| Okuma Süresi: 12 Dakika
|

Arabuluculuk Nedir?

MGC LEGAL
Arabuluculuk Nedir?

MGC Legal ekibinin değerli okuyucuları için detaylı olarak hazırladığı işbu “Arabuluculuk Nedir?” başlıklı makalemizi okumanıza sunarız.

Arabuluculuk; hukuki anlaşmazlık yaşayan taraflar arasındaki üçüncü bir kişinin ya da uzlaştırıcının, uyuşmazlığın çözümü için sunduğu yöntemleri ifade eden bir terimdir. Arabulucu, uyuşmazlığın tarafları arasında hakemlik yapar.

Arabuluculuk mekanizması, uyuşmazlık konusunun mahkemeye taşınmadan taraflar arasında çözümünü sağlar. Mahkemelerdeki dava yükünü önemli ölçüde azalmayı amaçlayan arabuluculuk, bazı davalarda zorunludur. “Uzlaştırıcılık” olarak da bilinen arabuluculuk nedir? Arabulucu kimdir? Arabulucunun görevleri nelerdir? Arabuluculuğun avantajları nelerdir? Arabuluculuk hakkında merak edilen her şey için makalemizi inceleyebilirsiniz.

Arabulucu Kimdir?

Arabulucu; hukuki uyuşmazlıkların çözümü için mahkeme öncesi aktif olarak rol alan hukukçudur. Hukuk fakültesi mezunları arabulucu olabilir. Ayrıca, arabulucunun, hukuk alanında en az 5 yıllık deneyime sahip olması gerekir. Avukatlar da arabulucu olabilir.

Bu sebeple “arabulucu avukat” terimi halk arasında yaygınlaşmıştır. Arabulucu olacak kişiler, iletişim teknikleri eğitimi almalıdır. Müzakere yöntemleri konusunda da deneyimli olmaları beklenir. Arabulucu, davranış psikolojisi de dahil olmak üzere, bir takım konularda mesleki eğitim alır. Daha sonra arabuluculuk sınavı vardır. Bu sınavda başarılı olanlar arabulucu olabilir. Ardından, Adalet Bakanlığı’nın arabuluculuk listesine kayıt yaptırmak gerekir.

Nasıl Arabulucu Olunur?

Arabulucu, hukuki anlaşmazlıkları çözmeye yardımcı olan profesyonel hukukçudur. Taraflar arası görüşmelerin saygılı bir şekilde yürütülmesini sağlayan arabulucular, bazı yetkinliklere ve bilgilere sahip olmalıdır. Örneğin; hukuk fakültesi mezunları arabulucu olabilir. Peki, arabulucu nasıl olunur? Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen arabuluculuk sınavına katılmak isteyenlerin bazı şartları taşıması gerekir:

  • Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,
  • Hukuk fakültesinden mezun olmak,
  • Adli sicil kaydı bulunmamak,
  • Beş yıl hukuki tecrübesi olmak,
  • Arabuluculuk eğitimi almak.

Temel olarak yukarıdaki şartları taşıyan kişiler arabulucu olabilir. Bu şartlara sahip kişiler Adalet Bakanlığı arabuluculuk sınavına katılabilir. Yılda iki kez yapılan arabuluculuk sınavında başarılı olanlar, uygulamalı sınava tabi tutulur. Bu sınavı da başarı ile tamamlayan adaylar, arabulucu olabilmektedir.

Arabuluculuk sınav yeri, tarihi ve başvuru koşullarına ilişkin bilgiler Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın web sitesinde ilan edilmektedir. Başarılı adaylar, “Arabulucular Sicili”ne kaydedilir. Sicile kaydolan kişiler, arabuluculuk faaliyetlerine başlayabilir.

Arabulucunun Görevleri Nelerdir?

Arabulucu, iki taraf arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde görev alır. Bu sebeple; arabulucular, öncelikle tarafsız olmak zorundadır. Peki, arabulucunun görevleri nelerdir?

