| Okuma Süresi: 4 Dakika

SANAYİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE ÜRETİMİN DESTEKLENMESİ AMACIYLA BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYIMLANDI

STJ. AV. SEDA ARICI

‘Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ 18.06.2017 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiş olup, 18.maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen ek 38.madde ile 36.madde 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmek üzere, diğer maddeleri 01.07.2017 tarihli Resmî Gazetede yayımlanma tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Kanun ile birçok önemli değişiklik getirilmiştir. Kısaca özetlemek gerekirse;

 

Öncelikle, 02.01.1924 tarihli ‘Hafta Tatili Hakkında Kanununun’ yürürlükten kalkması ile, artık Sanayi İşletmeleri her yıl hafta tatillerinde çalışabilmek için belediyelerden hafta sonu çalışma ruhsatı almak zorunda kalmayacak olup haftasonu da çalışma yapabilecektir.

6948 sayılı ve 17.04.1957 tarihli Sanayi Sicili Kanununa getirilen değişiklik kalemleri ise kısaca şu şekildedir:

–    1.maddede düzenlenen ‘sanayici’ tanımı yeniden yapılandırılmış olup, bilişim teknolojisi ve yazılım üreten işletmeler de bu kanun kapsamına alınmıştır.

 

–    2.maddeye getirilen değişiklik ile, yeni kurulan sanayi işletmelerinin takibi ve üretim faaliyetine başlamadan önce yükümlülükleri konusunda bilgilendirilmesi amacı ile ön kayıt sistemi getirilmiş olup; Sanayi İşletmeleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda tutulacak sanayi siciline kaydedilerek, üretim faaliyetine başlamadan önce sanayi siciline ön kayıt yaptıracaklardır. İşbu kayıt işlemleri, elektronik ortamda olacak ve beyannamelerin elden veya posta ile gönderme zorunluluğu kaldırılacaktır.

 

–    Sanayi sicilinde kaydı olmadığı tespit edilen sanayi işletmelerine, süresinde sanayi siciline tescil ettirmeyenler için verilen idari para cezası kesilecektir. Bununla birlikte, bu işletmelerden faaliyette olup olmadıklarına bakılmaksızın sanayi siciline kaydolmayıp, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sanayi siciline kaydolup sicil belgesi alanlar hariç, bu tarihe kadar kaydolmayanlar hakkında idari para cezası uygulanacaktır. Fakat, işletmesinde meydana gelen değişiklikleri, verilmesi gereken beyannameleri ve senelik işletme cetvellerini, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi içinde vermeyenlere idari para cezası uygulanmayacaktır.

24.4.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Çağrı” üst başlıklı ve “Şekil” Kenar başlıklı 45.maddesine eklenen cümle şu şekildedir: “Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir”.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na getirilen değişikliklerle ise damga vergisinden muafiyet ve işletmelerin organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yapacakları yatırım alanlarındaki binaları emlak vergisinden istisna tutulacaktır.

3621 sayılı Kıyı Kanunu’na getirilen değişiklik ile Trabzon ve Zonguldak’a kıyı dolgu alanlarında Sağlık ve Endüstri Bölgeleri kurulacak olup bu yerler için yapılacak planlar hakkında İmar kanunu hükümleri uygulanacak ve bu alanlar özel mülkiyet konusu olmayacaklardır.

 

3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Kurulması Hakkında Kanun’a eklenen bentler ile, KOSGEB hesaplarına yatırılan aidat tutarlarının yıllık safi gelir üzerinden alınması hükmolunmuştur.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda yapılan değişiklikle, 3.maddede belirtilen tanımlamalar genişletilmiş; OSB yer seçimleri kararlarında komisyondaki herhangi bir kurum, kuruluşun olumsuz görüş vermesi ve oy birliği sağlamaması halinde nihai kararın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın vereceği belirlenmiştir. Bununla birlikte, OSB alanı içinde Hazine veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait arazilerin bulunması halinde bu araziler, yatırımların ve istihdamın teşvikine dair kanun kapsamındaki illerde bedelsiz devredilecek; diğer illerde ise harca esas değerleri üzerinden peşin veya taksitle OSB’lere satılacaktır. Yer seçiminin kesinleşmesinden sonra ise, OSB sınırları dışında kalan alanların planlaması, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya ilgili belediye tarafından en geç 1 yıl içinde yapılacaktır. Tüzel kişilik kazanan ve kuruluş tarihinden itibaren 6 ay içinde kamulaştırma işlemlerine başlayıp da 2 yıl içerisinde uzlaşılamayan tüm parseller için tespit ve tescil davası açmayan veya tüm parseller için açılan davalar neticesinde bedeli ödemeyen OSB’ler, tasfiye süreci başlatılarak resen terkin edilebilecek.

