| Okuma Süresi: 5 Dakika
|

Uzaktan Çalışmada İş Kazası

BEGÜM BAYRAM
Uzaktan Çalışmada İş Kazası

MGC Legal ekibinin hazırladığı işbu “Uzaktan Çalışmada İş Kazası” makalesini okumanıza sunarız.

Korona virüs salgını sağlık alanında olduğu kadar ekonomik anlamda da küresel bir tehdit olarak varlığını sürdürmektedir.[1] Salgının ekonomik anlamda olumsuz etkilerinin azaltılabilmesi için esnek çalışma biçimlerinden biri olan uzaktan çalışma uygulamaları giderek yaygınlaşmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü de (ILO) yayımladığı rehberler ve sunduğu görüşlerinde, özellikle dijitalleşme ve mobilizasyon bağlamında uzaktan çalışmanın yaygınlaştırılması gerektiğini belirtmektedir.[2]

Uzaktan çalışma” 4857 sayılı İş Kanunu’nda (Kanun) 2016 yılında yapılan değişikliklerle yasal dayanağa kavuşturulmuştur. Salgın ile mücadele kapsamında işverenler işin niteliği gereği uzaktan çalışma yapabilecek personellerini evlerinden çalışmaya teşvik etmiştir.[3] Dolayısıyla, bu düzenleme salgın sonrasında çok daha fazla uygulama alanı bulmuştur.

Kanunda uzaktan çalışmaya ilişkin bir yönetmelik düzenleneceği belirtilmesine rağmen, henüz bu yönde bir düzenleme yapılmadığı için; uygulamada bazı soru işaretleri varlığını sürdürmekte ve farklı görüşlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Evde çalışma halindeki bir vakıanın iş kazası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği de bu kapsamda tartışmalı konulardan biridir.

Uzaktan Çalışma Halinde İş Kazası

Uzaktan çalışmanın tanımı kanunun 14. maddesinde yapılmıştır.[4] Buradaki iş organizasyonu kavramı, kanunun işyerini “iş organizasyonu kapsamında işverenin örgütlendiği her yer” olarak tanımlayan ifadesi ile ilişkilendirildiğinde, evden çalışma yapan bir çalışanın evinin işyeri olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve burada gerçekleşen bir kazanın da “iş kazası” olup olmadığı tartışmaları ortaya çıkmaktadır.[5]

Mevzuatımızda iş kazası; “İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” şeklinde tanımlamıştır. Buna göre, işyerinde gerçekleşen her kaza iş kazası olarak nitelendirilmekte, işyeri dışında gerçekleşen kazalar ise ancak işin yürütümü nedeniyle meydana gelmişse iş kazası olarak değerlendirilmektedir. Şu hâlde işyeri dışında gerçekleşen kazaların iş kazası olup olmadığının tespitinde önemli olan, kazanın, “işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla” meydana gelmiş olmasıdır.[6] İşle ilgili olmayan ve illiyet bağını kesen sebeplerin olması halinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğu söylenemeyecektir.

Ancak, uzaktan çalışma halinde iş ile kaza arasındaki illiyet bağının kesin hatlarla belirlenebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla evde gerçekleşen kazaların iş dolayısıyla gerçekleşip gerçekleşmediğinin kanıtlanabilmesi oldukça zordur.

Görülen iş ile gerçekleşen vakıa arasında doğrudan illiyet bağı bulunan durumlarda, örneğin evden çalışma uygulanan bir işte işçi evden çalıştığı esnada kendisine işveren tarafından verilen bilgisayar ve benzeri bir ekipmanın arızalı olması nedeniyle yanması, elektrik akımına kapılması ve bunun sonucunda zarar görmesi halinde, işveren bu durumlardan sorumlu tutulacaktır. Bu gibi durumlar iş kazası olarak nitelendirilecektir.

Ancak, evde çalışan kişi kendisinden beklenen işle bir bağlantısı olmayan herhangi bir eylem sebebiyle zarar görürse işveren bundan sorumlu tutulamayacaktır.[7] Buna örnek vermek gerekirse, çalışanın evde temizlik yaparken, perde asarken düşüp yaralanması, eline sıcak su dökülmesi ya da meyve keserken elini bıçakla kesmesi halleri iş kazası olarak değerlendirilemez.

Aksini savunan görüşlere göre ise uzaktan çalışma yapmayan bir işçinin çayını mutfaktan kendisi alması ve üzerine çayın dökülmesi halinde iş kazası sayılmasından hareketle eşit işlem ilkesi gereği evde çalışan işçinin de başına aynı olay gelmesi halinde iş kazası sayılması gerektiği savunulmaktadır.

