| Okuma Süresi: < 1

“VARSAYIMA DAYALI ŞEKİLDE İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNİN MASUMİYET KARİNESİNİ İHLAL ETTİĞİNE” İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR AYM KARARI

AV. ADEM SUBAŞI

Karara konu olayda başvurucu, kendisine ait olan bir aracı kiralama şirketine kiralamıştır. Söz konusu araç, daha sonra anılan şirket tarafından üçüncü bir kişiye kiraya verilmiştir. Kiracı da bahse konu aracı, sürücü belgesi olmayan başka bir şahsın sürmesine izin vermiştir. Bunun üzerine aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin verildiği iddiasıyla araç sahibine de tescil plakası üzerinden 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca 1.609 TL idari para cezası verilmiştir. Başvurucu; salt aracın sahibi olduğu gerekçesiyle kendisine idari para cezası verildiğini, bu hususta kusurunun bulunmadığını ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini belirterek anılan cezanın iptal edilmesi istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine başvurmuştur. Yapılan başvuru kesin olarak reddedilmiştir.

 

AYM yapmış olduğu değerlendirmede; başvuruya konu olaydaki kabahatin oluşması için aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin verilmesi gerektiğini; somut olayda Mahkemenin, başvurucunun bahse konu aracın “sahibi” olmasını idari para cezası yaptırımı uygulanması için yeterli gördüğünü;  araç sahibinin kastının bulunup bulunmadığı, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine bilerek izin verilip verilmediği gibi hususların değerlendirilmediğini; bu konuda bir tespit yapılmadığını ve yalnızca karineden yararlanılarak sonuca ulaşıldığını belirtmiştir. Ancak AYM’ye göre; kabahatin işlendiğine ilişkin olarak Mahkemece yapılan varsayımın

aksinin ispatı mümkün değildir. Başvurucunun yöneltilen fiille ilgili savunma ve bunun aksini ispat bakımından yaptırımı uygulayan idare ile arasında önemli bir dezavantaj oluştuğunun ve böylelikle kullanılan varsayımın masumiyet karinesini ihlal eder boyuta ulaştığının altı çizilmiştir. Başvurucuya itiraz imkanının tanınmış olması da masumiyet karinesinin ihlalini telafi etmemiştir. Bu nedenle; varsayıma dayalı şekilde idari para cezası verilmesinin Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesini ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.”