  • İki taraf arasında tarafsız davranmak,
  • Uyuşmazlığın çözümü için aktif olarak görev almak,
  • Anlaşmazlığı çözmek için taraflar arası toplantıları veya randevuları organize etmek,
  • Çözüm için takip edilecek adımları belirlemek,
  • Uyuşmazlığa sebep olan konu hakkında detaylı bilgi almak,
  • Uyuşmazlık konusu hakkında yasalarda yer alan esaslara hakim olmak,
  • Tarafların amaçlarını anlamak ve buna göre uzlaşma noktaları belirlemek,
  • Anlaşmazlığa ya da ihtilafa yol açan konuları açık ve net bir şekilde tanımlamak,
  • Uzlaşmazlığı çözüme kavuşturmak için çözüm önerisinde bulunmak,
  • Tarafları ikna etmek için uzlaşma seçenekleri sunmak,
  • Tarafların çözüm sürecinde eşit bir şekilde yer almasını sağlamak,
  • Uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olacak seçenekleri taraflar için uygun hale getirmek,
  • Çözüm önerilerini ve tarafların kararlarını yazarken kullanılan dilin tarafsız olmasını temin etmek,
  • Tarafların anlaşamadığı hususlarda belirsizliğe yol açan konuları açıklığa kavuşturmak,
  • Taraflardan çözüm için somut ve olumlu adım atmalarını talep etmek,
  • Taraflar arasında uzlaşma olması durumunda süreci hukuki bir şekilde sonuçlandırmak.

Arabuluculuğun Avantajları Nelerdir?

Arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. İlk olarak tarafların tercihine bırakılan arabuluculuk, daha sonra iş ve ticaret davaları gibi davalarda zorunlu olmuştur. Arabuluculuk, uyuşmazlık bulunan hukuki süreçlerde birçok açıdan avantaj sağlar.

Arabuluculuğun avantajları şunlardır;

  • Mahkeme süreçlerine göre daha kısa sürede sonuç alınmasını sağlar.
  • Çözüm odaklı, ekonomik ve tarafsız bir hukuki modeldir.
  • Taraflar, arabuluculuk müessesine iş birliği için başvurur. Bu sebeple, barışçıl bir çözüm yolu olarak son derece önemlidir.
  • Arabulucu aracılığı ile taraflar arasında sağlanan anlaşma, mahkeme ilamı ile eşdeğerdir.
  • Tarafların arabulucu seçme hakkı vardır.
  • Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın herhangi bir aşamasında yapılabilir.
  • Arabulucu öncülüğünde yapılan toplantılarda uyuşmazlığa ilişkin her konu açık ve şeffaf bir şekilde konuşulabilir.
  • Arabulucu, taraflar arasında konuşulan meseleleri gizli tutmakla yükümlüdür; bu sebeple, taraflar rahat bir şekilde taleplerini ve fikirlerini dile getirebilir.
  • Arabuluculukta ki gizlilik esası, aile mahremiyeti ve ticari itibar gibi hassas konularda önemlidir.
  • Arabuluculuk başvurusu ile dava açma hakkı sona ermez; uyuşmazlık devam ederse konu mahkemeye taşınabilir.
  • Arabuluculuk, iradi bir müessesedir; taraflar arabulucuya başvurma, süreci devam ettirme ya da sonlandırma gibi hususlarda özgürdür.
  • Arabuluculukta taraflar konuşarak anlaşır veya çözüm üretir. Bu sebeple, çözüm için esnek imkanlar vardır.
  • Arabuluculuk taraflara hızlı bir çözüm sunabilir. Mahkemede aylarca sürebilecek bir dava konusu, arabuluculuk sayesinde birkaç saat veya birkaç gün içinde çözüme kavuşabilir.

Arabuluculuk Kaça Ayrılır?

Arabuluculuk, iki gruba ayrılır; zorunlu arabuluculuk, ihtiyari arabuluculuk… Arabuluculuk kanununun temelini oluşturan, ihtiyari arabuluculuktur.

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuğun dava şartı olarak görüldüğü arabuluculuk yöntemidir. Yani, bu arabuluculuk yönteminde, dava öncesi arabuluculuk müessesesine başvurmak zorunludur. Dava şartı arabuluculuğun zorunlu olduğu davalarda arabulucu başvurusu yapılmadan dava açılırsa, mahkeme usulden davayı reddeder.

İhtiyari Arabuluculuk Nedir?

Hukukta arabuluculuk, esasen ihtiyarı yani isteğe bağlıdır. Özel hukuk konusu bir sebeple uyuşmazlık yaşayan taraflar, problemin çözümü için, dava açmadan önce ya da dava sürecinde ihtiyari olarak arabuluculuk müessesesinden destek alabilir. Bununla birlikte; dava sürecinde mahkeme, tarafları arabuluculuk desteği almaya davet edilebilmektedir.

Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Arabuluculukta tarafların bazı hakları ve yükümlülükleri vardır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma halinde anlaşma şartlarının uygulanabilmesi; uzlaşmazlık durumunda dava sürecinde hak kaybına uğramamak için taraflara bazı güvenceler tanınmıştır. Bu kapsamda, arabuluculuk sürecinde tarafların hak ve yükümlülükleri şöyle sıralanabilir:

  • Gizlilik: Arabuluculukta gizlilik esastır. Arabulucu, belge, beyan, bilgi ve kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür. Taraflar da aynı şekilde gizliliğe riayet etmelidir. Örneğin; arabuluculuk görüşmelerinde fotoğraf, video ve ses kaydı alınamaz. Gizliliğe aykırı hareket edenler 6 aya kadar hapse mahkum edilebilir.
  • Eşitlik ve iradilik: Taraflar, iradi olarak arabulucuya başvurabilir. Sürece katılma ve devam ettirme konusunda her taraf özgürdür. Taraflar, arabuluculuk sistemine katılmaya zorlanamaz. Ayrıca, arabuluculuk başvurusu ve süreci boyunca taraflar eşit haklara sahiptir.
  • Arabulucu seçimi: Arabulucu, tarafların özgür iradesiyle seçilir. Arabulucu, süreç içinde taraflara eşit ve objektif davranmakla yükümlüdür. Taraflar, haklarının ve menfaatlerinin eşitlenmesi için süreci, arabulucu ile iş birliği içinde yürütmelidir.
  • Tarafların anlaşması: Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması ya da anlaşamaması durumunda, süreç bir tutanak ile belgelendirilir. Bu belgeye “anlaşma belgesi” adı verilir. Tutanak, arabulucu ve taraflar tarafından imzalanır.
  • İcra edilebilirlik: Arabuluculukta taraflar, mahkemeden, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilir. İcra edilebilirlik şerhi olmasa da belge geçerlidir. Ancak, icra edilebilirlik şerhi bulunan belge, ilam niteliği taşır.
  • Belgeler ve beyanlar: Arabuluculuk süreci sonunda taraflar anlaşamazsa, süreç içinde sarf edilen beyanlar ve kullanılan belgeler mahkemeye delil olarak sunulamaz.

Arabuluculuk Toplantısına Katılmayan Tarafın Hukuki Sorumluluğu Nedir?

Arabuluculukta taraflar arasında toplantılar düzenlenir. Peki, bu toplantılara bir tarafın ya da iki tarafın katılmaması durumunda ne olur? İki taraf da ilk görüşmeye katılmazsa, arabuluculuk faaliyeti sona erebilir. Bu durumda, açılacak davada yargılama giderleri taraflara bırakılır. Ayrıca, davayı kazanan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilir.

Peki, arabuluculuk görüşmesine bir tarafın katılmaması durumunda hangi hukuki sonuçlar doğar? Arabuluculuk görüşmesinin ilkine katılmak ile ilgili her iki durumu şöyle açıklayabiliriz:

Her iki taraf da arabuluculuk görüşmesine katılmazsa:

  • İki taraf da kendi yargılama giderlerini ödemek zorundadıri.
  • Mahkemeden davayı kazanan tarafın lehine vekalet ücreti hükmedilir.

Bir taraf arabuluculuk görüşmesine katılmazsa:

  • Görüşmelere katılmayan taraf, dava sonucu fark etmeksizin yargılama giderlerini ödemek zorunda kalır. Davada haklı veya haksız olmasına bakılmaz.
  • Görüşmelere katılmayan taraf davayı kazansa da, lehine vekalet ücretine hükmedilmez.

Peki, arabuluculuğun ikinci görüşmesine katılmama durumunda ne olur? Bu konuda kanunda bir düzenleme öngörülmemiştir. Bu sebeple, arabuluculuğun ikinci görüşmesine katılmama durumunda bir yaptırım söz konusu olmaz. Bu durumda, yargılama ve vekalet maliyetlerini davayı kaybeden taraf ödemek durumunda kalır.

Aile Hukukuna İlişkin Arabuluculuk Sistemi

Arabuluculuk kurumu, aile hukukunda da geçerlidir. Hatta aile hukukuna ilişkin davaların bazılarında zorunlu arabuluculuk gerekir. Peki, aile hukukunda arabuluculuk kapsamındaki davalar nelerdir?

