| Okuma Süresi: 4 Dakika

VASİYETNAME NEDİR?

ST. AV. HATİCE SEÇİL ÇOLAK

Vasiyetname, mirasbırakanın mirası üzerinde hak sahibi olacak kişiler ve mirasın paylaştırma esasları gibi son arzularını belirlediği tek taraflı, karşı tarafa varması gerekli olmayan ve dilediğinde serbestçe dönebileceği bir ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyet yapabilmek için kişinin, ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olması gerekir (TMK m.502). Vasiyetnameye ilişkin hükümler, Türk Medeni Kanunu madde 531 ve devamında yer alır. Kanunda resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olarak üç tür vasiyetname düzenlenmiştir. Vasiyetnamelerin tümü sıkı şekil şartlarına tabidir. Bu sayede şekle uymak durumunda olan mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufu üzerinde etraflıca düşünerek karar verebilir, gerçek iradesinde şüpheye mahal vermeyecek bir açıklık sağlanır, asıl metin üzerinde iradesi dışında değişiklik yapılmasının önüne geçilir ve ispat bakımından bir araç ortaya konmuş olur. (1)

RESMİ VASİYETNAME

Resmi vasiyetname, sulh hâkimi, noter ya da yetkili resmi memur önünde, iki tanığın katılımıyla düzenlenir (m.532). Vasiyetname düzenlenmesine resmi memur veya tanık olarak katılamayacak kişiler TMK m.536/1’de sayılmıştır. Hükme göre, fiil ehliyeti olmayanların, kamu hizmetlerinden yasaklıların, okuma yazma bilmeyenlerin; mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımlarının, kardeşlerinin ve bu kişilerin eşlerinin düzenlemeye katılma yasağı bulunur. Kanunda sayılan kişilerin, yasağa riayet etmeyip resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılmaları halinde, resmi vasiyetname tanıksız yapılmış sayılır. Dolayısıyla şekil şartları sağlanmamış olacağından iptal edilebilirlik sonucu meydana gelir (m.557 b.4). Bunun haricinde, resmi vasiyetname ile lehine kazandırma yapılacak kişiler yönünden de kanunda bir yararlanma yasağı mevcuttur. TMK m. 536/2’ye göre “Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.” Aksi halde, vasiyetnamenin tamamı değil, kısmi olarak bu kişiler lehine yapılan kazandırmalar iptal edilir (m.558/3).

Resmi vasiyetname düzenletmek isteyen mirasbırakan, son arzularını yazılı veya sözlü olarak resmi memura bildirir. Resmi memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. Mirasbırakan, vasiyetnamenin son arzularına uygun düştüğü sonucuna varırsa vasiyetnameyi imzalar. Ardından resmi memur da gün, ay, yıl belirterek tarih atar ve imzalar (m.533). Mirasbırakan tasarrufun içeriğini gizli tutmak isteyebileceğinden, bu aşamalara tanıkların katılımı zorunlu değildir (m.534/3) . İkinci aşamada mirasbırakan,

vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini, memur huzurunda iki tanığa beyan eder (m.534/1). Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar (m.534/2).

Resmi vasiyetnameler, mirasbırakan tarafından okunmadan ve imzalanmadan da düzenlenebilir. TMK’nın 535. maddesinde, esasen okuma yazma bilmeyen yahut bilse dahi bu yetisini kullanamayan kişiler için belirlenmiş olan, ancak okuma yazma bilen kişilerin de dilerse başvurabilecekleri bir düzenleme şekli öngörülmüştür. Kanuna göre, ilk olarak mirasbırakan son arzularını yazılı veya sözlü olarak resmi memura bildirir. Resmi memur, vasiyetnameyi yazar ya da yazdırır. Ardından tanıklar huzurunda, mirasbırakana vasiyetname metnini okur. Mirasbırakan da yine tanıklar huzurunda, vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Buradaki beyan, mirasbırakanın imzasının yerini tutar niteliktedir. Resmi memurun tarih ve imza atmasından sonra tanıklar, mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini, vasiyetnamenin tanıklar önünde resmi memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve mirasbırakanın da vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalar.

EL YAZILI VASİYETNAME

El yazılı vasiyetname, başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısı ile yazılması ve imzalanması; gün, ay, yıl belirterek tarih atılması zorunlu olan vasiyetname türüdür (m.538/1).  Bu şekil şartlarına uyulduğu halde, el yazılı vasiyetname olduğu yönünde kanaat geliştirilmesi için dış görünüş ve format itibarıyla herhangi bir özel şart aranmamıştır. Kanunda belirlenen şekil şartlarına uygun yapılan beyanda, kişinin hukuken bağlayıcı bir tasarrufta bulunma iradesinin anlaşılması yeterlidir. Şekil şartlarına uyulmadan yapılan vasiyetname m.557 b.4’e göre iptal edilebilir. Şekil şartına uyulmadan yapılan ekler ise, vasiyetnameyi tümüyle iptal edilebilir kılmaz, yalnızca ekler geçersiz olur. Ancak vasiyetnamenin bu ekler olmadan yapılmayacağının anlaşılıyorsa TBK m.27’ye göre tümüyle geçersiz olur. (2)

El yazılı vasiyetname, düzenlenmesindeki kolaylık, masrafsız olması ve gizli tutulabilmesi nedeniyle tercih edilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki, yok edilme, kaybolma, asıl metin üzerinde değişiklik yapılması, açıkça anlaşılabilir olamaması ve gerçek vasiyetname ile vasiyetname projesinin ayrılamaması risklerini de beraberinde getirmektedir. (2) Mirasbırakan bu riskleri önlemek için dilerse, vasiyetnameyi açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir (m.538/2).

SÖZLÜ VASİYETNAME

Sözlü vasiyetname, istisnai bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir. Yalnızca olağanüstü bir nedenin bulunması ve bu nedenle, resmi veya el yazılı vasiyetnameye başvurma imkânı bulunmaması halinde sözlü vasiyetname yapılabilmektedir. TMK m.539/1’de olağanüstü durumlar “yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi haller” olarak ifade edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, bu hallerde sözlü vasiyetname düzenlenmiş ancak sonrasında mirasbırakanın diğer şekillerde vasiyetname yapma imkânı doğmuşsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (m.541).

Sözlü vasiyetnamenin düzenlenmesi için ilk aşamada,  mirasbırakan, son arzularını iki tanığa aynı anda anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler (m.539/2). Tanıklar için resmî vasiyetname düzenlenmesinde söz edilen okuryazar olma koşulu dışındaki yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir (m.539/3). İkinci aşama olan belgeleme aşamasında ise tanıkların uygulayabileceği iki yol bulunur. İlkinde, tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazarak imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Bu belgeyi iki tanık birlikte, vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verir. Hâkime, mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine açıkladığını beyan ederler (m.540/1). Tanıkların uygulayabileceği ikinci yol ise, kendileri belge düzenleyip mahkemeye sunmak yerine, iki tanığın birlikte vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup beyanlarını hâkim önünde yaparak mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilmeleridir (m.540/2).

VASİYETNAMEYE İTİRAZ VE VASİYETNAMENİN İPTALİ

TMK m.557’de sayılan iptal nedenlerinden birinin varlığı halinde mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları, kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde Sulh Mahkemesi’ne itirazını bildirerek lehine tasarrufta bulunulan kimseye TMK m.598/2’de yer alan mirasçılık belgesi verilmesini engelleyebilmektedir. Kanunda sayılan iptal davası açabilme sebepleri; ehliyetsizlik, irade sakatlığı halleri, hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekle uymamadır. Sayılan sebeplerden birinin varlığı halinde, vasiyetnamenin geçerlilik koşulları sağlanmayacağından tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından vasiyetnamenin iptali davası açılabilmektedir. Davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Hak düşürücü süreler TMK m.559/1’de “davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl” olarak düzenlenmiştir. Belirtmek gerekir ki; iptal davası açılmamış ise, ölüme bağlı tasarrufun ifası için açılan davada hükümsüzlük, defi yoluyla herhangi bir süreye tabi olmaksızın ileri sürülebilmektedir (m.559/2).

Dipnot:

(1) Kumru Kılıçoğlu Yılmaz, “Resmi Vasiyetname”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 0/133 (2017): 371, http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2017-133-1705 (Erişim Tarihi: 21.03.2021).

(2) Mustafa Dural, Turgut Öz, Miras Hukuku, 15.bs., (İstanbul: Filiz Kitabevi,2020), 84.

(3) Osman Gökhan Antalya, Miras Hukuku, 4.bs., (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019), 171.