| Okuma Süresi: 4 Dakika

KONKORDATO SÜRECİ VE ÇEŞİTLERİ

AV. ALİ CANER DEMİRCİ ELİF BAŞAK DERECİ

Konkordato, İcra İflas Kanunu (“İİK”) madde 285- 309 hükümlerinde düzenlenmiş olup işbu uygulama mali durumu bozulmuş olan borçlular ile borçlunun alacaklılarını korumayı amaçlamaktadır. Konkordato ile borçlu, borçlarını konkordato projesinde kabul edilen şekilde ödeyerek borçlarının tamamından kurtulur. Konkordato borçlu ile alacaklılar arasında yapılan yeniden yapılandırma anlaşmasıdır. İcra İflas Kanunu’na göre üç çeşit konkordato düzenlemesi mevcuttur.

 

Konkordato, konkordatoya taraf olmayan ve bunu kabul etmeyen alacaklıları dahi bağlayan bir anlaşmadır. Bu nedenle konkordatonun kabulü için, alacaklı kişiler ve alacak miktarları bakımından iki ayrı çoğunluğun bulunması gerekir. Bu kapsamda, konkordatonun uygulanabilmesi için, alacaklıların yarısı konkordatoyu kabul etmelidir; ancak bu kişilerin alacakları toplamı da tüm alacak tutarının üçte ikisinden fazla olmalıdır.

 

OHAL kapsamında 31.07.2016 tarihinde yayınlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesi ile sermaye şirketlerinin iflas erteleme talebinde bulunması ve mahkemelerce iflas ertelemeye karar verilmesi engellenmiş ve konkordato yeniden gündeme gelmiştir. 15.03.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan İcra ve İflas Kanunun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile konkordato yolunda değişiklikler yapılarak günümüze uyarlanması amaçlanmıştır.

 

Adi Konkordato

Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde (Mevzuatımızda sermaye şirketlerinin pasifinin (borçlarının) aktifinden fazla olması limited şirketler için özel bir iflas sebebi saymıştır) bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Önceki düzenlemeye göre bu talep tutulması zorunlu olan defterlerin durumunu gösteren bir cetvel eklenerek İcra Mahkemesi’ne sunulmaktaydı; son değişiklikler (15.03.2018 tarihinde yayımlanan İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun) ışığında cetvel ekleme zorunluluğu kalkmış olup yetkili ve görevli mercii; bu talebin muhatabı iflasa tabi olan borçlular için; borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. ; iflâsa tabi olan borçlu için, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler için, Türkiye’deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olup; iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Adi Konkordato borçlunun iflasına karar verilmeden önce başvurabileceği yoldur. Öncelikle borçlu ya da iflas isteyebilecek alacaklılardan biri icra mahkemesine dilekçe ile başvurup bir konkordato projesi (teklifi) vererek borçları ne surette ödemeyi teklif ettiğini belirtir. Borçlunun, projesine ayrıntılı bilançosunu ve gelir gider tablosunu da eklemesi gerekir. İcra mahkemesi, konkordatonun şartlarının mevcut olduğunu görürse, derhâl en çok üç aylık olmak üzere geçici mühlet kararı verir.

 

Önceki düzenlemedeki “konkordato mühleti” ibaresi “Geçici mühlet” adını almış olup konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun gerekli belgeleri ve katıları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması halinde geçici mühlet kararı verilecektir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanacaktır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilecektir. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

 

İşlerinde doğrulukla hareket eden, özenli davranan ancak buna rağmen mali durumu bozulan bir borçluya, henüz konkordato tasdik edilmeden konkordatonun hükümlerinden yararlanabilme imkanı sağlar. Bu süre içinde, borçluya karşı takip yapılamaması sebebiyle borçlu rahatça alacaklıları ile konkordato yapabilir. Mühlet verilebilmesinin şartları: konkordatonun başarılı olma ihtimalinin bulunması ve borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı taşımamasıdır.

 

İcra mahkemesi, borçlunun teklifini basit yargılama usulüne göre inceler. Borçluyu ve talepte bulunmuş ise alacaklıyı dinler. Mahkeme inceleme sonunda, gerekli şartların bulunmadığı kanaatine varırsa, talebi reddeder.

 

Mahkeme, şartların mevcut olduğunu görürse talebi kabul eder ve bir veya birkaç konkordato komiseri tayin eder. Komiser, alacaklıları toplantıya çağırır ve alacaklılar yapılacak oylama sonucu konkordatonun kabul edilip edilmeyeceği hakkında karar verir. Alacaklıların yarıdan fazla ve alacağın üçte iki çoğunluğu aranır. Alacaklıların konkordatoyu kabulü üzerine, konkordato ticaret mahkemesinin tasdikine sunulur. Ticaret mahkemesi, konkordatoyu tasdik ederse, konkordato hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlar. Borçlu, borçlarını konkordato çerçevesinde ödemeye başlar; şayet tenzilat konkordatosu söz konusu ise belli oranda(iskonto) borçlarından kurtulur.