Aile hukukunda arabuluculuk kapsamındaki davalar şunlardır:

  • Boşanma,
  • Mal paylaşımı,
  • Velayet,
  • Nafaka.

Bunlarla birlikte, çocukları ile iletişimde zorlanan ebeveyn, mahkeme tarafından arabulucuya yönlendirilebilir. Ayrıca, bu konuda sosyolog ve psikolog gibi uzmanlardan destek alınması talep edilebilir.

Aile hukukunda arabuluculuk sisteminin temel amacı; boşanma öncesi uyuşmazlıklar ve anlaşmazlıkların uzlaşmayla sonuçlanmasıdır. Aile hukukunda zorunlu arabuluculuk, hakim onayına sunulacaktır. Ancak, bu durumunda açılan davalarda aile içi sırların açığa çıkması söz konusu olur. Arabuluculuk, bunu önleyecektir ve aile sırları sadece arabulucu ile görüşmelerde konuşulabilecektir.

Aile hukukunda arabuluculuk sistemine ilişkin diğer hususlar şunlardır:

  • Aile içi şiddet durumunda zorunlu arabuluculuk ortadan kalkar ve dava mahkemede sonuçlandırılabilir.
  • Bu durumda taraflardan biri hak kaybına uğrarsa avukat talep edebilir.
  • Aile hukukunda arabuluculuk, genellikle mal rejimi ile ilgili uyuşmazlıklarda başvurulan bir sistemdir. Şiddet, boşanma ve nafaka gibi karmaşık konularda yargılama esastır.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Bu arabuluculuk yöntemi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiştir. Bahse konu maddede, “Ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü yer almaktadır.

Arabuluculuk müessesesi ilk olarak ihtiyari, yani isteğe bağlı olarak uygulanmıştır. 2018 yılında İş Mahkemeleri Kanunu’nda düzenleme yapılmış ve iş davalarında dava şartı arabuluculuk getirilmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, 2019 yılında getirilmiştir.

Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk kapsamında düzenlenen kanunun ilgili maddelerinde;

  • Ticari işlerin hangilerinin ticari davalara konu olabileceği,
  • Ticari davaların ve çekişmesiz ticari yargı işlerinde hangi mahkemelerin yetkili olduğu,
  • Ticari davalarda ispat usulleri,
  • “Ticari iş” olarak tanımlanan ve ticari işletmeleri ilgilendiren eylem ve işlemler,
  • Ticari işlere ilişkin ticari davalar düzenlenmiştir.

Dava şartı arabuluculukta ticari uyuşmazlıklar; tarafların özgürce tasarruf edebileceği iş veya işlemler ile ilgili ticari davalarla, belli miktarlarda para ödemeyi içeren alacak veya tazminat taleplerine ilişkin olmalıdır. Bunların haricinde kalan ticari uyuşmazlıklarda dava açılması ya da ihtiyari arabuluculuğa başvurulması mümkün olabilir.

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk için yetkili arabuluculuk bürosu, yetkili mahkemenin bulunduğu yerde bulunmalıdır. Bu yerlerde arabuluculuk bürosu yoksa adliyedeki yetkili mahkemenin yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapılması gerekir.

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

İş davalarında arabuluculuk, zorunludur. İş hukukunda dava şartı arabuluculuk, 2017 yılında kabul edilen İş Mahkemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesi ile uygulanmaya başlamıştır. Buna göre, işçi veya işveren alacağı ve tazminatları, işe iade talepleri gibi konularda açılan davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusudur.

Arabuluculuk faaliyeti sonrası taraflar anlaşmaya varamazsa, buna ilişkin tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Buna uyulmazsa, dava usulden reddedilebilir. Ayrıca, iş hukukunda zorunlu arabuluculuğa başvurulması gereken konularda arabulucuya başvurulmaması halinde dava reddedilecektir.

İş ve işçi hukukunda işe iade, tazminat alacakları ve çeşitli alacaklara ilişkin davalar, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Bununla birlikte, iş kazası ve meslek hastalığı gibi konularda tespit, itiraz ve rücu davaları, zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.