Bir diğer tartışma konusu ise yapılan iş ile illiyet bağı olmakla birlikte işin görülmesi ile bir doğrudan ilgisi olmayan, dolaylı olarak gerçekleşen kazaların iş kazası sayılıp sayılamayacağıdır. Yine örneklendirmek gerekirse, işçinin çalışırken sandalyeden düşmesi ya da işini görmekte iken üzerine çay dökmesi hallerinde işverenin sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin bir düzenleme yoktur. Burada işverenin bilgilendirme ve eğitimlerine aykırı davranılmış olsun ya da olmasın, böyle bir kaza iş kazası sayılabilmelidir. Zira bu sefer işini yaparken başına gelmiş bir kazadan bahsedilmektedir. Konsantrasyonunun bir kısmını işe vermiş olması sebebiyle doğrudan veyahut dolaylı olarak bu kaza meydana gelmiştir.[8]

İş Kazasında İş Verenin Sorumluluğu Nedir?

Uzaktan çalışan bir işçi iş kazasına uğradığında, yapılan iş ile kaza arasında uygun illiyet bağı tespit edilirse ve uzaktan çalışma ilişkisi kurulmadan önce çalışana yeterli iş sağlığı ve güvenliği bilgisi verilmemiş ise işverenin sorumluluğu söz konusu olacaktır. İşverenin uzaktan çalışan işçinin gerek kullandığı ekranlı araçlar sebebiyle gerekse uzaktan çalışılan evdeki riskler nedeniyle alması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini, işçinin özel hayatının sınırlarını aşmayacak şekilde ve sınırlı olarak yerine getirmesi gerekir.[9]

İşveren, işçiyi iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, koruyucu araç gereçleri eksiksiz sağlamak, sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almak ve sağlık gözetimini sağlamakla yükümlüdür.

İşverenin uzaktan çalışmanın niteliği sebebiyle birtakım önlemleri alamamış olması, işverenin gerekli koruyucu ekipmanı sağlamasına rağmen bunların kullanımını denetleme imkanının bulunmaması veya işçinin kazanın ortaya çıkmasındaki kusuru Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereği işverenin tazminat sorumluluğunu azaltabilecek ya da ortadan kaldırabilecektir.[10] Yine işçinin alınan tedbirlere uyup uymadığı da işverenin sorumluluğun tespitinde dikkate alınacaktır.[11]

Uzaktan Çalışma ve Covid-19

Yargıtay’ın emsal niteliğindeki bir kararında[12] şoförün işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında bulaştığı anlaşılan H1N1 virüsüne (domuz gribi olarak bilinen hastalık) bağlı olarak ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda iş kazası kavramı geniş şekilde yorumlanarak, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle bulaştığı anlaşılan virüse bağlı olarak işçinin ölümü iş kazası olarak kabul edilmiştir. Günümüzde yaşadığımız korona virüs salgını için de yürütülmekte olan iş nedeniyle işçilerden birine korona virüsünün bulaşarak zarara uğratması durumunda iş kazası sayılması söz konusu olacaktır. Ancak burada önemli olan husus korona virüsün nerede ve ne zaman bulaştığının tespitidir. Zira bulaşıcı bir hastalık olarak nitelendirilen korona virüsün işçiye işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle görevini icra ederken bulaşabilme ihtimali olduğu kadar, bulunduğu başka bir ortamda da bulaşabilme ihtimali vardır. İşçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle bu hastalığa yakalandığının tespit edilmesi durumunda söz konusu olay iş kazası kapsamında değerlendirilebilecek ve işveren sorumlu tutulabilecektir.[13]

Bu Yargıtay kararına karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü konuya ilişkin görüşünü bildirmek üzere bir genelge yayınlamıştır. 07.05.2020 Tarih 2020/12 Sayılı Genelge’sinde; Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19’un pandemik (salgın) bir hastalık olarak ilan edildiği belirtilerek ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nun 15. maddesindeki “sigortalının, iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan rahatsızlıklar, hastalık halidir” ibaresine atıf yapılarak; “COVID-19 virüsünün bulaşıcı bir hastalık olduğu dikkate alındığında, söz konusu salgına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılara hastalık kapsamında provizyon alınması gerekmektedir.” şeklinde açıklama yapılmıştır.

SGK’nın görüşüne göre; korona virüs salgınına maruz kalan ve sağlık hizmet sunucularına müracaat eden sigortalılar için iş kazası veya meslek hastalığı olarak değil, normal hastalık olarak işlem yapılacaktır.

