| Okuma Süresi: 18 Dakika

KAMU BORÇLARINI YAPILANDIRAN KANUN KABUL EDİLDİ

AV. ADEM SUBAŞI

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı, 11.05.2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından kabul edilerek yasalaşmıştır. Henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadığından yürürlüğe girmemiş olan 7143 sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un ülke ekonomisinin büyüme hızını desteklemek ve kalkınmayı devam ettirmek amacıyla dünyadaki ekonomik ve politik riskler ile yakın coğrafyalarda yaşanan bölgesel olayların vatandaşlar üzerinde oluşturması muhtemel etkisini bertaraf ederek müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkan sağlamak gibi amaçlara hizmet etmesi amaçlanmıştır. İşbu Kanun;

-Kamuya olan borçların yapılandırılarak ödenmesini,

-Mevcut ve muhtemel ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılmasını,

-Matrah ve vergi artırımı yoluyla vergilendirmede öngörülebilirliğin artırılarak geçmiş vergilendirme dönemleri ile ilgili olası risklerin ortadan kaldırılmasını,

-İşletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun hale getirilerek kayıtlı ekonomiye geçişin teşvik edilmesini

Sağlamayı öngörmektedir.

Ayrıca, mali yükümlülükleri yerine getirilmeden yapılmış kaçak yapıların, yapılan düzenleme ile Yapı Kayıt Belgesi altında kayıt altına alınması amaçlanmıştır. Yapılan düzenleme ile vatandaşla Devlet arasında imar barışı yapılmaktadır. Yapı Denetimi Hakkında Kanunda yapılan değişikliklerle;

-Yapı denetim sisteminde teknik öğretmen, tekniker ve teknisyenlerin belirli sınırlar içerisinde denetim görevi almasını teminen yardımcı kontrol elemanının tanımına yer verilmiştir.

-Yapı denetimi hizmet bedeli oranı sabitlenerek farklı fiyat uygulamaları önüne geçilmiş ve böylece yapı sahiplerinin mağduriyetinin engellenmesi amaçlanmıştır.

-Bir ilde faaliyet gösterebilecek yapı denetim kuruluşlarının sayısının belirlenmesi ve adaletli iş dağıtımının sağlanması gibi konuların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

-Yapı denetim kuruluşlarının yapı denetim hizmetlerinde görevlendirmelerine ilişkin yapılan değişiklik dolayısıyla bu konuya ilişkin hükmün yürürlüğe girmesinden önce imzalanan sözleşmelerin geçerli olacağı düzenlenmiştir.

Bunun yanında, İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesinin meskun alanının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan, ilçe merkezinin de aralarında bulunduğu ve üzerinde yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı ve büyük bir kısmının tapu malikleriyle üzerindeki fiili kullanıcılarının farklı kişiler olması nedeniyle ortaya çıkan mülkiyet sorununun, iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları ve yapılacak imar uygulamalarıyla kısa sürede çözümlenmesi, yürütülen trampa işlemleri sonucunda, fiili kullanıcıların kullandıkları alanları 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Taşınmazların Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanunun 6. Maddesi hükümlerine göre satın almalarının yasal zemine kavuşturulması amaçlanmıştır.

 

Makale İçeriği

Kaçak Yapıların Yapı Kayıt Belgesi Altında Kayıt Altına Alınmasının Önü Açılıyor

Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması, imar barışının sağlanması ile dönüşüm projelerine finans sağlanarak dönüşüm daha hızlı ve etkin yapılması amacıyla; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilecektir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilecektir.

Yapının bulunduğu arsanın Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacaktır.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilecektir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecektir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilecektir. Bu durumda, yukarıda belirtilen bedelin iki katı ödenecektir. Kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tahsis edilecektir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacaktır.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu Kanun hükümlerinden yararlandırılamayacaktır.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olacaktır. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanacaktır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğunda olacaktır.

Bu Kanun hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde Kanuna ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanamayacaktır.

 

Emeklilere Bayramlarda 1.000’er TL İkramiye Veriliyor

Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, ödemenin yapılacağı tarihte gelir ve aylık alma şartıyla, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramında 1.000’er TL tutarında bayram ikramiyesi ödenecektir.

Ödemenin yapılmasında;

-İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranı,

-Hak sahiplerinin hisseleri oranı,

-İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerden, ölümü iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmayanların hak sahiplerine, sigortalıya gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden hak sahiplerinin hisseleri oranı,

-Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen prim ödeme gün sayılarının, sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan toplam prim ödeme gün sayısına olan oranı,

Esas alınacaktır.