İş davalarında zorunlu arabuluculuk kapsamına giren dava konuları şunlardır:

  • İşe iade davaları,
  • Kıdem tazminatı alacağı davaları,
  • İhbar tazminatı davaları,
  • Boşta geçen süre tazminatı davaları,
  • İşe başlatmama tazminatı davaları,
  • Kötü niyet tazminatı davaları,
  • Sendikal tazminat davaları,
  • Ücret alacağı davaları,
  • Fazla mesai ücreti davaları,
  • Bayram ve tatil ücreti davaları,
  • Yıllık izin ücreti davaları,
  • Bakiye süre ücreti alacağı davaları,
  • Prim ve ikramiye ücreti davaları,
  • Eşit davranmama tazminatı davaları,
  • Yol ve yemek ücreti davaları.

İş hukukunda zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındaki dava konuları şunlardır:

  • İş kazasına ilişkin maddi ve manevi tazminat davaları,
  • İş kazasına ilişkin maluliyet ve iş göremezlik oranı tespit davaları,
  • İş kazasına ilişkin maluliyet oranı itiraz davaları,
  • İş kazasına ilişkin işveren ve kusurlu kişilere karşı açılan rücu davaları,
  • Meslek hastalığına ilişkin maddi ve manevi tazminat davaları,
  • Meslek hastalığına ilişkin maluliyet ve iş göremezlik oranı tespit davaları,
  • Meslek hastalığına ilişkin maluliyet oranı itiraz davaları,
  • Meslek hastalığına ilişkin işveren ve kusurlu kişilere karşı açılan rücu davaları.

İş hukukunda arabuluculuk faaliyeti sonrası anlaşma sağlanırsa arabuluculuk ücreti taraflar arasında eşit bir şekilde paylaşılır. Arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Ücret Tarifesi‘nde belirlenmiştir. Taraflar anlaşamazsa arabuluculuk fiyatı ya Hazine’den karşılanır ya da taraflar arasında paylaştırılır. Buna ilişkin detaylar ilgili kanunda ve Arabuluculuk Ücret Tarifesi’nde açıklanmıştır.

İş Davalarında Arabuluculuk Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?

İş davalarında arabuluculuk başvurusu, yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvurulacak merci, adliyede görevli sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüdür. Adalet Bakanlığı tarafından uygun görülen adliyelerde arabuluculuk büroları açılmıştır. Bu bürolar, arabuluculuk başvurularını almak, arabulucu görevlendirmek ve kanunda belirtilen diğer görevleri yerine getirmek üzere hizmet vermektedir.

İş davalarında zorunlu arabuluculuk için başvuru, işin yapıldığı yerde ya da karşı tarafın ikamet yerindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucu görüşmelerine katılacak karşı taraftaki kişi sayısı birden fazlaysa, bu kişilerden birinin yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna başvuru yapılması yeterlidir. İş davalarında arabuluculuk başvurusu yetkili arabuluculuk bürosuna dilekçe ile yapılır. Arabuluculuk dilekçesi, başvuru yapan taraf ya da avukat tarafından yapılabilir. İş davaları, önemli davalardandır.

Bu sebeple, avukat aracılığı ile arabuluculuk başvurusu yapılması muhtemel hukuki hataların önüne geçecektir. İş davalarında arabuluculuk başvuru formunda; tarafların adları, soyadları, unvanları, adresleri, iletişim bilgileri ve talepler gibi bilgiler yer almaktadır.

İş Davasının Arabuluculuk Yoluyla Çözülmesi Ne Kadar Sürer?

Arabuluculuk süresi, başvuru tarihinden itibaren üç haftadır. Yani arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırmalıdır. Kanuna göre, zorunlu hallerde arabuluculuk süresi en fazla 1 hafta uzatılabilir. İş davalarının arabuluculuk ile en kısa sürede çözülmesi beklenir.

Uyuşmazlık belirtilen süre içinde çözülemezse, dosya kapatılır. Ayrıca, arabulucunun taraflara ulaşamaması, tarafların görüşmelere katılmaması, görüşmelerde bir çözüm bulunması ya da sonuca ulaşılamaması gibi durumlarda arabulucu süreci sona erdirir.

Arabuluculuk Nedir?

Arabulucuya Başvuru Süresi Nedir?

