| Okuma Süresi: 6 Dakika
|

Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

İREM EZGİ ÇAVUŞOĞLU
Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu‘nda düzenleme alanı bulan piyasa dolandırıcılığı suçu, mali suçlar arasında yer almaktadır. Yasa koyucu, bireysel ve kurumsal yatırımcıyı piyasa manipülasyonlarından korumak için; piyasa dolandırıcılığı suçunu hükme bağlamıştır. Böylelikle, sermaye piyasalarında şeffaflığın ve güvenin sağlanması amacıyla caydırıcı ve etkin yaptırım mekanizmaları öngörülmüştür.

Sermaye Piyasası Nedir?

Sermaye piyasası, tasarruf sahiplerinin fonlarının, fon talep edenlere aktarılırken finansal aracıların kullanıldığı bir sistemdir. Fon talep eden ile fon arz edenler, aracı kurumlar başta olmak üzere sermaye piyasası kurumları aracılığıyla ilişki kurmaktadır.

6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçu ilk olarak sermaye piyasası araçlarının kötüye kullanımı düzenlemektedir. Sermaye piyasası araçlarına ilişkin genel bir tanım SPK’nın 3. maddesinde “menkul kıymetler ve türev araçlar ile yatırım sözleşmeleri de dâhil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer sermaye piyasası araçları” olarak düzenlenmiştir.

Bir ülkenin kalkınması için sermaye piyasasının; şeffaf, istikrarlı, adil ve güvenli bir yapıya haiz olması gerekmektedir. Sermaye piyasası ekonomik düzenin mihenk taşlarından biri olduğu için sermaye piyasası suçları, piyasanın sağlıklı bir şekilde işlemesini ve istikrarı sağlamak üzere Sermaye Piyasası Kanunu’nda hükme bağlanmıştır ve bu suçlar açısından cezai yaptırımlar öngörülmüştür.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçu

Piyasa dolandırıcılığı suçu, işleme veya bilgiye dayalı olmak üzere iki şekilde işlenmektedir. İşleme dayanan piyasa dolandırıcılığı suçunda sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine yönelik;

  • Yanlış ya da yanıltıcı izlem uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar,
  • Emir verenler,
  • Emri iptal edenler,
  • Emri değiştirenler,
  • Hesap hareketleri gerçekleştirenler,

Üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bine kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunun Hukuki ve Maddi Konusu Nedir?

Piyasa dolandırıcılığı suçunda korunan ilk hukuki menfaat milli ekonomidir. Menkul kıymetlerin yapay olarak manipüle edilmesi; kısa vadede de olsa, mal ve hizmetlerin fiyatlarını, banka faizlerini etkilemekte ve milli ekonomi de doğrudan zarara uğramaktadır.

Ayrıca, bu suçun düzenlenmesiyle birlikte; sermaye piyasasının düzgün işleyişi de korunmak istenmiştir. Eğer söz konusu değerler ihlal edilirse piyasa; adil, şeffaf, güvenilir, istikrarlı ve rekabete elverişli olmaktan yoksun kalacaktır.

Sermaye piyasası araçlarının bu şekilde manipüle edilmesi menkul kıymetleri satışa arz eden ve bunları alan yatırımcıların da ekonomik menfaatlerini kötü yönde etkileyecektir. İşleme dayalı ve bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunda maddi konu sermaye piyasası araçlarıdır.

İşleme Dayalı Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu bakımından fail herhangi bir özellik göstermediği için özgü suç değildir. Dolayısıyla suçun yasal tanımında “alım veya satım yapanlar, emir verenler, emri iptal edenler, emri değiştirenler veya hesap hareketi gerçekleştirenler” fail olarak nitelendirilmiştir. Tüzel kişiler fail olarak nitelendirilemeyeceğinden ötürü, tüzel kişi yetkilileri hakkında hüküm verilecek ve tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri söz konusu olacaktır.

Piyasa dolandırıcılığı suçunda mağdurun kim olduğu konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Bir görüşe göre; geniş anlamda mağdur devlet ve dar anlamda mağdur da yatırımcılardır. Piyasa dolandırıcılığı suçuyla korunması amaçlanan hukuki menfaat toplumun genelini kapsadığı için, mağdur da toplumu oluşturan her bir birey olarak nitelendirilebilir.

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu icrai olarak işlenebilmektedir. “… yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler” şeklinde düzenlendiğinden ötürü seçimlik hareketle işlenebilen bir suç olarak düzenlenmiştir.

Bu kapsamda sermaye piyasası araçlarının alım veya satıma konu olması için, yatırımcı ile aracı kurum arasına çerçeve bir sözleşme yapılmalıdır. Yatırımcı borsa üyesi, kuruma menkul kıymetin alım veya satımına ilişkin emir verir. Bu emir borsa sistemine aktarılır ve başka bir tarafın alım veya satım emriyle örtüşmesi suretiyle alım-satım işlemi gerçekleşir. İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığında önemli olan alım-satım işleminin eşleştirilmesi veya yatırım/alım yapmak isteyen kişi ile satım yapmak isteyen kişinin emirlerinin borsaya iletilmesidir. Söz konusu suç ise borsada fiyatların oluşması ve bu esnada fiyatların manipülasyondan etkilenmesi suretiyle gerçekleşir.