 

Birden fazla dosyadan gelir ve aylık alanlara en fazla ödemeye imkân veren bir dosya üzerinden ödeme yapılacaktır. Yapılan ödemeler evlenme ödeneği hesabında dikkate alınmayacak, yapılan ödemelerden kesinti yapılamayacak ve bu ödemeler haczedilemeyecektir.

 

Genç Girişimcilere Prim İstisnası Getiriliyor

Genç girişimcilere prim istisnası getirilmektedir. Bu bağlamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanmak suretiyle vergi teşviğinden faydalanan mükelleflerinden, mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanların 1 yıl süreyle aylık prime esas kazançları günlük prime esas kazanç alt sınırının 30 katını geçmemek üzere Hazinece karşılancaktır.

 

 

Öğrenci Affı Geliyor

Terör suçundan hüküm giyenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere her ne sebeple olursa olsun yükseköğrenim kurumlarından ilişiği kesilenler ile kayıt yaptırmayan öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için yeni bir imkan sağlanacaktır.

Ayrıca, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında 33 üncü maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olup statüleri 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş sayılan ve ek 30 uncu madde uyarınca 33 üncü maddenin (a) fıkrasına göre yeniden ataması yapılmayanlardan;

-Başarısızlık ile Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında süresi içinde lisansüstü eğitimlerini tamamlayamama veya terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaları nedeniyle araştırma görevlisi kadrosuyla ilişiği kesilenler hariç olmak üzere, Devlet yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadrolarında bulunmayan ancak doktora veya sanatta yeterlik eğitimini tamamlayanlar ve

-Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında lisansüstü eğitimine devam eden araştırma görevlilerinin

Yeniden atamaları yapılacaktır.

 

Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçla Kullanımlarında Kolaylıklar Tanınıyor

İmar planı bulunmayan veya imar planında tarımsal amaca ayrılan Hazineye ait tarım arazilerini en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullandığı 31/12/2017 tarihinden önce Maliye Bakanlığınca tespit edilen ve başvuru tarihi itibarıyla kullanımlarının halen devam ettiği belirlenen kullanıcılarına cari yıl ecrimisil bedelinin yarısı üzerinden on yıla kadar doğrudan kiralanması ve kira süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresinin uzatılması veya bu arazilerin kiracılara doğrudan satılabilmesi imkanı getirilerek tarımsal üretimin artırılması ve vatandaşlarımız ile Devletimiz arasındaki buna bağlı ihtilafların çözümlenmesi amaçlanmıştır.

 

Fiili Kullanıcılarla Tapu Maliklerinin Farklı Oluşuna Dayalı Mülkiyet Sorununun Çözümüne İlişkin Adımlar Atılıyor

Kanunun geçici 1. Maddesi ile

-26/9/2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazların maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda Sultanbeyli Belediyesi adına devredilmesi, bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazların zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Belediye adına devredilmesi,

-Bu kapsamda bulunan taşınmazların kullanıcılarına ve/veya muhdesat sahiplerine satış işlemlerinde 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Taşınmazların Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerinin, hak sahipliğinin düşürülmesine ilişkin hükümler haricinde, kıyasen uygulanması, satışa konu edilecek taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenmesinde; varsa üzerindeki muhdesata bedel belirlenmeksizin 6292 sayılı Kanuna göre daha önce Maliye Bakanlığınca satılan taşınmazların rayiç bedellerinin emsal alınması,

-Madde kapsamında kalan taşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanların Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu  maliklerine ise, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ve/veya hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilmesi, bu alanların yetmemesi halinde kalan hisseler hakkında 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun acele kamulaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanması, bu yerlerden 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre bir daha kesinti yapılmaması, uygulama sonucunda tahsil edilen bedellerden Hazine payına isabet eden tutar kamulaştırma için yapılan masraflar düşüldükten sonra ilgili Hazine hesaplarına aktarılması,

Amaçlanmıştır.