Arabuluculuk, esnek bir yapıdadır. Herhangi bir hukuki sorunda ya da taraflar arası uyuşmazlık durumunda dava açılmadan ya da dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulabilir. Taraflar, arabulucu başvurusu yapma konusunda özgürdür. Yani herhangi bir uyuşmazlıkta sürecin her aşamasında arabuluculuğa başvurulabilir.

Bununla birlikte, uyuşmazlık mahkemeye taşınmışsa, hakim, tarafları arabulucuya başvurabilecekleri konusunda teşvik edebilir. Ayrıca, taraflardan biri, dava açılmadan önce ya da sonra, karşı tarafa arabuluculuk başvurusu teklifinde bulunabilir. Bu teklif 30 gün içinde cevaplanmazsa, reddedilmiş olarak kabul edilir. Taraflar dava açıldıktan sonra arabulucu talep ederse, yargılama süreci mahkeme tarafından ertelenir. Erteleme, üç ayı geçemez. Bu süre, tarafların mahkemeye başvurması halinde üç aya kadar uzatılabilir.

Hangi Uyuşmazlık ve Davalar İçin Arabuluculuğa Başvurulamaz?

Bazı konulardaki taraflar arasındaki uyuşmazlıklar arabulucu ile çözülemez. Bunlar, tarafların özgürce tasarruf edemeyeceği hukuki sorunlara ilişkin uyuşmazlıklardır. Bunlar genellikle kamu hukuku ve aile hukukundan doğan uyuşmazlıklardır.

Bu uyuşmazlıklar, arabulucu aracılığı ile çözülemeyecek özel hukuk konularıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu‘na (CMK) göre, uzlaşma ya da uzlaştırma kapsamındaki bir suçla bağlantılı uyuşmazlıklar, arabuluculuğun kapsamına girmez. Bu tür uyuşmazlıklar için CMK’ya göre uzlaşma yoluna gidilir. Bu uyuşmazlıkları savcılığa bağlı uzlaştırma büroları çözmeye çalışır.

Arabuluculuğa başvurulamayacak diğer uyuşmazlık konuları şöyle sıralanabilir:

  • Ceza davaları,
  • Aile içi şiddet,
  • Velayet,
  • İdari yargı kapsamındaki tam yargı davası,
  • İptal davası,
  • Nüfus kaydı davaları,
  • Vergi hukuku uyuşmazlıkları,
  • İş hukuku kapsamındaki tespit davaları.

Arabuluculuk Sürecinde İleri Sürülen Beyan ve Belgelerin Kullanılamaması

Arabuluculuk faaliyetleri, iradidir; süreç başladıktan sonra vazgeçilebilir. Sürecin devam etmesi için zorlama yapılamaz. Bu faaliyetlerde taraflar eşittir ve eşit haklara sahiptirler. Arabulucu, kanunda hükmü bulunan, “arabuluculuk sürecinde ileri sürülen beyan ve belgelerin kullanılamaması” maddesine riayet etmekle yükümlüdür.

Yani, arabuluculukta sunulan belge ve bilgilerin gizliliği esastır. Bu kurala uymayan arabulucu, sicilden silinme ile karşı karşıya kalabilir; ayrıca, hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmiş olur. Gizlilik kuralına taraflar ve vekilleri de uymak zorundadır.

Arabuluculuk sürecinde ileri sürülen beyan ve belgelerin kullanılamaması maddesine göre; arabulucu, taraflar ve arabuluculuk görüşmelerine katılan diğer kişiler, uyuşmazlığa ilişkin mahkeme süreci başladığında ya da tahkime gidildiğinde bazı beyan ve belgeleri delil olarak sunamaz. Ayrıca, bu beyan ve belgeler ile ilgili tanıklık da yapamazlar.

Arabuluculukta ileri sürülen ve kullanılamayan beyan ve belgeler şunlardır;

  • Arabuluculuk sürecine katılma talepleri,
  • Uyuşmazlığın arabulucu aracılığıyla sonlandırılması için ileri sürülen beyanlar ve teklifler,
  • Arabuluculukta ileri sürülen öneriler, herhangi bir olay ya da iddianın kabul edilmesi,
  • Arabuluculuk faaliyeti için kullanılan belgeler.

Arabuluculuk sürecinde ileri sürülen beyan ve belgelerin kullanılamaması kuralında beyan ve belgelerin şekline bakılmaz. Arabuluculuğun konusuna da bakılmaz. Hukuk davalarında ve tahkimde bu kural, aynen uygulanır. Bu kısıtlamalar saklı kalmak üzere, mahkeme ve tahkim sürecinde ileri sürülen deliller, “arabuluculukta sunulmadığı için kabul edilemez deliller” olarak görülmez.

