halinde, alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra (itibaren) yedi gün içinde, zamanaşımının vâki olmadığını ispat (ve dolayısıyla alacağının tahsili) için genel mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde, alacaklının alacağının zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil eder (m. 71, II, m.33/a, II)(Kuru, 2016).

c. İmhal Nedeniyle Ertelenmesi

Süre verilmesi halinde takibin ertelenmesine yönelik iki şart aranmaktadır.

  • Borçluya alacaklı tarafından, takibin kesinleşmesinden sonra borcu ifası için ayrıca süre verilmiş olmalıdır.
  • Alacaklı tarafından borçluya süre verildiği, alacaklının, imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir senetle ispat edilmelidir.

Borçluya süre verilmesi hali ile erteleme takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinden istenecektir. İcra mahkemesi tarafından borçluya süre verildiği anlaşılırsa bu süre içerisindeki işlemleri geri alacak ve d bu sürenin sonuna kadar takip işlemi yapılmayacaktır (Pekcanıtez, 11. Baskı).

III. İcra Takibinin İptal Veya Ertelenmesinin Hüküm ve Sonuçları

a. İcra Takibinin İptali Usulü

İcra takibinin iptali, borçlu tarafından, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin tâbi olduğu (bulunduğu yerdeki) icra mahkemesinden istenir. Takibin iptalini (ve ertelenmesini) istemek, belirli bir süre ile sınırlandırılmış değildir. İcra mahkemesi, takibin iptali talebini basit yargılama usulüne göre inceler (m. 18).

İcra mahkemesinin incelemesini duruşmalı yapması (tarafları duruşmaya çağırması) gerekir. İcra mahkemesi, borcun itfa edilmiş olup olmadığını, yalnız yukarıda incelenmiş olan (m.71,I’de yazılı) iki çeşit belgeye dayanarak inceleyebilir.

Borçlu, borcunu itfa ettiğini bu belgelerden biri ile ispat edebilirse, icra mahkemesi icra takibinin iptaline, ispat edemezse, takibin iptali talebinin reddine karar verir. Borçlunun ibraz ettiği adi belge altındaki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse, icra mahkemesinin imza incelemesi yapamayıp, takibin iptali talebini reddetmesi gerekir (Kuru, 2016).

Takibin İptali Kararı ve Hükümleri

İcra mahkemesi, yukardaki şekilde yapacağı inceleme sonucunda, borcun ve ferilerinin icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde itfa edildiği kanısına varırsa, icra takibinin iptaline karar verir.

Nitekim 12. HD’nin 15.3.2016 tarihli 25648/7572 sayılı kararında da belirttiği üzere: “Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nun 71/1. maddesine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazıdır. – Bu maddede itirazın kabul veya reddi halinde, inkâr tazminatına hükmedileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, istemi reddedilen borçlu aleyhine inkâr tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir“.

Takibin iptali talebinin ret veya kabulüne ilişkin icra mahkemesi kararı, takip konusu alacağın istinaf sınırını geçmesi şartı ile, istinaf edilebilir (m.363,1).

İcra mahkemesinin takibin iptaline karar vermesi üzerine takip durur; iptal kararının kesinleşmesi ile bütün takibin (o zamana kadar yapılmış bütün takip işlemlerinin) iptali gerekir. Meselâ, borçlunun malları üzerine konulmuş olan haciz kalkar, hacizli mallar satılmışsa bedeli borçluya ödenir. Takibin iptali kararı, maddî anlamda kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil etmez. Alacaklı, aynı alacak için genel mahkemede borçluya karşı bir alacak davası açabilir. Bunun gibi, takibin iptali talebi icra mahkemesi tarafından reddedilen borçlu, genel mahkemede, alacaklıya karşı bir menfi tespit davası (veya borcu ödedikten sonra istirdat davası) açabilir (m.72)(Kuru, 2016).

b. İcra Takibinin Ertelenmesi (Taliki)

Alacaklı, takibin kesinleşmesinin akabinde borcun ödenmesi için borçluya bir mühlet verebilir. Bu halde alacaklının takibe devam etmemesi gerekmektedir. Alacaklı borçluya hem süre verir hem takibe devam etmek isterse borçlu icra mahkemesinden takibin ertelenmesini isteyebilir.

İİK’nun öngördüğü bazı hallerde (m. 51-56) icra takibi ertelenmekte (talik edilmekte) idi; oradaki erteleme (talik) kanunî (kendiliğinden) bir erteleme olup, buradaki (m. 71, l’deki) takibin ertelenmesi ile ilgisi yoktur. Orada icra takibinin ertelenmesi kanundan ötürüdür. Buradaki takibin ertelenmesi ise, alacaklının iradesine (borçluya süre vermiş olmasına) dayanmakta olup, takibin ertelenmesine, icra mahkemesi tarafından karar verilmektedir.

