| Okuma Süresi: 5 Dakika

Kayıt Dışı İşçi İstihdamı ve Hukuki Boyutu

ST. AV. DOĞA KALE

Kayıt Dışı İşçi İstihdamı ve Hukuki Boyutu

Kayıt Dışı İşçi İstihdamı Kavramı

Günümüzde ülke ekonomilerini etkileyen en önemli iktisadi problem enflasyonla birlikte işsizliktir. Ülkelerin kalkınmışlık düzeylerinde göz ardı edilmemesi gereken istihdam, sosyal ve ekonomik yapıyı oluşturan temel unsurlardandır. Gelişmekte olan ülkelerde istihdamın yapısına baktığımızda kayıt altındaki işçilerden alınan yüksek oranlı vergiler ve sosyal güvenlik kesintileri, işçileri kayıt dışı çalışmaya yönlendirmektedir. Bu kayıt dışılık, mevcut yasal düzenlemelerin dışına çıkılmasına veyahut dolanılmasına hizmet eder ve devletin egemenlik alanı dışında gerçekleşir. İlgili kamu kurum veya kuruluşlarının denetim sınırlarının aşılmasına ve bunun bir uzantısı olarak da gerekli mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesine sebebiyet verir.

Bu şekilde istihdama katılan kişiler yasal işlerde çalışıyor olmalarına rağmen sosyal güvenlik kurumlarına konuyla ilgili birtakım hususlar eksik bildirilir veya hiç bildirilmez. Bu hususlarsa karşımıza sigorta primleri, kazanç miktarı, çalışılan gün sayıları olarak çıkmakla birlikte çalışanın hiç beyan edilmemesi durumlarıyla da karşılaşılabilmektedir.

Kavram, ilk olarak 1970 yılında ILO’nın düzenlendiği Dünya İstihdam Programı kapsamındaki Kenya raporunda “enformel sektör” olarak kullanılmıştır. 1987 yılına gelindiğinde OECD, gizli istihdamı niteliği itibariyle yasal fakat bir ya da daha fazla kuruma bildirilmeyen faaliyetler olarak tanımlamıştır. Avrupa Konseyi’nin 1988 yılında çıkardığı raporda kayıt dışı istihdam, niteliği itibariyle yasal fakat kamu kurumlarına bildirilmemiş herhangi bir faaliyet olarak tanımlanmaktadır.

Kayıt Dışı İşçi İstihdamının Türleri

Kayıt dışı işçi istihdamı, eksik bildirme veya hiç bildirmeme şeklinde gerçekleşebilir. Bu bildirimlerin kapsam alanına ise işçinin güncel çalışma durumu, çalışma gün sayısı ve kazanç miktarındaki beyanlar girer.

İşverenler ödemekle mükellef oldukları sigorta primleri ve vergileri olabildiğince aza indirgeyebilmek için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına esasta ödenen miktarı çok daha düşük gösterip aradaki farkı kayıt dışı bırakmaktadırlar. Çalışılan gün sayısının gerçekte olduğundan farklı gösterilmesi ise Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından dikkate değer bir prim kaybına yol açar.

Kayıt Dışı İstihdamın Nedenleri

Kayıt dışı istihdama neden olan etmenler; işsizlik, işgücü üzerindeki vergi ve sigorta prim yükü, kıdem tazminatı gibi ekonomik nedenler; eve iş verme, taşeron işçilik, tele çalışma gibi çalışma hayatındaki değişimden kaynaklanan nedenler; köyden kente göç, nüfus artışı, erken emeklilik, eğitim durumu ve işgücünün niteliği gibi sosyal nedenler ve deneyim yetersizliği, prim tahsilatları, sosyal güvenlik ve vergi afları borçlanmaları gibi kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan nedenlerdir.

Kayıt dışı istihdamın büyümesinde bir başka etken, küreselleşmeye bağlı olarak esnek üretimin önem kazanmasıdır. Dünya ölçeğinde pazar ve rekabet koşullarının değişmesi; işvereni sürekli verimliliğini artırmak ve işgücü maliyetini düşürmek zorunda bırakmakta, bu da üretimin esnekleştirilmesiyle mümkün hale gelmektedir (İPEK, 2014).