Arabuluculukta ileri sürülen beyan ve belgeler, herhangi bir mahkeme, hakem ve makam tarafından talep edilemez. Bu beyan ve belgeler delil olarak sunulsa bile hükme esas alınamaz. Ancak, bu beyan ve belgeler, kanun hükmünün izin verdiği ölçüde, arabuluculukta varılan anlaşmanın uygulanması ve icra edilmesi için gerek görüldüğü kadar açıklanabilir.

Arabuluculuğun İlkeleri Nelerdir?

Arabuluculuğun temelini oluşturan ilkeler şunlardır:

  • İradilik,
  • Eşitlik,
  • Gizlilik.

Arabuluculuk sürecinde arabulucu ve taraflar, bu ilkelere uymakla yükümlüdür.

Arabuluculuk Sürecinde Gizlilik İlkesi

Arabuluculukta gizlilik esastır. Arabulucu, taraflar tarafından aksi kararlaştırılmadığı sürece arabuluculuk sürecinde sunulan beyan, bilgi ve belgelerin ve bunlarla ilgili kayıtların gizliliğinden sorumludur. Taraflar ve arabuluculuğa katılan diğer kişiler de gizliliğe uymakla yükümlüdür.

Aksi halde cezai müeyyide uygulanır. Kanunda, arabuluculukta gizlilik ilkesine aykırı hareket eden kişiler için 6 ay hapis cezası öngörülmüştür.

Arabuluculuk Uygulamasında Eşitlik ve İradilik İlkesi

Arabuluculuk müessesesi, iradi yani gönüllülük esasına dayalı bir sistemdir. Arabuluculuğa başvuru, sürece katılmak, arabuluculuktan ayrılmak konusunda taraflar serbesttir. Bu sebeple iradilik, arabuluculuktaki özgürlüğü ifade eder. Yani taraflar isterlerse arabuluculuk talep edebilir veya karşı tarafın başvurduğu arabuluculuğu kabul edebilir. Arabuluculuğu herhangi bir aşamasında da vazgeçebilir.

Tüm bunlarla birlikte, arabuluculukta eşitlik ilkesi de esastır. Taraflar, unvanlarına, ekonomik ve sosyal statülerine bakılmaksızın eşit haklara sahiptir. Arabuluculuk sürecinde tarafların söz hakkı engellenemez. Sürece katılan bir taraf, kendi iradesi dışında süreç dışında bırakılamaz. Arabulucu, sürecin eşitliğini sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca, arabulucu, tarafsız ve süreç boyunca tarafsızlığı gözetmek zorundadır.

Arabuluculuk Neticesinde Tarafların Anlaşması Durumunda Ne Olur?

Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşırsa, bu durum bir tutanak ile belgelendirilmelidir. Tarafların anlaşamadığı veya herhangi bir şekilde arabuluculuk faaliyetinin sonlandığı durumlar da tutanak ile belgelendirilir. Tutanak, arabulucu tarafından düzenlenir. Hazırlanan belge; arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri ya da avukatları tarafından imzalanmalıdır.

Tutanak belgesini arabulucu dışındaki kişiler imzalamazsa sadece arabulucu imzalar; ancak tarafların, kanuni temsilcilerinin ya da avukatlarının neden tutanağı imzalamadığı belirtilmelidir. Arabulucu, uyuşmazlığın anlaşma ile sonuçlanması durumunda tüm süreci yazılı hale getirir. Arabuluculuk kanununda bu belge, “anlaşma belgesi” olarak tanımlanır. Anlaşma belgesi, arabulucu ve arabuluculuk sürecine katılan diğer kişiler tarafından imzalandığında hukuki değer kazanır.

Arabuluculuk Anlaşmasına İcra Edilebilirlik Şerhi

Arabuluculuk faaliyetine katılan taraflar, yetkili mahkemeden, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini isteyebilir. Ancak icra edilebilirlik şerhi olmasa da anlaşma belgesi geçerlidir. Bulunla birlikte, anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi içeriyorsa mahkeme ilamı niteliği kazanır.

