| Okuma Süresi: 6 Dakika

YARGI YOLUNA BAŞVURMAKSIZIN BOŞANMAYA DAİR YABANCI MAHKEME KARARLARININ NÜFUS KÜTÜĞÜNE TESCİLİ

AV. HAYDAR AKGÜL

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan ve 29. Nisan. 2017 Tarihli 30052 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesindeki düzenleme gereğince yurtdışında Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların yargı yoluna başvurulmaksızın 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesi eklenerek nüfus kütüğüne tescil edilmesine dair düzenlemenin uygulanmasına ilişkin olarak 7 Şubat 2018 Tarihli 30325 Sayılı Resmi Gazetede YABANCI ÜLKE ADLÎ VEYA İDARÎ MAKAMLARINCA VERİLEN KARARLARIN NÜFUS KÜTÜĞÜNE TESCİLİ HAKKINDA YÖNETMELİK yayınlanmıştır.

 

Bu yönetmeliğin amacı 1. Maddede yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin verilen kararların aile kütüğüne tescilini düzenlemek olarak belirtilmiştir.

 

Yönetmelik gereğince tescil işleminin gerçekleşmesi için Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine yönelik olarak verilen ve verildiği ülke hukukuna göre usulen kesinleşmiş kararların aile kütüğüne tesciline ilişkin başvuruda bulunulması gerekmektedir.

 

Herhangi bir başvuru olmaksızın Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine yönelik olarak verilen ve verildiği ülke hukukuna göre usulen kesinleşmiş kararların aile kütüğüne tescili mümkün değildir.

 

Yönetmelikle 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A Maddesinin (2) Bendindeki “ Nüfus kütüğüne yapılacak tescil işlemleri, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır.” Şeklindeki müracaatta bulunulacak dış temsilcilikler ile Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlüklerinin hangisi olduğuna ilişkin belirsizlik yönetmeliğin 4. Maddesinin ç bendinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kararın verildiği yabancı ülkelerde bulunan büyükelçiliğini, başkonsolosluğunu veya konsolosluk ajanlığını, 4. Maddesinin e bendinde İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünü belirlemek suretiyle giderilmiştir.

 

Bu doğrultuda yurtdışında Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların yargı yoluna başvurulmaksızın tescili için yurtdışında Türkiye Cumhuriyetinin kararın verildiği yabancı ülkelerde bulunan büyükelçiliğine, başkonsolosluğuna veya konsolosluk ajanlığına, Türkiye’de ise İllerdeki İl Nüfus ve Vatandaşlık müdürlüğüne usulüne uygun başvuru formu ve başvuruda talep edilen evraklarla birlikte başvurulabilir.

 

  1. TESCİL İÇİN ARANAN ŞARTLAR NELERDİR?

Bu düzenleme doğrultusunda yargı yoluna başvurmaksızın nüfus kütüğüne tescil için olmazsa olmaz bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

 

 

 

I.KARAR VE KARARIN NİTELİĞİ NASIL OLMALIDIR?

  1. Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilmiş bulunan bir kararın,
  2. Bu kararın boşanmaya,
  3. Evliliğin butlanına,
  4. Evliliğin iptaline veya
  5. Evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilmiş bulunması ve
  6. Bu kararın verildiği ülke hukukuna göre usulen kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmayan kararları gerekmektedir.

 

Kimler tescil talebinde bulunabilir?

  1. Kanun Hükmünde Kararnamede sadece tarafların başvuruda bulunabileceği düzenlenmiş iken Yönetmeliğin 6/2. Maddesindeki ‘’ Tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşmiş boşanmalar hariç, evliliği sona ermiş kişilerin tescil talebi öncesinde ölmüş olmaları durumunda, yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin verilen kararların aile kütüğüne tescil talebi hukuki yararı bulunanlar tarafından yapılabilir.’’ şeklindeki düzenleme ile tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşmiş boşanmalar hariç , Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda tescil talebinden önce taraflardan herhangi birinin ölmesi halinde kararların aile kütüğüne tescil talebinde hukuki yararı bulunanlar kararın nüfus kütüğüne tescil edilmesini talep edebilir.

 

  1. Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemede bu kararların tanınması için bu kararın nüfus kütüklerine tescili için bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte başvuruda bulunması hususunda zorunluluk getirilmişken yönetmeliğin 6. Maddesinin 1. bendindeki ‘’ Başvuru esnasında tarafların yetkili merci huzurunda birlikte hazır olması zorunlu olmayıp, taraflar başvurularını aynı anda birlikte veya ayrı zamanlarda yapabilir. Ayrı ayrı müracaat edilmesi halinde her iki müracaat arasındaki süre doksan günü geçemez.’’şeklindeki düzenleme ile tarafların veya taraf vekillerinin birlikte başvurmalarının zorunlu olmadığı ama, ayrı ayrı müracaat edilmesi halinde her iki müracaat arasındaki sürenin doksan günü geçemeyeceğidir. Taraflardan birinin başvurusu üzerine diğer taraf bu başvurudan sonra doksan gün geçmesine müteakiben başvuruda bulunması halinde başvuru süre yönünden reddedilir.

 

Burada da dikkat edilecek husus bu kararların Nüfus Kütüğüne tescil edilmesi için her iki tarafın da bizzat veya vekilleri aracılığı ile birlikte olmasa da herhangi bir başvuru üzerine diğer tarafın bu başvurudan sonra doksan gün içerisinde ilgili mercie müracaatta bulunmasının zorunlu olduğudur. Buradan hareketle tanıtılması istenen kararın taraflarından her ikisinin bizzat veya vekilleri ile aynı anda müracaatlarının zorunlu olmasa da sadece birisinin bizzat veya vekilinin ilgili kuruma müracaatı halinde diğer tarafın bu başvurudan sonra doksan gün içerisinde başvuruda bulunmasının zorunlu olduğudur. Bu süreye uyulmaması halinde taraflardan herhangi birinin Nüfus kütüğüne tesciline dair başvuru talebi reddedilir.

Bir diğer husus ise taraflardan sadece herhangi birisinin tek başına bizzat ya da vekili aracılığıyla müracaatı halinde belirtilen kararların Nüfus Kütüğüne işlenmesini söz konusu olmamasıdır.

 

Vekille temsil halinde vekaletnamenin özelliği nasıl olmalıdır?

  1. Tarafların ikisinin veya taraflardan birisinin kendisini vekille temsil etmesi halinde vekile verilecek vekaletname fotoğraflı ve tanıma tenfiz yetkisini içerir özel vekaletname şeklinde düzenlenmesi zorunludur.

 

Başvuruda sırasında bulunması gerekli olan belgeler nelerdir?

  1. Yönetmeliğin 7. Maddesinde başvuruda aranan belgeler olarak;

 

    1. Başvuru Formu,
    2. Aile kütüğüne tescili talep edilen usulüne göre onaylanmış kararın aslı ile noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanmış veya ilgili ülkenin yetkili makamı tarafından Apostil şerhi tatbik edilerek onaylanmış Türkçe tercümesi,
    3. Adli veya idari makam kararında kesinleşme şerhi yok ise kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleştiğine dair onaylanmış belge veya yazının aslı ile noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanmış veya ilgili ülkenin yetkili makamı tarafından Apostil şerhi tatbik edilerek onaylanmış Türkçe tercümesi,
    4. Kimlik veya pasaport fotokopileri, taraflardan biri yabancı ise kimlik veya pasaportların noter tasdikli Türkçe tercümeleri,
    5. Vekil aracılığı ile yapılacak müracaatlarda noter tarafından düzenlenen fotoğraflı özel vekâletnamenin aslı veya onaylanmış aslına uygun örneği.
    6. Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen kararlarla ilgili daha önce Türk mahkemelerinde açılmış ve halen görülmekte olan dava dosyası bilgileri ile varsa kararların daha önce Türk mahkemelerince kesin hükme bağlanmış olduğuna ilişkin mahkeme kararının aslı veya fotokopisi ya da Türk mahkemelerinde halen devam eden bir dava yahut tanımanın Türk mahkemelerince evvelce reddedildiğine dair karar bulunmadığı yönünde adli makamlardan alınan belge başvurunun ekine eklenmesi gerekmektedir.

 

Yönetmeliğin 7/2. Maddesindeki bu düzenleme tescil talebine ilişkin olarak Türkiye’de açılmış olan ve halen derdest olan dosya bilgileri, karar bilgileri veya tanımanın Türk mahkemelerince evvelce reddedildiğine dair karar bulunmadığı yönünde adli makamlardan alınan belgenin başvuruda bulunan makamlarca talep edilmesi nedeniyle vatandaşın Türkiye’deki herhangi bir Mahkemeye müracaatı halinde sadece o Mahkemedeki dosyaların sorgulanması, Mahkemenin Türkiye genelinde sorgulama yapamaması sıkıntı yaratmaktadır. Bu yönüyle KHK’nin uygulanmasına dair Yönetmeliğim bu maddesi adeta KHK ile Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen 27/A Maddesinin ve bu yönetmeliğin adeta tamamını uygulamaz kılmaktadır. Yasama organı tarafından yönetmeliğin 7/2. Maddesindeki düzenleme tamamen kaldırılmalıdır.

 

  • HANGİ MAKAMLARIN KARARLARININ TESCİLİ TALEP EDİLEBİLİR?
  1. Bir diğer koşul da “verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş bir kararın” olmasıdır.

Bu şart gereğince ilgili yabancı devletin kanunlarına göre konusunda yetkili ve idari makam tarafından verilmemiş bulunan boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların yargı yoluna başvurmaksızın Nüfus Kütüğü ’ne tescili talep edilemez.

 

  1. BAŞVURUDA EKSİK BELGE BULUNMASI HALİNDEKİ UYGULAMA NEDİR?

Yönetmeliğin 7/4. Maddesindeki düzenleme gereği başvuruda alınan belgelerde eksiklik tespit edilenlere, belgedeki bu eksikliklerin tamamlanması için doksan günlük süre verilir. Bu süre içinde eksik belgelerin tamamlanmaması halinde başvuru reddedilir.

 

  1. BAŞVURULAR NASIL KARARA BAĞLANIR?

Yönetmeliğin 8. Maddesi Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen kararların aile kütüğüne tescil işlemlerini yapmak üzere, dış temsilciliklerde ve Bakanlıkça belirlenen il müdürlüklerinde komisyonlar oluşturulması öngörülmüştür.

 

Başvurular bu komisyonlarca görüşülerek karar verilir. Komisyon gündem olmak kaydıyla 15 günde bir toplanır.

 

Yapılan başvuruların komisyonca incelenmesi ve karar verilmesi sırasında tescili talep edilen Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen kararlarda; velayet, iştirak nafakası, çocuk ile kişisel ilişki kurulması, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu olan hüküm bulunması halinde, komisyonca sadece tescili istenilen kararın boşanma, evliliğin butlanı, iptali ve mevcut olup olmadığının tespiti yönünden kabul edilir, incelenir, karar verilir ve sonucu ilgili taraflara ve il müdürlüğüne bildirilir.

 

Yönetmeliğin 11 maddesindeki düzenleme gereği Yabancı ülke yetkili adlî veya idarî makamlarınca verilen kararların tesciline ilişkin başvurunun komisyonca reddedilmesi halinde; 5718 sayılı Kanun uyarınca yetkili aile mahkemelerine kararın tanınması veya tenfizi için dava açılabilir.

 

 

  1. TANIMA VE TENFİZ TALEBİNDE HANGİ KARARLARIN TESCİLİNE KARAR VERİLEMEZ?

Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen kararlarda komisyonca sadece tescili istenilen kararın boşanma, evliliğin butlanı, iptali ve mevcut olup olmadığının tespiti yönünden kabul edilir, incelenir, karar verilir. Velayet, iştirak nafakası, çocuk ile kişisel ilişki kurulması, mal rejimi ve tazminat gibi tenfize konu olan hükümler için Komisyonca karar verilmez. Tarafların Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca görevli ve yetkili mahkemelere kararın tenfizi için ayrıca Aile Mahkemelerinde tenfiz talebinde bulunmak için dava açmaları gerekmektedir.

 

  1. TESCİL BAŞVURULARININ REDDEDİLDİĞİ DURUMDA NE YAPILACAKTIR.

Yönetmeliğin 11. Maddesinde Yabancı ülke yetkili adlî veya idarî makamlarınca verilen kararların tesciline ilişkin başvurunun komisyonca reddedilmesi halinde; 5718 sayılı Kanun uyarınca yetkili aile mahkemelerine kararın tanınması veya tenfizi için dava açılabileceği belirtilmiştir.

 

Bu maddedeki düzenleme yönetmeliğe dayanak İlgili KHK kapsamında 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesinin (3) Bendindeki “ Bu maddede sayılan şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yapılır.” maddesine paralel yapılan bir düzenlemedir.

 

KHK ve Yönetmeliğin ilgili maddeleri gereğince tescil talebine konu kararların Nüfus Kütüğüne işlenmesinin yurt dışında dış temsilciliklerce ve yurt içinde İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerince Oluşturulan Komisyonlar tarafından reddedilmesi halinde ilgililer 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’daki Tenfiz ve Tanımaya ilişkin 50-59. Maddelerindeki yasal düzenlemeler doğrultusunda Aile Mahkemelerinde açacakları davalar neticesine kararın Nüfus Kütüğüne işlenmesi sağlayabileceklerdir.