Yine aynı Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca, OSB’lere faaliyetleri için gerekli olan ve bakanlıkça uygun görülecek projeler için kredi verilebilecek, finans kuruluşlarından kullanılan krediler için ise kredi faiz desteği sağlanabilecek. Bununla birlikte OSB’ler, Bakanlıktan izin almak kaydıyla ayrı şirket kurma şartı aranmaksızın, OSB alanı içerisinde öncelikle kendi ihtiyacı olmak üzere elektrik üretim tesisleri kurma ve işletme hakkına sahip olacak; OSB tüzel kişiliği, bu kanunun uygulamasıyla ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacak ve OSB katılımcılarının enerji giderlerine dair düzenlemeler, serbest piyasa koşullarıyla oluşmuş fiyatlara müdahale edilmeksizin, Bakanlar Kurulunca yapılacaktır. Düzenleme ile Yurtdışında OSB kurulmasının da önü açılmıştır: OSB tüzel kişiliklerinin veya Türkiye’de yerleşik şirketlerin yetkili organlarınca karar alınması halinde yurt dışında OSB kurulmasına, kurulmuşlara ortak olunması ve bu OSB’lerin işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilebilecektir.

 

4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 4.maddesine eklenen bent ile getirilen değişikliğe göre: “Doğal gaz dağıtım şirketleri, organize sanayi bölgelerinin talebi ve muvafakati ile organize sanayi bölgeleri için şebeke ve bağlantı hattı yatırımları yaparak organize sanayi bölgelerinde dağıtım faaliyeti gerçekleştirebilir. Bu faaliyetlerin hangi koşullarda yapılabileceğine ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görüşleri alınarak Kurul tarafından belirlenir. Dağıtım şirketlerinin belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapacakları yatırımlar ve işletme giderleri tarifelerinde dikkate alınır.”

4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa getirilen değişiklikle, Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun amacını yeniden düzenlenmiş ve Endüstri bölgelerinin kurulması, yönetim ve işletilmesine ilişkin esasları ile birlikte Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşumunu, endüstri bölgelerinin kuruluşunu, ilanını, yatırım izni sürecini, teşvik tedbirlerini ve yönetici şirketin görev ve yetkilerini belirleyen hükümleri de kapsamaktadır.

 

Buna ek olarak, ÇED mevzuatına tabi faaliyetlerden “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilerek yatırımı kabul edilen faaliyetler hakkında gerekli izin, onay ve ruhsatlar verilmeden önce başvuruda bulunan yatırımcının, yatırımda kullanacağı sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere belirlenen oran dahilinde yatırdığı tutarı, özel endüstri bölgelerindeki yatırımcı ödemeyecektir. Ayrıca, “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen faaliyetler hakkında ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın 15 gün içinde gerekli diğer tüm ruhsat, izin ve onaylar verilecektir.

 

Yürürlüğe giren Kanunla yine 4737 sayılı Kanuna yapılan değişiklik uyarınca, özel endüstri bölgeleri kurulacaktır. Buna göre, üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı 150 bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar planları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az 50 bin metrekare tevsi imkanı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan, 200 bin metrekareden büyük alanlar, Bakanlar Kurulunca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecektir. Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kalan, başvuru sahibinin mülkiyetindeki araziler, parseller halinde veya işletme binaları da yapılmak suretiyle satılabilecek, kiraya verilebilecektir.

 

İşbu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütecektir.