| Okuma Süresi: 3 Dakika

YABANCILARIN GAYRİMENKUL EDİNİMİ YOLUYLA TÜRKİYE’DE VATANDAŞLIK KAZANMASI SÜRECİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

AV. BERKAY YILDIRIM ZELAL BOZALAN

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan temsilcilerin katılımıyla toplanan komisyon tarafından 20.01.2021 tarihinde toplantı gerçekleştirilmiştir. İşbu toplantıda yabancıların taşınmaz edinimi suretiyle vatandaşlık kazanımına ilişkin süreçte birtakım değişikliklere gidilmiştir.

Yapılan bu toplantı sonucunda 2019/5 sayılı Türk Vatandaşlığının Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte 22.03.2021 tarihinde değişiklikler yapılmıştır. Yönetmelikteki hükümlere ek tedbirler ilave edilerek ”Yabancılar Arası İşlemler” başlıklı hükümler yeniden düzenlenmiştir.

Yapılan bu değişiklikler ile yabancılar arasındaki gerçekleştirilen muvazaalı işlemlerin önüne geçilmesi planlanmıştır.

Yapılan değişiklikler şu şekilde sıralanmıştır:

1. Satış ya da satış vaadi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanıldıktan sonra aynı taşınmaz veya taşınmaz hissesi tekrar vatandaşlık kazanımına konu edilemez.

Yapılan bu değişiklikle birlikte bir taşınmaz üzerinden sadece tek bir yabancının vatandaşlık başvurusunda bulunabileceği belirlenmiştir.

Örnek verecek olursak; Yabancı uyruklu A kişisi 300.000 USD bedel karşılığında satın almış olduğu taşınmazını üç yıllık satmama taahhüdünün bitimiyle birlikte başka bir uyruklu olan B kişisine bu taşınmazı satsa dahi B kişisi bu taşınmaz ile Türk Vatandaşlığı başvurusunda bulunamayacaktır.

Başka bir örnek vermek gerekirse; Yabancı uyruklu L.M; İstanbul ili, Şişli ilçesi, Mutlu mah, 108 ada, 7 parsel, 3 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesini 04.10.2020 tarihinde 265.000 USD değeri ile satış suretiyle ediniminden sonra 3 yıl satmama taahhüdü vermiş ve uygunluk belgesi alarak Türk vatandaşlığını kazanmıştır. Taahhüt süresi dolduktan sonra, taşınmaz hisse maliki değişse dahi, aynı hissenin başka bir yabancı kişi tarafından satış ya da satış vaadine konu edilerek Türk vatandaşlığı amaçlı edinimi ve uygunluk belgesi verilmesi mümkün değildir.

2. Taşınmaz edinimi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmış yabancı gerçek kişilerin taahhüt süresinin sona ermesinden sonra (mahkeme kararı veya cebri icra vb. yollarla yapılan zorunlu devirler hariç) taşınmazın satın alındığı şirket tüzel kişiliğine veya Türk vatandaşı kişiye devri (geri satılması) halinde ya da satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkin edilerek taşınmazın üçüncü bir şahsa devri halinde konu Genel Müdürlüğe intikal ettirilir ve Türk vatandaşlığı kazanımına esas teşkil eden uygunluk belgesi durumu yeniden değerlendirilir.

Burada yeniden incelemeye konu olan durum ise yabancının zorunlu devirler haricinde satın almış olduğu taşınmazı aynı kişiye/kuruma geri satamayacağına ilişkindir. Böyle bir satışın gerçekleşmesinin akabinde sürecin tekrar değerlendirileceği belirtilmiştir.

3. Yabancıların vatandaşlık kazanımı sırasındaki taahhüt metninde de değişikliğe gidilmiştir. Buna göre:

Satış veya satış vaadi işleminde; “Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20’nci maddesi kapsamında Türk Vatandaşlığının kazanılması amacıyla edindiğim bu taşınmazı/taşınmazları 3 yıl süre ile satmayacağımı taahhüt ederim. Uygulama kapsamında sunulacak bilgi ve belgelerin eksik, yanlış ya da yanıltıcı mahiyette olduğunun tespit edilmesi halinde; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31. maddesi “Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.” kapsamında işlem yapılacağını biliyorum.” ibaresine yer verilir.

Önceki taahhüt metninde yukarıda belirtilen “(…) kapsamında sunulacak bilgi ve belgelerin eksik, yanlış ya da yanıltıcı mahiyette olduğunun tespit edilmesi halinde (…)” ibaresi yer almıyorken bu düzenleme ile işbu ibare eklenmiştir. Eklenen bu cümle ile muvazaalı işlemlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

4. Satış ya da satış vaadi yoluyla Türk vatandaşlığı kazanımına konu edilecek taşınmazın, vatandaşlığa başvuracak olan yabancı gerçek kişi/ eşi/ çocuğu veya aynı uyruklu başka bir yabancı kişi tarafından 12.01.2017 sonrası Türk vatandaşı/ Türk şirketine devredilmiş taşınmazlardan olmamalı. Ancak 12.01.2017 tarihinden sonra yabancı gerçek kişi adına kayıtlı taşınmazın Türk vatandaşı/şirketine devrinden sonrafarklı bir uyruktan yabancı gerçek kişi tarafından vatandaşlık kazanılması amacıyla edinimi mümkündür.

Yapılan bu düzenleme ile aynı ülkenin vatandaşlığına sahip yabancıların taşınmazları birbirlerine satarak Türk vatandaşlığı kazanmalarının önüne geçilmesi planlanmıştır.

5. Satış veya satış vaadine konu taşınmaz/taşınmazlar; edinecek olan yabancı gerçek kişinin kendi, eşi ve çocuklarının ortağı ya da yöneticisi olduğu şirket tüzel kişiliği adına ya da aynı uyruklu yabancı gerçek kişilerin ortağı olduğu Tapu Kanunu’nun 36. maddesine tabi (yabancı / uluslararası sermayeli) şirket tüzel kişiliği adına kayıtlı olmamalıdır. 

Bu düzenlemeyle birlikte, Tüzel kişilikten alınan bir taşınmazın artık aynı uyruklu tüzel kişilikten de alınmasının önüne geçilmesi planlanmıştır.

Sonuç olarak, yabancıların uzun zamandır kendi aralarında ve inşaat firmaları aracılığı ile yapmış oldukları devirlerle Türk Vatandaşlığı edinme yöntemlerinin önüne bu düzenlemelerle birlikte geçilecektir. Muvazaalı olarak gerçekleştirilen bu devirlerle Türk Vatandaşlığının kazanılamayacağı komisyon tarafından kararlaştırılmıştır.