Emir verme halinde ise yatırımcı, sermaye piyasası aracı alımı veya satımı için aracı kuruma talimatta bulunur, talimatın aracı kurum aracılığıyla borsaya iletilmesiyle sonuç gerçekleşir. Sisteme iletilmiş olan emirler, piyasada karşı emirlerle eşlememiş olmaları halinde emir iptal edilebilir. Belli bir ücret verilmesi karşılığında emir tamamen iptal edilebileceği gibi, emirin miktarında azaltma veya artış da yapılabilir. Emrin iptal edilmesi durumunda, başta verilen emrin hukuka aykırı olmasına gerek yoktur, manipülatif amaç güderek iptal edilmesi hali cezalandırılmaktadır.

Borsaya iletilen işlemler, borsada işleme dönüşmeden önce değiştirilebilir. Bu emir değiştirme, Borsa İstanbul A.Ş. Yönetim Kurulu’nca belirtilen esaslara göre aracı kurumlar tarafından yapılmaktadır. Hesap hareketleri gerçekleştirme; hesaplar arası transfer yapma, virman anlamına gelmektedir. Hesap hareketlerinin, m. 107 kapsamında seçimlik hareket biçimlerinden biri olarak düzenlenmesi sayesinde; piyasa dolandırıcılığının, gerek failin kendi hesapları, gerekse başkalarının hesabını kullanarak işlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Suçun manevi unsuru bakımından kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun yasal tanımında amacıyla ifadesine yer verildiğinden ötürü belirli bir saik aranmaktadır. Özel kasıt söz konusudur. Dolayısıyla fail, “yanlış veya yanıltıcı izlenim yaratmak” amacıyla, özel kasıtla hareket etmelidir. SPK m. 107 kapsamında düzenlenen suçun her iki biçimi için de olası taksir veya taksir hali mümkün olmayacaktır.

Hukuka uygunluk nedenleri SPK m. 108 kapsamında piyasa dolandırıcılığı sayılmayan haller olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda:

  • TCMB ya da yetkilendirilmiş kişiler tarafından para, döviz kuru, kamu borç yönetim politikalarının uygulanması veya finansal istikrarın sağlanması amacıyla işlem yapılması,
  • Geri alım programları, çalışanlara pay edindirme programları ya da ihraççı veya bağlı ortaklığının çalışanlarına yönelik diğer pay tahsis edilmesi,
  • Fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına ilişkin düzenlemelerine uygun olarak icra edilmeleri kaydıyla, münhasıran bu araçların piyasa fiyatının önceden belirlenmiş bir süre için desteklenmesi amacıyla sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının yapılması yahut emir verilmesi veya emir iptal edilmesi,

Piyasa dolandırıcılığı olarak değerlendirilmeyecektir. Bu sebepler yalnız piyasa dolnadırıcılığının işleme dayalı olarak işlenmesi hali bakımından hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmiştir.

Sermaye Piyasası Kurulu Tarafından Belirlenen Manipülatif İşlem Türleri Nelerdir?

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığına en sık rastlanan biçim kendinden kendine işlem (wash sales); görünürde bir alım satım işleminin yapılması fakat alıcı ile satıcının aynı kimse olması yüzünden mülkiyetin değişiklik göstermemesidir.

Tarafların önceden anlaşarak emirlerin karşılaşmasını sağlamaları (matched order) ise başka bir yatırımcı tarafından zaman-miktar-fiyatın istenilen emirlerle karşılaşacağının bilinmesi durumudur.

Ayrıca, yoğunlaşma (runs) ve mümkün olmayan emirler (spoofing), arzı kısıtlama (corner) ve seans açılış kapanışlarını belirleme (opening-closing market manipulation) yöntemleri de manipulatif işlem olarak değerlendirilmektedir.

Bilgiye Dayaılı Piyasa Dolandırıcılığı Suçu Nedir?

Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu herkes tarafından işlenebilen, özgü suç niteliğinde olmayan bir suçtur. Mağdur ise her iki suç tipinde korunan değer aynı olduğu için toplumdaki her bir birey olarak nitelendirilmektedir.

Bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu da seçimlik hareketli bir suçtur. Bu kapsamda “yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak veya rapor hazırlamak ya da bunları yaymak” seçimlik hareket olarak sayılmıştır. Bunlardan yalnız birinin gerçekleşmesi suçun işlenmesi bakımından yeterlidir. Sermaye piyasası araçlarının değerleri ile ilgili bilgi verme; bir şirketin mali durumu hakkında, finansal tablolarına ilişkin bazı kalemlerin kasıtlı olarak artırılarak veya azaltılarak yalan yanlış bilgi vermek şeklinde gerçekleşmektedir.