 

Konkordatonun tasdik şartları; tebliğ edilen meblağ borçlunun kaynakları ile orantılı olmalı, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda, paraya çevirme halinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağ, iflas yoluyla tasfiye halinde elde edilebilecek bedelden fazla olmalı, konkordato gerekli çoğunlukla kabul edilmiş olmalı, alacaklılar açıkça vazgeçmedikçe, kanunda öngörülen alacaklar için yeterli teminat gösterilmiş olmalı, tasdik için gereken giderler ve harçlar depo edilmelidir.

 

Geçici mühlet içinde borçluya karşı takip yapılamaz, önceden başlamış takipler durur, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemezBorçlunun malları hakkında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz.

 

Ancak mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; fakat bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

 

Mühlet içinde borçlunun tasarrufları sınırlanır. İcra mahkemesinin izni dışında, rehin ve ipotek tesis edemez, taşınmaz satamaz, işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve takyit edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Bunlara ilişkin hazırlanan ve imzalanan sözleşmeler hükümsüzdür.

 

Borçlu iyiniyetli davranmaz ya da yükümlülüklerine aykırı davranırsa mahkeme mühleti kaldırır. Mühletin kaldırılması kararı kesinleşip kararın ilan edilmesinden itibaren 10 gün içinde alacaklılardan her biri, borçlu iflasa tabi kişilerden olmasa bile borçlunun iflasını isteyebilir.

 

Mahkemece tasdik edilerek yürürlüğe giren konkordato, kural olarak alacakları mühlet kararından önce veya komiserin onayı olmaksızın konkordatonun tasdikine kadar doğmuş olan bütün alacaklılar için mecburidir. Rehinli alacaklar ve m.206/1’de sayılan devlet alacakları istisnadır.

 

İFLASTAN SONRA KONKORDATO

İflasına karar verilmiş bir kimse karar verilen bu iflas kararının kaldırılması için konkordato teklif edebilir. Bu hak sadece müflis (“mahkeme tarafından iflas ettiğine hükmedilen kimse”) borçluya tanınmıştır. İflas masasının açılması ile paraların kesin dağıtımı arasındaki dönemde, konkordato teklifinde bulunulabilir. Borçlunun başarılı olma ihtimalinin bulunması ve alacaklılara zarar verme kastının olmaması gerekir. Borçlu aynı zamanda kaynakları ile orantılı bir ödeme teklifinde bulunması gerekir.

 

Müflis, iflas tasfiyesi sırasında konkordato teklifini(proje) iflas dairesine verir. Müflis bu projeye, ayrıntılı bilançosunu, gelir tablosunu ve defterlerinin durumunu bildiren cetvel eklemek zorunda değildir.

 

İflastan sonra konkordatoda geçici mühleti yoktur ve bir komiser tayin edilmez. Devam etmekte olan iflas tasfiyesi durmaz. Tasfiye işlemleri ikinci alacaklılar toplantısına kadar devam eder. Ancak iflas masasındaki malların paraya çevrilmesi, konkordato teklifi ile konkordatonun tasdiki talebi hakkındaki ticaret mahkemesi kararına kadar kendiliğinden durur. Ancak bu süre 6 ayı geçemez.

 

İkinci alacaklılar toplantısının konkordatoyu kabulü hakkındaki karar, iflas idaresi tarafından dosyayla birlikte iflas kararını vermiş olan ticaret mahkemesine tasdik talebiyle sunulur. Ticaret mahkemesi, tasdik şartlarını inceler ve mevcudiyetlerinin olduğuna kanaat getirirse tasdik eder. Karar tasdiklenince mahkeme durumu iflas idaresine bildirir.  İflas idaresi de iflasa karar vermiş olan ticaret mahkemesinden iflasın kaldırılmasını talep eder. Ticaret Mahkemesi talebi reddederse iflas idaresi tasfiyeye devam eder. Ancak, Ticaret Mahkemesi söz konusu bu talebi kabul ederse iflas kaldırılır.

 

MALVARLIĞININ TERKİ SURETİYLE KONKORDATO

Malvarlığının terki suretiyle konkordato borçlu, malvarlığı üzerindeki tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisini alacaklılara verir. Bu şekilde alacaklılar, borçlunun -kendilerine terk edilen- malvarlığını tasfiye ederek alacaklarını tahsil ederler. Tasfiye memurlarını alacaklılar seçebilir; ancak İcra Mahkemesi seçilen kişiyi onayladıktan sonra, tasarruf yetkisi alacaklılara ve tasfiye memurlarına geçer. Tasfiye memurları, borçlunun mallarını iflas tasfiyesinde izlenen sürece benzer bir şekilde tasfiye eder ve elde edilen para, alacaklılara dağıtılır. Adi konkordato hükümleri, işin niteliğine aykırı düşmediği sürece, malvarlığının terki suretiyle konkordatoda uygulanır. Malvarlığının terki suretiyle konkordato, iflas tasfiyesi süresince malvarlığının değerinden düşük fiyatlara satılması riskine karşı borçluyu; iflas sürecinin uzun sürmesi ve alacağını tahsil edememe riskine karşı alacaklıyı koruyan bir tasfiye sürecidir.