| Okuma Süresi: < 1

YOLSUZ TESCİLE GÜVENEREK İYİ NİYETLE HAK KAZANAN ÜÇÜNCÜ ŞAHISLAR, HUKUKEN HER ZAMAN KORUNUR MU?

AV. DEMET CEYLAN DEMİRCAN

Yolsuz tescili Medeni Kanun’un 1024/11 maddesinde “Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Medeni Kanunun 1023.maddesinde yer alan “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” hükmü doğrultusunda yolsuz tescile güvenerek iyi niyetle hak kazanan üçüncü şahıs­ların bu hakları korunur ve kazanımları geçerli olur.

 

Aşağıda inceleyeceğimiz Yargıtay kararı ile İyiniyetli dahi olsa yolsuz tescile dayalı hak kazanımının hukuken her zaman korunmadığı görülecektir.

 

Yargıtay 20.HD.nin 26.03.2009 tarih, 2008/14620 E., 2009/5101 K. Sayılı kararında; “Yolsuz tescil, (T.MY.nın 1025. md.) bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.MY.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp-hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren; mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ye geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.MY.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirtilmiştir.