| Okuma Süresi: 3 Dakika

ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM YETKİSİNİN DEVRİ

AV. CAN NARİN ST. AV. BÜŞRA KİRİS

Anonim şirketler, kanundaki istisnai hükümler dışında yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Yönetim yetkisine haiz olan Yönetim Kurulu bu yetkisini kanunun koyduğu sınırlar çerçevesinde devredebilir. TTK uyarınca, yönetim yetkisini kısmen veya tamamen bir veya birkaç üye veya üçüncü kişiye devri, esas sözleşmeye konulacak hükme dayanmak suretiyle düzenlenecek bir iç yönergeye göre yapılabilir. Yönetim yetkisi devredilmediği müddetçe meydana gelecek zararlardan Yönetim Kurulu üyelerinin birlikte sorumluluğu söz konusudur. Yetkinin devri durumunda ise devredilen yetki ve görevler bakımından yetkiyi devreden yönetim kurulu üyeleri, bu kişilerin fiil ve kararlarından ancak yetkili kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermemeleri halinde sorumlu olurlar. Yönetim kurulu üyelerinin TTK uyarınca devredilemez görev ve yetkileri ile münhasıran kendisinin yerine getirmesi gereken görev ve yetkiler açısından sorumlulukları devam edecek olup bu kapsamda Yönetim Kurulunun üst gözetim yükümlülüğü devam edecektir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesi uyarınca anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetildiği ve temsil olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun yanında ise yönetim kurulu yönetim ve temsil yetkisini doğrudan doğruya kullanmak zorunda değildir. TTK 367 ve TTK 370/2 uyarınca; Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü bir kişiye devredebilir.

Yönetim kurulunun görev ve yetkilerinin devredildiği kişilere ‘murahhas üye’ denmekle birlikte, murahhas üyelere yalnızca Yönetim Kurulunun münhasıran yerine getirmesi gereken görevler dışında yetki verilebilmektedir. TTK 375. maddesinde ise Yönetim Kurulunun devredilemez görev ve yetkileri hüküm altına alınmıştıor. Maddeye göre;

– Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi,

– Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi,

– Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması,

– Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları,

– Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi,

– Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi ve

– Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması

Yönetim Kurulu’nun devredilemez görev ve yetkileri olarak belirlenmiştir.

Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerini devredebileceği hususlarda ise söz konusu yetki devri kanunun öngördüğü bazı usul ve esaslara tabiidir. Yetki devrini düzenleyen TTK madde 367 uyarınca esas sözleşmeye hüküm konularak bir iç yönerge düzenlenmesi halinde yetki devri gerçekleşebilir niteliktedir. Söz konusu iç yönergenin ise kim tarafından oluşturulacağı kanunda açıkça belirtilmemekle beraber madde gerekçesinden anlaşıldığı üzere Genel Kurul veya Yönetim Kurulu tarafından oluşturulabilmektedir. Ancak doktrindeki egemen görüşe göre ‘şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi yetkisi’ Yönetim Kurulunun münhasır yetkileri arasında olduğundan ‘yönerge hazırlama yetkisi’nin de münhasır yetki olduğu kabul edilir. Bu halde söz konusu yönergeyi hazırlama yetkisi Yönetim Kuruluna aittir.

Anonim şirketlerde yetki devrinin gerçekleştirilebilmesi için temel şart; esas sözleşmede Yönetim Kurulunun yetki devri yapabileceğine dair düzenleme bulunmasıdır. Bu doğrultuda Yönetim Kurulu şirketin esas sözleşmesine dayanarak yazılıp imza edilmiş bir İç Yönerge çıkarabilir. İç yönerge niteliği itibariyle bir Yönetim Kurulu kararıdır. Bu halde iç yönergenin geçerli olabilmesi için yönergenin dayanağı olan Yönetim Kurulu kararın kanunda belirtilen nisaplara uygun olarak oluşturulması ve yönergenin kanuna ve sözleşmeye aykırı olmaması gerekmektedir.

TTK iç yönergenin içeriği hakkında Yönetim Kuruluna geniş bir alan bırakmıştır. Ancak yönergede düzenlenmesi gereken asgari konular;

-Yönetim Kurulu ile Murahhasların yetkilerinin belirlenmesi,

-Şirket Yönetiminin düzenlenmesi,

-Murahhasların görev yerlerinin gösterilmesi,

-Murahhasların görevlerinin tanımları,

-Kimin kime bağlı ve kime karşı sorumlu olduğu ve bilgi sunmakla yükümlü olduğudur.

Şirket yönetiminde yetkili kişilerinin sorumluluklarının net bir şekilde belirlenmesinin amacı ise şeffaf ve hesap verilebilir bir yönetim organizasyonu kurmaktır.

Yönetim Kurulunun aynı zamanda talep edilmesi halinde pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici şekilde ortaya koyan alacaklıları İç Yönerge hakkında bilgilendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir.

Yönetim yetkisinin devredilmesi sebebiyle ortaya çıkacak zararlardan doğacak hukuki sorumluluğun kapsamı ise TTK’nın 553. maddesinde düzenlenmiş olup; maddeye göre iç yönerge kapsamında belirlenen üye ve müdürlere devredilen yetki ve görevler bakımından yetkiyi devreden yönetim kurulu, bu kişilerin fiil ve kararlarından ancak yetkili kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermemeleri halinde sorumlu olacaklardır.