Kanaatimce; evde işin görülmesi sırasında, işçinin işi gereği veya işverenin talimatıyla bir başka kişiyle zorunlu teması sebebiyle enfekte olduğu istisnalar hariç olmak üzere, evden çalışan kişilerin korona virüs salgın hastalığına yakalanması iş kazası olarak değerlendirilemeyecektir. Zira söz konusu iş kazasının illiyet bağı kurulup kurulmadığı değerlendirilirken işçinin zorunlu evden çalışma prosedürlerine aykırı davranması ya da işçinin bu salgın hastalığa yakalanmaması için gerekli tedbirlerin işveren tarafından alınmaması durumlarında işçinin geçirdiği kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı kurulması mümkündür.[14]

Söz konusu evden çalışan işçinin mesai saatleri içinde dahi olsa işverenin talimatı olmaksızın iş yerinden ayrılması, aile üyelerinden bulaşması veya başkaca herhangi bir sebeple, iş ile ilgili olmayan bir durumda söz konusu hastalığa yakalanması hallerinde çalışanın bu virüsü kapması halleri iş kazası sayılamayacaktır. İşçinin ne zaman evden çalışmaya başladığı, aynı departmanda başka birinde enfekte hasta bulunup bulunmadığı, aile bireylerinde bu hastalığın görülüp görülmediği gibi etkiler illiyet bağının tespitinde değerlendirilmesi gereken hususlardan olacaktır.[15]

Sonuç

İş kazasına ilişkin mevzuatımız uyarınca, işyerinde gerçekleşen her kaza iş kazası sayılmakta, işyeri dışında gerçekleşen kazalar ise işin yürütümü sebebiyle gerçekleşmişse iş kazası olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla evde meydana gelebilecek her kaza iş kazası sayılmamakla birlikte yapılan iş nedeniyle ve yapılan işin ifası sırasında çalışanın bir kazaya uğraması halinde bu kaza evde de olsa iş kazası kabul edilir.

Ancak şüphesiz evden çalışan işçinin uğradığı kaza ile evden yaptığı çalışma arasındaki illiyet bağının belirlenebilmesi oldukça güçtür. Bu sebeple, işçinin korunması ilkesi gereği evde gerçekleşen her kazanın iş kazası sayılması gerektiği ve iş kazası olmadığını ispatlama yükünün işverende olduğu savunulur. Burada da işverenin iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine uygun davranıp davranmadığı ve kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olup olmadığının tespiti önem arz eder.

Evden çalışanın korona virüs salgınına yakalanması halinde iş kazası sayılıp sayılmayacağı da tartışma konularından biridir. Yargıtay’ın şoför olan işçinin yürütülmekte olan iş nedeniyle yaptığı sefer sırasında bulaştığı anlaşılan H1N1 virüsüne bağlı olarak ölümü iş kazası olarak kabul edildiği kararından hareketle işçinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle bu hastalığa yakalandığının tespit edilmesi durumunda yaşanan kazanın iş kazası sayılabileceği düşünülebilir.

Ancak, evden çalışma halinde bulaşıcı hastalığa yakalanması ile gördüğü iş arasında illiyet bağı kurulabilmesi her zaman mümkün değildir. Dolayısıyla evden çalışan işçinin mesai saatleri içinde dahi olsa işverenin talimatı olmaksızın iş yerinden ayrılması, aile üyelerinden bulaşması veya başkaca herhangi bir sebeple, iş ile ilgili olmayan bir durumda söz konusu hastalığa yakalanması hallerinde illiyet bağı kesildiği için çalışanın bu virüsü kapması iş kazası sayılamayacaktır.


Dipnot

  1. Elvan AZİZ, Gülce SAYDAM PEHLİVAN, “Evden Çalışmada İşverenlerin İş Kazalarından Sorumluluğu”.
  2. Teleworking During the COVID-19 Pandemic and Beyond (https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—ed_protect/—protrav/—travail/documents/instructionalmaterial/wcms_751232.pdf) erişim tarihi: 30.12.2020.
  3. Serdar ÇOKER, “Türk İş Hukuku Mevzuatında Uzaktan Çalışma”.
  4. “İşçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisi”.
  5. Elvan AZİZ, Gülce SAYDAM PEHLİVAN, a.g.e.
  6. Emre DOĞRUBAKAR, “Evden çalışma sırasında iş kazası”.
  7. Emre DOĞRUBAKAR, a.g.e.
  8. Serdar ÇOKER, a.g.e.
  9. Gözdenur KILIÇ, “Evden Tele Çalışma Düzeninde Teşhis Edilen COVİD-19 İş Kazası Sayılmalı Mıdır”.
  10. Barış ERDEM, “Uzaktan Çalışma Kapsamında Olan Çalışanların İş Kazası Durumları”.
  11. Elvan AZİZ, Gülce SAYDAM PEHLİVAN, a.g.r.
  12. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin E. 2018/5018 K. 2019/2931 sayılı kararı.
  13. Mevra Baran AKKOYUN, Ezgi KARTIN, “Korona (Covid-19) Virüsü İş Sağlığı Ve Güvenliği Bakımından Etkisi ve İş Kazası Kapsamındaki Değerlendirilmesi”.
  14. Gözdenur KILIÇ, a.g.e.
  15. Gözdenur KILIÇ, a.g.e.