İcra Takibinin Ertelenmesi Şartları Nelerdir?

  1. Borçluya mühlet (süre) verilmiş olması:Borçlu, alacaklısının kendisine (borcunu ödemesi için) bir mühlet (süre) verdiğini bildirerek, icra mahkemesinden takibin talikini (ertelenmesini) isteyebilir. İtfa’da olduğu gibi, mühletin (sürenin) de icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde verilmiş olması gerekir (m. 71,1).
  2. Borçlu, itfa’da olduğu gibi, alacaklısının kendisine mühlet verdiğini ancak noterden onaylı veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir (m. 71,1): İcra takibinin ertelenmesi usulü de, itfa nedeniyle takibin iptali usulü gibidir. İcra mahkemesi, borçlunun gösterdiği belgeden, (icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde) alacaklının borçluya bir süre verdiği kanısına varırsa, icra takibinin ertelenmesine (talikine) karar verir. İcra mahkemesi, kararında, takibin ne kadar süre için ertelendiğini bildirmelidir. Bu karar ile, icra takibi durur. Bu süre içinde hiçbir icra takip işlemi yapılamaz. Bu süre geçince, alacaklının talebi üzerine, icra dairesi icra takibine devam eder. İcra takibinin ertelemesi ile, kanunun tayin etmiş olduğu süreler, özellikle haciz ve satış isteme süreleri (m. 78, m. 106) durmaz yürümeye (işlemeye) devam eder. Borçlu, alacaklının kendisine bir süre verdiğini, m.71,l’deki belgelerden biri ile ispat edemezse, icra mahkemesi, icra takibinin ertelenmesi talebinin reddine karar verir. Fakat, borçlu, alacaklının kendisine bir süre verdiğinin tespiti için, menfi tespit davası (m.72) açabilir.

Yargıtay Kararları

  • …Hamilin cirantayı takip etmesi halinde zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu- Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borçlular hakkında bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde herhangi bir takip işlemi uygulanmadığından icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği..[1] (euyarcom)
  • İtfa nedeniyle, İİK’nın 71/1 maddesi uyarınca; icra takibinin iptal edilmesi için, itfanın takibin kesinleşmesinden sonraki bir dönemde olması ve 71/1 maddesinde yazılı belgelerle ispatının gerektiği; somut olay bakımından, belgenin ibra mı yoksa ödeme mi olduğunun anılan belge ile anlaşılamadığı..[2](euyarcom)
  • Alacaklının, icra hukuku mahkemesine cevap dilekçesinde, ….. tarihli protokol içeriğine uyulmadığını belirtmiş ise de protokol altındaki imzaya herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı, bu durumda …. Tarihli belgenin İİK’nın 71. maddesi kapsamında imzası ikrar edilmiş belge olarak kabul edilmesi gerekeceği, o halde, mahkemece, borçlu şirketin şikayetinin kabulü le takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği..[3] (euyarcom)

İlginizi Çekebilir: İcra ve İflas Kanunu M. 362 Hükmü Çerçevesinde Haczedilemezliğin Kapsamı Nedir?


Kaynakça

  • Başözen Ahmet İcra ve İflas Hukuku [Kitap]. – [basım yeri bilinmiyor]: adalet yayınevi, 2019.
  • <https://app.e-uyar.com/karar/list/12c827ce-7e6f-4f6f-ba6f-a3fc9007ea43?p=1> [Çevrimiçi] // <E-Uyar.com>.
  • Kuru Baki İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku [Kitap]. – ankara: legal yayıncılık, 2016.
  • Pekcanıtez Prof.Dr. Hakan [Kitap Bölümü] // İcra ve İflas Hukuku. – 11. Baskı.
  • Prof. Dr. Murat ATALI Doç. Dr. İbrahim ERMENEK ,Doç. Dr. Ersin ERDOĞAN İcra ve İflas Hukuku [Kitap]. – [basım yeri bilinmiyor]: yetkin yayınları, 2019.

Referanslar

  • [1] Yargıtay 12 HD. 08.12.2021 T. 5915/11202 E-Uyar.
  • [2] Yargıtay HGK. 13.10.2020 T. 12-380/752 E-Uyar.
  • [3] Yargıtay 12 HD. 23.05.2019 T. 7956/9013 E-Uyar.