| Okuma Süresi: 3 Dakika

ÖN ÖDEMELİ KONUT SATIŞLARINDA TÜKETİCİNİN TAZMİNAT YÜKÜ ARTIRILDI

MUSTAFA GÜNEŞ

23.01.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 684 Sayılı KHK’nin 8’inci maddesi uyarınca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (“TKHK”) 45’inci maddesinde yapılan değişiklikler neticesinde madde metninin son hali aşağıdaki şekildedir:

 

“Sözleşmeden Dönme

Madde 45

(1) Ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibaren yirmi dört aya kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı vardır. Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı; konutun satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile sözleşme tarihinden itibaren ilk üç ay için sözleşme bedelinin yüzde ikisine, üç ila altı ay arası için yüzde dördüne, altı ila on iki ay arası için yüzde altısına ve on iki ila yirmi dört ay arası için de yüzde sekizine kadar tazminatın ödenmesini isteyebilir.

(2) Satıcı, yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmezse tüketiciden herhangi bir bedel talep edemez. Tüketicinin ölmesi veya kazanç elde etmekten sürekli olarak yoksun kalması sebebiyle ön ödemeleri yapamayacak duruma düşmesi ya da sözleşmenin yerine olağan koşullarla yapılacak bir taksitle satış sözleşmesinin konulmasına ilişkin önerisinin satıcı tarafından kabul edilmemesi yüzünden sözleşmeden dönülmesi hâllerinde tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez.

(3) Sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç yüz seksen gün içinde tüketiciye geri verilir. Satıcının aldığı bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade ettiği tarihten itibaren, tüketici on gün içinde edinimlerini iade eder.

 

Makale İçeriği

DEĞERLENDİRMEMİZ

Görüldüğü üzere madde metninde daha önce teslim tarihine kadar olan sözleşmeden dönme hakkı 24 aylık bir süre ile sınırlanmakta ve dönme halinde daha önce %2 olarak ödenecek tazminat da sırasıyla ilk 3 ay, 6 ay, 12 ay ve 24 ay itibariyle %2, %4, %6 ve %8 olarak belirlenmektedir. Yine 3’üncü fıkradaki tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve belgelerin iade süresi de 90 günden 180 güne çıkarılmış bulunmaktadır.

Söz konusu KHK Anayasanın 121’inci maddesi uyarınca çıkarılmış bir KHK olduğunda aşağıdaki usule tabidir:

Anayasa

Madde 121/3

 “Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte belirlenir.”

TBMM’nin onaylamaması hali hariç yayınlandığı an itibariyle yürürlüğe girmesi sebebiyle bu KHK yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. TBMM’nin bu kararnameyi onaylamama ihtimali ise pratikte mümkün görünmemektedir. Madde metnine dikkat edilirse, Cumhurbaşkanının başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu, “olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda” KHK düzenleme yetkisini kullanabilir. Burada söz konusu olan 6502 sayılı Kanun’un 45’inci maddesinin OHAL’in gerekli kıldığı bir durum olup olmadığı elbette tartışılabilir. Ancak bu yönde bir gerekçeyle AYM’de bir iptal davası açılmaması halinde bu KHK hükmü olduğu gibi yürürlükte kalacaktır ve yürürlükte olan bir hukuk normunu görmezden gelemeyiz.

Söz konusu yasal değişikliğin ön ödemeli konut satış sistemi bakımından KHK’nın yürürlük tarihinden evvel imzalanmış gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine etkisi konusunda ise şunları söylemek lazım. TKHK tüketici lehine yorum kuralının cari olduğu bir alanı düzenlemektedir. KHK ile yapılan tadilde ise birinci fıkrada satıcı lehine bir sınırlamaya gidildiği ve sözleşmeden dönme halinde ödenecek tazminatın 3, 6, 12 ve 24 aylık periyotlar dikkate alınarak ağırlaştırıldığı görülmektedir. Tüketici lehine bir tadil halinde çok kolaylıkla eski sözleşmelerin de bu yeni düzenleme ile genişletilmiş haklardan yararlanacağını söyleyebilirdik. Burada ise tüketici aleyhine bir sınırlama söz konusu olduğundan bu soruyu aynı kolaylıkla yanıtlamak mümkün değildir. Ancak, ön ödemeli konut satışındaki tüketici işleminde tüketicinin temel saiki “sözleşmeden dönme” hakkının kapsamı olamayacağına göre, bizim yorumumuz; KHK’dan önce imzalanmış sözleşmeler bakımından 23.01.2017 tarihine kadar dönme hakkı kullanılmamış olaylar bakımından bu sözleşmelerin TKHK m.45/1’in yeni haline tabi olacağı yani KHK’dan sonra dönme hakkını kullananların aşağıda belirtilen tazminat oranlarını ödemek zorunda kalacağı yönündedir. Fakat, sözleşmede TKHK m.45/1’in eski hükmünün lafzına metin içinde yer verilmişse, oradaki düzenleme Kanuna rağmen akdi bir anlaşma olarak kabul edilebilecek ve tüketicinin yüze iki ile sınırlı bir tazminat ödemek durumunda olacağı söylenebilecektir.

Konuya kanunun amacı yönünden yaklaştığımızda da öyle anlaşılıyor ki, kanun koyucu bu yeni düzenleme ile ülke ekonomisinin lokomotifi konumundaki gayrimenkul ve inşaat sektörünü korumak istemiş ve yaşanan ekonomik sıkıntılardan ürken ve TKHK m.45/1’deki %2’lik dönme cezasını göze alan tüketicilerin sözleşmelerden dönmesinin önüne geçmek istemiş olsa gerektir. Tadildeki bu korunan çıkar dikkate alındığında yukarıda yer verdiğimiz yorum, yani bu düzenlemenin KHK öncesindeki sözleşmeler bakımından da geçerli olacağı hususu daha anlaşılır hale gelecektir.