| Okuma Süresi: 2 Dakika

VERGİ USUL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN GEÇİCİ 3. MADDESİ A-B BENTLERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME

AV. RAMİS İŞLEMECİOĞLU

30 NİSAN 2021 TARİH VE 31470 SAYILI RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN VERGİ USUL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNUN GEÇİCİ 3. MADDESİ A-B BENTLERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME

İlgili yasal düzenleme şu şekildir :

a. “İbraz süresinin son günü 30.04.2021 ila 31.05.2021 ( bu tarihler dahil ) tarihleri arasında isabet eden çekler, bu tarihler arasında ibraz edilemez; 01/06/2021 tarihinden sonra, kalan ibraz süresi içinde ibraz edilebilir.”

b. “30/04/2021 ila 31/05/2021 ( bu tarihler dahil) tarihleri arasında vadesi gelen kambiyo senedine dayalı alacaklar hakkında; bu tarihler arasında icra ve iflas takibi başlatılamaz, ihtiyati haciz kararı verilemez ve başlamış olan takipler durur.”

Bu düzenleme ile ibraz süresinin son günü belirtilen tarihler arasında olan çekler muhatap bankaya ibraz edilemeyeceği, bu durumda ibraz süresinin olduğu yerde duracağı ve 01.06.2021 tarihlerinden sonra ise kalan ibraz süresinin işlemeye devam edeceği kabul edilmiştir.

Bunun yanında yine belirtilen tarihler arasında vadesi gelen kambiyo senetleri hakkında takip başlatılamayacağı, ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği ve başlamış olan takiplerinde duracağına karar verilmiştir.

Konu ile ilgili değerlendirmelerim  :

Kanunun lafzi yorumu ile duracak olan takiplerin belirtilen vadeye sahip ve belirtilen tarihler arasında bir şekilde başlatılan takipler olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple belirtilen tarih aralığında olmayan kıymetli evraklar ile ilgili daha önce başlatılan takiplerin durması söz konusu değildir. Bunun gibi belirtilen vade tarihinden önce vadesi gelen kambiyo evrakları da bu kısıtlamaya tabi değildir. Yine aynı şekilde belirtilen tarihten önce ibraz süresi dolan ve yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edilen çekler hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmasında engel bir durum yoktur.

Elinde kambiyo vasfına sahip bir belge olan alacaklının ise buna dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıp yapamayacağı noktasına ise herhangi bir açıklama mevcut değildir. Bu durumda genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin yapılabilip yapılamayacağı noktasını değerlendirmek gerekmektedir. İşbu düzenlemenin yapılış amacı kısıtlamalar nedeniyle hak kayıplarının önüne geçmek olması göz önüne alındığında belirtilen durum kanuna karşı hile durumunda olabileceği ve elinde kambiyo senedi olan alacaklının daha az koruma sağlayan genel haciz yolu takipte bulunmasında hukuki yararının olmadığı ifade edilebilecektir. Bu durumda örnek no 7 ödeme emrine karşı süresinde itiraz edemeyen borçlu, covid kısıtlamalarını ileri sürerek gecikmiş itiraz yoluna başvurabilecektir. Buna karşıt olarak ilgili düzenlemenin kambiyo senetleri ile ilgili olduğu, dolayısıyla diğer takip yollarını kapsamadığı ve genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin yapılmasına engel bir durum olmadığı da ileri sürülebilir. Hatta ilamsız icra takibi yapabilmek için herhangi bir belgeye bile sahip olmanın gerekli olmadığı düşünüldüğünde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinin yapılabileceğini düşünmekteyim.

Bu durumda itirazın iptali davalarının gündeme geleceği ve kötü niyet tazminatı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerçekten elinde kambiyo senedi bulunan alacaklının genel haciz yolu ilamsız icra takibi yapabileceği kabul edildiğinde ve borçlunun da işbu yasal düzenlemeyi ileri sürerek borca itiraz etmesi durumunda bu itirazın iptali için açılan davada kötü niyet tazminatı ile cezalandırılma hususu tartışma konusu olabilecektir. Bu konuda ise somut olayın durumuna göre değerlendirmelerin yapılabileceğini düşünmekle birlikte kanunda kötü niyet tazminatının şartlarının belli olması nazara alınarak yalnızca bu şartlar dahilinde değerlendirmenin yapılması gerekeceğini düşünmekteyim.

Son olarak ifade edilmesi gereken husus işbu düzenleme ile korunmak istenen hukuki menfaatin tam anlamıyla örtüşmediğidir. Nitekim sadece belirtilen vadeye sahip kambiyo evraklarının işbu korumadan yararlanması kısmı bir koruma niteliğindedir. Belirtilen vadeye dahil olmayan kambiyo evrakları hakkında da hak kayıplarının olabileceği değerlendirilmemiştir. Ayrıca kötü niyetli borçlular hakkında herhangi bir istisnai durum ifade edilmemiş olması da düzenlemeyi eksik bırakmaktadır. Örneğin mallarını saklayan, kaçıran, gizleyen, adresi belli olmayan borçlu dahi söz konusu düzenlemeden faydalanmaktadır. Dolayısıyla alacaklı ile borçlu arasında ki İcra İflas Kanununa tabi denge işbu düzenleme ile borçlu lehine bozulmuştur.