Kayıt Dışı İstihdam Edenler ve Etkenleri

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’na göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiler yabancıdır. 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu uluslararası işgücüne ilişkin politikaların belirlenmesi, uygulanması, izlenmesi ile yabancılara verilecek çalışma izni ve çalışma izni muafiyetlerine dair iş ve işlemlerde izlenecek usul ve esasları, yetki ve sorumlulukları ve uluslararası işgücü alanındaki hak ve yükümlülükleri düzenlemektedir.

Bu düzenlemelerden yola çıkararak vatandaşlık bağı olmaması sebebiyle çalışma iznine sahip olmadıkları durumlar için yabancıların kayıt dışı alana yöneldiklerini ifade etmek mümkündür. Bu alana yönelmelerindeki büyük etkenler ise niteliksiz işçilerin çalışma izni almalarının zor olması, işverenlerin çok daha az ücret ödeme isteği ve yabancı işçilerin çalışma imkanlarının sektörel dağılımının yasaklılık nedeniyle olan azlığıdır.

İlginizi Çekebilir: Yatırım Yapana ve İstihdam Oluşturana Türkiye’de Vatandaşlık Verilecek.

İş Kanunu’nun “Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı” kenar başlıklı 71. maddesine göre on beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış olan çocuklar; bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.

On dört yaşını doldurmamış çocuklar ise bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla çalıştırılabilirler. Kayıt dışı istihdamın önemli bir kolunu oluşturan çocuk işçiliğinin altında yatan en büyük neden yoksulluktur. Eğitim, eksik toplumsal bilinç, kırdan kente göç ve nüfus artışı gibi sosyal ve ekonomik etkenler de çocuk işçiliği sorununu gündemde tutmaktadır.

İşverenlerin oldukça tercih ettiği kayıt dışı çocuk işçi istihdamında çocuk, hem ailesinin ekonomik sıkıntılarını azaltma amacıyla bu işe girmesi hem de düşük ücret ile sigortasız çalışması yönlerinden çift taraflı olarak sömürülmektedir.

Kadın çalışanlar konusunun ayrıca yakından incelemeye tabi tutulmasının nedeni ataerkil toplum yapısı sonucu gerçekleşen cinsiyete dayalı iş bölümüdür. Gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışı sektörün dağılımına bakıldığında kadınların yüzdesi erkekleri aşmaktadır. Bu saptanan gerçekliğin altında yatan en büyük etmen, toplumsal cinsiyet eşitliğinin henüz tam olarak sağlanamamış olması ve bunun sonucunda ev içinde yalnızca kadınlar tarafından gerçekleştirilen işlerin ücretli iş addedilmemesidir.

İş Kanunu kapsamı dışında tutulan tarım işçileri; sözleşme yapma, ücret, sözleşme feshi, haftalık ve yıllık izin, hastalık izni, işçi sağlığı ve güvenliği yaptırımları gibi haklardan yararlanamamaktadırlar (AKGÜN, 2015).

Yüksek işsizlik oranı nedeniyle de çalışanlar, sigorta önceliğini göz ardı edebilmektedirler. Halihazırda belli birtakım yükümlülüklerinden kaçınmak isteyen işverenler ise sigorta primi talebinde bulunmayan işçileri tercih etmektedir.

İki veya daha çok işte çalışan kayıt dışı çalışanlar, esas işlerinden dolayı kayıtlı istihdam içerisinde yer almakla birlikte ekonomik koşulların zorlukları nedeniyle ek bir işte kayıt dışı olarak çalışmaktadır.

Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca gelir elde edenlerden oluşan çalışanlar grubu, bu mevzuat hükümleri uyarınca aldıkları ödeneğin kesilmemesi amacıyla kendi iradeleriyle kayıt dışı çalışmaktadırlar.

Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre yasalarla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malullük veya emekli aylığı almakta iken bu yasaya tabi sigortalı bir işte çalışanların tespit edilen prime esas kazançları üzerinden sosyal güvenlik destek primi kesileceği belirtilmiştir. Kendi iradesiyle çalışıp ölüm aylığı ya da dul ve yetim aylığı alanların da ilave işleri tespit edilmesi halinde aldıkları ödenek kesilir ve bu durum da onları kayıt dışı çalışmaya teşvik eder.

Kayıt Dışı İstihdamın Etkileri

Kayıt dışı istihdamın etkileri incelendiğinde vergi gelirlerinde yaşanan büyük çaplı kaybın ekonomiyi oldukça bozması sonucuyla karşı karşıya kalınır. Devlet, gerekli kamu hizmetlerini yerine getiremez ve vergileri artırıp ekonomik krizlere ve dış borçlara açık hale gelir.

Bu gerçekleşen durumun vergileri artırmaya yol açması halihazırda vergilerini ödeyen kayıtlı mükelleflerin dolaylı yoldan vergilerini ödemeyen kayıtsız mükelleflerin vergilerini de ödemelerine bir zemin oluşturur ki bu da vergi adaletini ortadan kaldırır. İstihdam planlarının dışına çıkılmasına vücut vermesinden dolayı kaynakların rasyonel dağılımı da zarar görür. Kayıtlı faaliyet gösterenler ödemekle mükellef oldukları giderleri ürüne yansıttıkları için ve kayıt dışı faaliyet gösterenlerin kayıt dışı faaliyet göstermeleri vesilesiyle yansıtacakları bir gider olmadığı için haksız rekabet durumu oluşur.

Kayıt dışı istihdam, devletin tasarlayacağı iktisadi planlamalarda amaçlanan sonuçlara ulaşılması önünde büyük bir engel teşkil eder çünkü ekonomik durumun doğru bir şekilde değerlendirilmesinde sapmalara yol açar. Sosyal güvenlik sisteminin bir darbe alması ise toplumdaki yaşam kalitesini aşağı çeker ve sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilmesi yönünde geriye atılmış bir adım olarak değerlendirilebilir.

Yasal Düzenlemeler

Türkiye’de kayıt dışı işçi istihdamına karşı alınan tedbirler kapsamında 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesine göre sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına tekabül eden tutar Hazinece karşılanır.

Bahsi geçen Kanun’un 82. maddesine göre ise alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç̧ alt sınırının 7,5 katı, ancak sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri için 3 katıdır.

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 30. Maddesinin 6. fıkrasına göre 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5378 Sayılı Kanun’un 14. Maddesi kapsamındaki engelli sigortalıların belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı; kontenjan fazlası engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 11. maddesine göre işveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür.

İşyerinde yapılan denetimde bir ay veya daha fazla süredir sigortasız çalışan işçi tespit edilmesi durumunda idari para cezası tahakkuk etmeksizin denetimin neticelenmesi mümkün değildir (SAĞIR, 2015).

Anahtar Kelimeler: Kayıt Dışı İşçi İstihdamı, Kayıt Dışı Çalışma, Kayıt Dışı İstihdam, Kayıt Dışı İşçi İstihdamı ve Hukuki Boyutu, Kayıt Dışı İşçi İstihdamın Hukuki Boyutu

İlginizi Çekebilir: Türk İş Hukukunda Geçici İş İlişkisine İlişkin Düzenlemeler.


Kaynakça

  • Akgün, M. (2015). Türkiye’deki Kayıt Dışı İstihdamın Sosyal Güvenlik Sistemimize Getirmiş Olduğu Yükler ve Son Yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Uygulanan İşveren Teşviklerinin Kayıt Dışı İstihdamı Azaltmadaki Rolü (Yüksek Lisans Tezi). Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep.
  • Güloğlu, T., Korkmaz, A. ve Kip M. (2003). Türkiye’de Kayıtdışı İstihdam Gerçeğine Bir Bakış. Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, 0(45), 51-96.
  • Aslantürk O. ve Tunç Y. (2018). Yabancıların Türkiye’de Kayıtdışı İstihdamı. Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 10(4), 13-20.
  • İpek M. (2014). Kayıt Dışı İstihdamda Küresel Etkiler ve Sosyal Örüntüler. Çalışma ve Toplum: Ekonomi ve Hukuk Dergisi, (40), 163-185.
  • Sağır A. (2015). Yapılan Denetimde Kayıt Dışı İşçi Çalıştırdığı Tespit Edilen İşverenlerin Yapması Gerekenler. MDERGI/8793A.042.