Kanuna göre, arabuluculuk sonrası ortaya konulan anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi verme yetkisi ve görevi, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesindedir. Dava sırasında arabuluculuğa başvurulursa, anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi verme yetkisi, davanın görüldüğü mahkemededir. Arabuluculuk anlaşmasına icra edilebilirlik şerhi verilmesi, çekişmesiz yargının alanındadır.

Bu sebeple, şerhe ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılarak karar verilir. Mahkemenin şerh inceleme yetkisi, anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya uygunluğu ile sınırlıdır. Mahkeme, anlaşma belgesi içeriğini değiştiremez, hüküm ekleyemez.

Arabuluculuğun Maliyeti Nedir?

Arabuluculuk maliyeti, Arabulucu Asgari Ücret Tarifesi’nde belirlenen tutarlara göre belirlenir. Tarifede belirlenen ücretin altında bir ücret belirlenemez. Arabuluculuk ücreti, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için arabulucunun emek ve mesaisinin karşılığıdır. Arabuluculuk sürecinde düzenlenen evraklar ve yapılan işlemler için ayrıca ücret talep edilmez.

Sürece birden fazla arabulucu katılmışsa tarifedeki ücret her arabulucuya ayrı ayrı ödenir. Arabuluculuk ücreti için, arabuluculuğun sona erdiği tarihte yürürlükte olan Arabulucu Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Örneğin; para ile ilgili bir konuda ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, toplam uyuşmazlık konusunun yüzde 6’sı kadar bir oranda arabuluculuk maliyeti olur. Bu oran, uyuşmazlığa konu para miktarına göre değişebilir.

Başka bir örnek vermek gerekirse; 2022 Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre, iş ve işveren uyuşmazlıklarında, iki kişinin taraf olması durumunda her taraf, arabulucuya saat başı 200 TL öder.

Arabulucunun Ücreti Nasıl Ödenir?

Arabuluculuk hizmeti karşılığında talep edilen arabulucu ücreti, taraflar arasında eşit olarak ödenir. Ancak, taraflar tarafından arabulucu ücreti ile ilgili farklı ödeme kararı da alınabilir. Genel olarak arabuluculukta taraflar arabulucu ücretini ve diğer arabuluculuk maliyetlerini eşit oranda paylaşır.

Arabuluculuk Sisteminin Türkiye Hukuk Sisteminde Yer Alması Nasıl Oldu?

Arabuluculuk, dünyadaki birçok ülkede yaygın bir hukuki mekanizmadır. Türk hukuk sisteminde 2012 tarihinde yer bulan arabuluculuk, 1990’lı yılların sonlarında hukuk ve akademi çevrelerinde tartışılan bir konuydu. İlerleyen süreçte yasa çalışmaları yapmak için bilim komisyonu kuruldu.

Komisyon, dünyadaki arabuluculuk örneklerini inceleyerek, “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı” hazırladı. Tasarı, 03.06.2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Arabuluculuk yasa tasarısı, 7 Haziran 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek, yasalaştı. Süreç içinde kanunda bazı değişiklikler yapıldı.

Arabuluculuk Sistemi Türkiye’de Benimsendin mi?

Arabuluculuk, Türkiye’de halen gelişen bir sistemdir. Bu sistemin gelişmesi için sadece kanuni düzenlemeler yeterli değildir. Toplumu bu konuda bilgilendirmek gerekir.

Ayrıca, alanında uzman arabulucu yetiştirilmesi için de akademik ve hukuki çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, zaman içinde arabuluculuğu toplum tarafından daha fazla benimseneceği öngörülmektedir.

Arabuluculuk Ücreti Hesaplama

Arabuluculuk ücreti hesaplama için ilgili yılın Arabuluculuk Ücret Tarifesi dikkate alınmaktadır. Arabulucu ücreti hesaplama için hemen tıklayın.

MGC Legal Arabuluculuk Hizmeti

MGC Legal, deneyimli arabulucularla hizmet veriyor. Uyuşmazlık konusuna göre arabulucu seçebilirsiniz. Aile hukukunda arabuluculuk başvurusu nasıl yapılır? Arabuluculuk ücreti ne kadardır? Hangi uyuşmazlıklarda arabulucu talep edilebilir? Arabuluculuk ilkelerine bağlı arabulucu avukatlarımız, uyuşmazlıkların çözümünde profesyonel destek sağlıyor.


İlginizi Çekebilir: Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Zorunlu mu?

× WP