Söylenti çıkarma hali ise sermaye piyasası araçları hakkında asılsız bilgi çıkarmak, iflas ettiğini söylemek biçiminde olumsuz bir kanı oluşturma şeklinde görülmektedir. Bir şirketin borsadaki itibarını etkileyecek haber yapılması suç kapsamında seçimlik hareketlerden biridir. Haberler çok hızlı yayıldığından ötürü yatırımcılar açısından telafisi zor bir durum yaratmaktadır, itibarları zedelenmektedir.

Belli bir olaya dayanılarak sermaye piyasası ve araçları üzerinde nasıl sonuç doğurduğu yönünde yorum yapma ve yanlış bir kanı uyandıracak şekilde mali durumu yansıtan rapor hazırlama da seçimlik hareket olarak değerlendirilmektedir.

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığının aksine 107. maddenin 2. fıkrasında düzenleme alanı bulan bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu sırf hareket suçu değildir. Suçun yasal tanımında seçimlik hareketlere ek olarak menfaat sağlanması da şart koşulmuştur. Bu nedenle seçimlik hareketlerden biri gerçekleşse dahi menfaat sağlanmadan suç oluşmayacaktır.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunda Teşebbüs Nedir?

Hem işleme dayalı, hem de bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu teşebbüse elverişli suçlardır. İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı sırf hareket suçu teşkil ettiğinden ötürü eğer hareket bölünebiliyorsa teşebbüs mümkündür. Bilgiye dayalı işlenmesi halinde netice bakımından menfaat sağlanması arandığından dolayı menfaat elde edilememişse suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunda Zincirleme Suç Nedir?

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı halinde belirli bir zaman (1 ay, 3 ay, 2 yıl vs.) içerisinde farklı günlerde birden çok fillin gerçekleştirilmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Aynı şekilde, tek bir bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu işleme kararı kapsamında birden çok defa seçimlik hareketlerin farklı zamanlarda gerçekleştirmesi durumunda da zincirleme suç söz konusu olacaktır.

Fikri İçtima Nedir?

İşlenen bir fiil dolayısıyla birden çok kanun hükmünü ihlal edilmesi halinde cezası en ağır olandan cezalandırılmaktadır.

Örneğin, bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu (sermaye piyasasında faal olan şirketin yetkilisi, yatırımcıların kararını etkilemek için gerçeğe aykırı bilgi vermesi) söz konusu olduğunda aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 164’te düzenlenen şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçu da işlenmiş olur. Bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunun cezası diğerine göre daha fazla olduğu için SPK m. 107’den hüküm kurulacaktır.

Piyasa Dolandırıcılığı Suçunda İştirak Nedir?

Piyasa dolandırıcılığı suçunun müşterek faillik, dolaylı faillik, şeriklik (azmettirme ve yardım etme) şeklinde işlenmesi mümkündür. Bu bağlamda iştirak bakımından SPK m. 107 hükmü herhangi bir özellik arz etmez.

Yaptırım Nedir?

İşleme dayalı ve bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçları için hem hapis, hem de adli para cezası öngörülmüştür. Bu iki ceza seçimlik olarak değil, birlikte düzenlenmiştir. İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı bakımından hükmedilecek adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatten az olmaması gerektiği düzenlenmiştir.

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı halinde, “üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası” , bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı halinde ise “üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası” ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

Etkin Pişmanlık Nedir?

SPK m. 107/1’de düzenlenen işleme dayalı piyasa dolandırıcılığı bakımından etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; işleme dayalı suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı, hazineye;

  • Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
  • Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

Bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı açısında etkin pişmanlık öngörülmemiştir.

Görevli-Yetkili Mahkeme Hangisidir?

HSYK Birinci dairesinin 09/05/2013 tarihli, 864 sayılı kararı gereğince SPK kapsamında değerlendirilen suçlarla ilgili Asliye Ceza Mahkemesi görevli kılınmıştır.

Piyasa dolandırıcılığı suçu bakımından suçun işlendiği yer Borsa İstanbul’un bulunduğu yer olan İstanbul kabul edilmektedir. Dolayısıyla İstanbul Asliye Ceza Mahkemeleri yetkili kılınmıştır.


Kaynakça

  • Coşkun, Seçil. Sermaye Piyasası Hukukunda Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (6362 SAYILI SPKN MD. 107) (Ankara: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2020).
  • Duman, Buminhan. Sermaye Piyasası Kanununda Piyasa Dolandırıcılığı (Manipülasyon) Suçu (Ankara: Adalet Yayınevi, 2020).
  • Paşaoğlu Köroğlu, Duygu. 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 107. Maddesi Çerçevesinde Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (İstanbul: Medipol Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2019).

İlginizi Çekebilir: