| Okuma Süresi: 2 Dakika

MADEN İŞ KAZASINDA HAYATINI KAYBEDENLERİN YAKINLARININ KAMUDA İSTİHDAM EDİLMELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

ST. AV. RUMEYSA DEMİR ST. AV. NUJEN TUNCER

Maden kazaları küresel bir problem olmasına karşın, gelişmekte olan ülkelerde daha sık meydana gelen önemli bir sorundur. Maden kazalarının önlenebilmesi için doğru bir risk azaltma planı uygulanarak kazalara neden olan faktörlerin doğru tespit edilmesi ve yorumlanması gerekmektedir. Madencilik sektöründeki iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eksiklikler, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’yla giderilmeye çalışılmıştır. Ancak zaman içerisinde meydana gelen kazalar yeni düzenlemelerin yetersiz kaldığını göstermiş ve mevcut denetim ve yatırımların gözden geçirilmesinin gerektiğini ortaya koymuştur.

Madencilik sektörü, ülkemizin ekonomik gelişimine verdiği katkılar nedeniyle önem arz etmektedir. Bu sektör, iş sağlığı ve güvenliği açısından dünya genelinde en riskli sektör olarak kabul edilmektedir. Riskli bir sektör olmasının yanında gerekli tedbirlerin alınmaması sebebi ile meydana gelen maden kazalar sonucu acı kayıplar yaşanmakta ve ciddi ekonomik problemler doğmaktadır.

İş kazasına maruz kalan kişiler ve bunların yakınları maddi ve manevi zarara uğramaktadır. Maden işçileri yakınlarının, uğradıkları kayıpların bir nebze de olsa telafisinin sağlanması ve mağduriyetlerine son verilmesi adına 21 Mayıs 2018 tarihli ve 30427 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan “Kömür ve Linyit Madenlerinin Yer Altı İşlerinde Meydana Gelen İş Kazası Sonucunda Hayatını Kaybeden Sigortalıların Yakınlarının Kamuda Sürekli İşçi Kadrolarına Atanmalarına İlişkin Usul Ve Esaslar” başlıklı tebliğ ile (Tebliğ) maden kazalarında hayatını kaybeden işçilerin yakınlarının kamu kurumlarında istihdam edilebilmesi imkânı getirilmiştir.

Söz konusu Tebliğ uyarınca, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (SSGSSK) geçici 66. maddesi kapsamında; 10.6.2003 tarihi ile 13.5.2014 tarihi arasında kömür ve linyit madenlerinin yer altı işlerinde meydana gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybeden sigortalı yakınlarının kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi unvanlı kadrolarında istihdam edilebilmesine imkân sağlanmıştır. SSGSSK geçici madde 66/5 hükmüne göre sürekli işçi olarak atanma imkânı, öncelikli olarak maden kazalarında ölen kişilerin eş ve çocuklarına tanınan bir haktır. Ancak ölen kişinin eş ve çocuğunun bulunmaması halinde düzenleme ile getirilen imkândan ölen kişinin kardeşi de yararlanabilecektir. Bu imkândan, yukarıda belirtilen kişilerden yalnızca birinin yararlanması mümkündür. Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilen kişiler sürekli işçi kadrolarına atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilecek, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yeni hak sahiplerinin tespit edilmesi halinde tespit edilen kişiler aynı şekilde Devlet Personel Başkanlığına bildirilecektir. İstihdam hakkından yararlanacak kişilerin tespiti, bu kişilerde aranacak şartlar ve istihdama ilişkin diğer hususlar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tespit edilecektir.[1] (SSGSSK Md. 66/5 son cümle.) İlgili kanun hükmü uyarınca istihdam edilen kişilerin aylık ödemeleri istihdam edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren başlayacak olup, bu kişilere geriye dönük bir ödeme yapılmayacaktır.

İşverenlerce iş sağlığı ve güvenliği kurallarına riayet edilmemesi neticesinde meydana gelen iş kazaları sonucu ciddi can kayıpları meydana gelmekte ve işçi yakınları hem manevi hem de maddi olarak zarara uğramaktadır. Hukuk düzenimiz, zayıf olan işçiyi koruma odaklı olmakla beraber, aile birliğinin sağlanmasına ve korunmasına da önem vermektedir. Bu noktada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Tebliğ ile isabetli bir şekilde işçi yakınlarının menfaatlerinin korunmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerle beraber, işçi yakınlarının kamuda sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmesi sağlanarak devlet desteği sunulmuştur. Devlet desteği sağlanması hususu, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olmakla beraber, iş kazası sonrası işçi yakınlarını bir nebze olsun refaha ulaştırma çabası önem arz etmektedir.

Makale İçeriği

Dipnot:

[1]5510 Sayılı SSGSSK Geçici Madde 66