 

Milyonlarca Vatandaşın Kamuya Olan Borcu Yeniden Yapılandırılıyor

Kanunun 1. Maddesinde Kanunun kapsamı düzenlenmektedir. Maddede yapılandırmaya konu alacaklar; alacaklı idare, alacak türü ve alacağın dönemi itibarıyla belirlenmiştir. Yapılandırmaya konu alacakların ait olduğu idareler; Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, il özel idareleri, belediyeler, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) şeklinde düzenlenmiştir. Yapılandırmaya konu alacaklar; vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, ecrimisil ile öğrenim ve katkı kredisi gibi bazı kamu alacakları, gümrük vergileri ve bu vergiye ilişkin idari para cezaları, sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar şeklinde düzenlenmiştir. Yapılandırmaya konu alacaklar 31/3/2018 tarihi esas alınarak belirlenmiştir. Maddede, Kanun metninde kullanılan bazı terimlerin ifade ettiği anlamlar tanımlanmıştır. Ayrıca, işletmede mevcut olduğu hâlde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat, demirbaşlar ile kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Yapılandırma konusu alacaklar ile ilgili genel olarak şu ortak hükümler getirilmiştir:

-Başvuruda bulunan mükelleflerin borçlarını genel olarak ikişer aylık devreler hâlinde onsekiz eşit taksitte ödemeleri mümkündür, ancak daha kısa sürede ödeme seçenekleri de bulunmaktadır.

-Borçların, ilk taksit ödeme süresi içinde peşin ödenmesi hâlinde ilgili maddelere göre yapılandırılmış olan borçlara herhangi bir ek mali müeyyide uygulanmayacak, peşin ödemeyi teşvik etmek amacıyla yapılandırılmış borçların ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi şartına bağlı olarak fer’i alacaklar yerine hesaplanmış Yİ-ÜFE tutarlarının %90’ının tahsilinden vazgeçilecek, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde ise Yİ-ÜFE tutarında %50 indirim yapılacaktır.

-Kanun kapsamında olan idari para cezalarının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi halinde idari para cezalarından %25, ilk iki taksit ödeme süresi içinde ödeme yapılması halinde ise %12,5 oranında indirim yapılacaktır.

-Yapılandırılan borçların taksitler hâlinde ödenmek istenmesi durumunda, söz konusu borçların maddede belirtilen katsayılara göre arttırılmış şekliyle ödenecektir.

-İlgili maddelerde yer alan azami süreler aşılmamak kaydıyla Kanuna göre yapılandırılan borçlar altı, dokuz, oniki veya onsekiz eşit taksitte ödenebilecektir. Borçluların ödeme seçeneklerinden birini başvuru esnasında tercih etmeleri gerekmektedir. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılması mümkün olmadığı halde daha kısa sürede ödeme yapılması mümkündür. Bu takdirde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilecektir. Ayrıca, il özel idareleri, belediyeler ve spor kulüplerine yönelik farklı taksit seçenekleri bulunmaktadır.

-Maliye Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerinin bu Kanun kapsamında ödenecek olan alacaklarının kredi kartı ile ödenmesi mümkündür.

-Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarının mahsuben ödemesi mümkündür.

-Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında en fazla iki defa ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen bu tutarların son taksidi izleyen ayın sonuna kadar her ay ve kesri için ayrı ayrı 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi halinde, kanun hükümlerinden yararlanmanın devamı sağlanmaktadır.

-Taksitlere yönelik küçük tutarlı eksik ödemeler ihlal sayılmayacaktır.

-Kanunun bazı özel hükümleri saklı tutulmak suretiyle borçluların ödedikleri tutar kadar Kanundan yararlanmalarına imkân verilmektedir.

-6183 sayılı Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının Kanun hükümlerinden yararlanması sağlanmıştır.

-Daha önce yayımlanan yapılandırma ve özel uzlaşma kanunları kapsamında ödenmekte olan alacaklar Kanun kapsamı dışında tutulmuştur.

-Kanuna göre ödenecek tutarlara Kanunun yayımı tarihinden sonraki süreler için herhangi bir zam veya faiz hesaplanmayacaktır.

-İl özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz kuruluşlar hakkında vergi ve prim yükümlülükleri açısından cari dönem borçlarına ilişkin ödeme şartı aranılmayacaktır.

-Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan ödemeler ile bu Kanun kapsamındaki alacaklara karşılık yapılan ödemelerin, sonradan iadesini önlemek amacıyla red ve iade yapılmayacaktır. Ancak, Kanun hükümlerinin uygulanmasında; şahısta veya oranda hata gibi hallerde ve mükerrer tahsilatlarda iade yapılması mümkündür.

-6183 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca ödenen faizlerin red ve iadesi de yapılamayacaktır.

-Dava konusu olan tarhiyatlara karşılık bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödeme yapılmış olması halinde, ödenen bu tutarların; vergi mahkemesinde devam eden davalar ile vergi mahkemesince daha önce verilmiş terkin kararları için kesinleşmemiş ve dava safhasında bulunan alacaklara yönelik hükümlerden yararlanılmak üzere yapılan başvurular üzerine, nakden ya da mahsuben iade yapılabilecektir.

-213 sayılı Kanuna göre mücbir sebep hali ilan edilen durumlarda, taksit ödeme sürelerinin belirlenmesine yönelik hükümler bulunmaktadır.

 

Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Çeşitli Düzenlemeler Getiriliyor

Kanunun 2. Maddesinde Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, il özel idareleri, belediyeler ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na bağlı tahsil dairelerinde takip edilen kesinleşmiş alacaklara ilişkin çeşitli düzenlemelere yer verilmiştir. Bununla birlikte; işbu Kanunun yayımı tarihi itibariyle vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergiler ve vergi cezaları, bazı idari para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takip edilen bazı alacaklar, gümrük vergileri ve idari para cezaları ile bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, gecikme faizi, gecikme cezası gibi fer’i alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden alacaklar da kesinleşmiş alacak olarak yapılandırılacaktır.

Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi için taksit ödeme süresince fenni muayene izni verilecektir.

Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup; Kanunun yayım tarihi itibariyle yargı kararı ile kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce işbu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da yapılandırma hükümlerinden yararlanacaktır. Bahsi geçen alacaklar için ayrıca tebligat yapılmayacak, alacakların vade tarihi olarak Kanunun yayımı tarihi kabul edilecektir.

Yapılandırılması öngörülen diğer alacak kalemlerini ise şu şekilde sıralamak mümkün:

-Belediyelerin su, atık su ve katı atık ücretleri ile sunduğu bazı hizmetlerden kaynaklanan ücret alacakları,

-Büyükşehir belediyelerinin katı atık ücretleri ile su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları,

-Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları’nın taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı alacakları.

Yapılandırmaya ilişkin hükümlerden yararlanmak isteyen borçluların, aranan şartları taşımalarının yanı sıra dava açmamış olmaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir.

 

Kesinleşmemiş Veya Dava Safhasında Bulunan Alacaklar Da Yapılandırılıyor

Kanun kapsamında ayrıca kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler öngörülmüştür. İlgili düzenlemelere ilişkin kalemler şu şekilde sıralanabilir:

-Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar,

-Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilgisine göre istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da istinaf/itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar.

-Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Kanun kapsamındaki idari para cezalarından ihtilaflı olanlar

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Sadece vergi cezalarına/gümrük yükümlülüğüyle ilgili idari para cezalarına ilişkin olarak dava açılmış olması halinde ödenecek tutarla ilgili düzenleme yapılmaktadır.

Ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan en son kararın, tarhiyata/tahakkuka ilişkin verilen ve işbu Kanunun yayımı tarihinden önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karar olduğu belirtilmek suretiyle Kanun uygulamasında hangi kararın esas alınacağına dönük temel ilke belirlenmektedir.

Kanun çerçevesinde borçları yapılandırılan borçluların maddelerde öngörülen şartları yerine getirmelerinin yanı sıra yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisini, kurum (stopaj) vergisini, katma değer vergisini ve özel tüketim vergisini süresinde ödeme zorunluluğu getirilmiştir. Yapılandırmaya ilişkin hükümlerden yararlanan borçlular, belirtilen bu vergi türlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde belirtilen madde hükümlerinden yararlanamayacaklardır. Yapılandırmaya ilişkin hükümlerden yararlanmak için başvuruda bulunan ancak bu Kanunda belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata göre belirlenen alacaklar başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilecektir.

 

İnceleme Ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler De Yapılandırılıyor

İşbu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yayımı tarihinden önce başlanıldığı halde tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilecektir. Bu safhada bulunan alacaklar da Kanun kapsamına alınacaktır. Düzenleme, bu Kanunun matrah artırımına ilişkin hükümlerini saklı tutmak suretiyle başlanılmış işlemlere devam edileceği yönündedir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, tarh edilen vergilerin yapılandırılması düzenlenmekte ve maddeden yaralanma ihbarname tebliğine bağlı başvuru ve ödeme süreleri belirlenerek kurala bağlanmaktadır.

İşbu Kanunda ayrıca, Kanundan yararlanmanın genel başvuru süresi içinde tebliğ edilen ihbarnameler için farklı başvuru süresi ve buna bağlı olarak birinci taksit ödeme süresi belirlenmiştir.

İştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları vergi aslına bağlı olarak hesaplanmakta ise de verginin mükellefi ile cezaya muhatap olan kişiler farklıdır. Bu nedenle bu fiiller için cezaya muhatap olanların madde hükmünden yararlanma şartları farklı bir şekilde belirlenmiştir. Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları hakkında da bu Kanun uygulanacaktır. Bununla birlikte, asla bağlı olan vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilebilmesi için verginin bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olması veya bu Kanunun kesinleşmiş alacakları düzenleyen ilgili maddesine göre ödenmesi şartı getirilmiştir.

Diğer taraftan, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanunun yayımı tarihinden önce tamamlandığı halde bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine gerekli tarh ve tebliğ işlemlerinin yapılması ve maddede belirlenen tutarın, belirtilen süre içerisinde ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılması sağlanmıştır. Mükelleflerin bu düzenlemelerden yararlanabilmeleri için maddede belirtilen süre ve şekilde ödeme yapmaları ve dava açmamaları şartı getirilmiştir. Benzer düzenleme, gümrük vergisi ve idari para cezaları için de getirilmiştir.

Kanunun yayımı tarihi itibarıyla Vergi Usul Kanunu’nun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar da bu Kanun hükümlerinden faydalandırılacaktır. Öte yandan, Kanun hükmünden yararlanan mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nun uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ve vergi cezalarında indirim hükümlerinden yararlanamayacaktır. İncelemeye başlama tarihi, Vergi Usul Kanunu’nun “İncelemede Uyulacak Esaslar” başlıklı 140’ıncı maddesine göre tayin olunacaktır.

Kanun ile Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak; bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar pişmanlıkla veya kendiliğinden yapılacak beyanlara ilişkin ve 31/3/2018 tarihinden önce verilmesi gerektiği halde Kanunun yayımı tarihine kadar verilmemiş olan emlak vergisi bildirimlerine ilişkin düzenleme de yapılmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Diğer Ücretler” başlıklı 64’üncü maddesine göre vergilendirilen diğer ücret mükelleflerinin; bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi dairelerine başvurarak 2018 takvim yılına ilişkin gelir vergilerini tarh ettirmeleri ve karnelerine işletmeleri kaydıyla, önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir vergi ve ceza aranmaması suretiyle bu mükellefler kayıt altına alınacaktır.

 

Mükelleflerce Noksan Beyan Edilmiş, Beyan Dışı Bırakılmış Geçmiş Yıl Gelirlerinin Beyanında Vergi Cezaları ve Gecikme Cezalarında Kolaylıklar Sağlanıyor

Mükelleflerce çeşitli sebeplerle noksan beyan edilmiş ya da beyan dışı bırakılmış geçmiş yıl gelirlerinin belli oran ve tutarlar dahilinde beyan edilmesi sağlanacaktır. Bu şekilde beyan edilecek gelirlere uygulanacak oran ve tutarların tespitinde ekonomik gelişmelere paralel olarak tespit edilen matrahlar esas alınacaktır. Böylece mükelleflere, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan vergi cezaları ve gecikme faizlerine muhatap olmadan vergilerini ödeme imkanı sağlanmakta; artırımda bulunulan vergiler ve dönemler için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmamak suretiyle gelirlerin doğru beyan edilmesi teşvik edilmektedir.

Matrah artırımında bulunan mükelleflerin beyan edecekleri ve üzerinden vergi hesaplanacak matrahlar için asgari tutarlar belirlenmiş, daha önce zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş yahut ilgili yıllarda faaliyette bulunulmuş veya gelir elde edilmiş olsa da bu faaliyetlerin ve gelirlerin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılmış olması nedeniyle matrah bulunmaması halleri ile mükellefler tarafından beyan edilen matrahlara uygulanan oranlar sonucu bulunan matrahlara alt sınır getirilmiştir. Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulundukları kurumlar vergisi matrahlarının yanı sıra Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergi tevkifatına tabi olan kazanç ve iratları üzerinden tevkif edilen vergileri de artırmaları şartı getirilmiştir.

Gelir (stopaj) vergisi ve kurumlar (stopaj) vergisine ilişkin vergi ve matrah artırımı hükümleri düzenlenmiş olup bu düzenlemeden faydalanan mükellefler nezdinde, artırımda bulunulan vergiyi ödemeyi kabul ettikleri vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak artırıma konu ödemeler dolayısıyla gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.

 

Vergi Artırımında Bulunan KDV Mükellefleri Vergi İncelemesinden ve Tarhiyattan Muaf Tutuluyor

Katma değer vergisi mükelleflerinin vergi artırımında bulunmaları halinde, artırımda bulundukları dönemler için haklarında KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatına muhatap tutulmamaları imkanı sağlanacaktır. Artırıma esas alınan tutar, yıl içinde verilen katma değer vergisi beyannamelerinde gösterilen hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı olarak belirlenecektir. Hesaplanan KDV, indirimlerden önceki vergi tutarı kadar olacaktır. Mükelleflerin sorumlu sıfatıyla verdikleri KDV beyannameleri için bu madde hükmünden yararlanmaları söz konusu olmayacaktır. Sorumlu sıfatıyla beyan edilen vergiler, vergi artırımına ilişkin yıllık toplam tutarın hesabında dikkate alınmayacaktır.

 

Matrah veya Vergi Artırımında Bulunan Mükelleflerin Defter ve Belgeleri İncelenmiyor, Artırıma Konu Vergilere İlişkin Tarhiyat Yapılmıyor

Matrah veya vergi artırımında bulunan ve bu konudaki şartları yerine getiren mükelleflerin, defter ve belgeleri incelenmeyecek ve artırıma konu olan vergilerle ilgili olarak tarhiyat yapılmayacaktır. Mükelleflerin, defter ve belgeleri üzerinde daha önce vergi incelemesi yapılmış olması ilgili yıllar için mükellefler tarafından matrah veya vergi artırımında bulunulmasına engel olmadığı gibi idarenin, artırımda bulunulmayan yıllar veya dönemler için vergi incelemesi yapma hakkı saklı tutulacaktır. Matrah ve vergi artırımında bulunulması, Vergi Usul Kanunu’na göre defter ve belgeleri muhafaza ve ibraz ödevini kaldırmamaktadır.

Ayrıca, Kanuna göre matrah veya vergi artırımında bulunulması Kanunun yayımı tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ve takdir işlemlerine engel teşkil etmeyecektir. Ancak, maddede yer alan inceleme yapma hakkına yönelik hükümler saklı kalmak kaydıyla vergi incelemeleri ve takdir işlemlerinin bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde bu işlemlere devam edilmeyecektir. Bu süre içerisinde sonuçlandırılan vergi incelemeleri ile ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma talepleri dikkate alınmayacaktır. İnceleme ve takdir sonucu tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı, bu madde hükümleri ile birlikte değerlendirilecektir.

213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasında belirtilen defter, kayıt ve belgelerin yok edilmesi veya defter sahifelerinin yok edilerek yerine başka yapraklar koyulması veya hiç yaprak koyulmaması veya belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi fiillerini işleyenler, bu Kanunun matrah veya vergi artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanamayacaklardır.  Öte yandan, asıl veya suretleri tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenen belgeleri kullananların, bu Kanunun matrah veya vergi artırımı hükümlerinden yararlanmasına engel bir husus bulunmamaktadır.

Matrah ve vergi artırımı üzerine hesaplanan vergiler ikişer aylık dönemler halinde azami altı eşit taksitte ödenecektir.

 

Kayıt Dışı Faaliyetlerin Önüne Geçilmesi Amacıyla Mükelleflere Çeşitli Kolaylıklar Sağlanıyor

İşbu Kanunda; kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için, işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilebilmesini sağlayacak düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kolektif ve adi komandit şirketler dahil) işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşlarınca tespit edilecek rayiç bedeliyle, Kanunda öngörülen süre içinde vergi dairelerine bir envanter listesi ile bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebileceklerdir. Bu suretle gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır bir hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler aktiflerine kaydettikleri emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar için iki ayrı karşılık hesabı açacaklardır. Emtia için ayrılan karşılık, ortaklara dağıtılması veya işletmenin tasfiyesi halinde sermayenin bir unsuru olarak sayılmakta ve dolayısıyla vergilendirilmemektedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar için ayrılan karşılıklar ise birikmiş amortisman olarak kabul edilmektedir. Envantere dahil edilen bu kıymetler üzerinden ayrıca amortisman ayrılmayacaktır. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise emtianın rayiç bedelini defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak, makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedelini ise envantere kaydedeceklerdir.

Mükelleflerin ellerinde bulunan belgesiz malların kayıt altına alınması, kayıt dışı ekonominin daraltılması ve bundan böyle yaratılacak katma değer vergisinin kavranması amacıyla, bildirim konusu mallar için katma değer vergisi hesaplatılacak ve bu verginin, sorumlu sıfatıyla beyanı sağlanacaktır. Bu madde çerçevesinde beyan edilerek makine, teçhizat ve demirbaşlar üzerinden ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergiden indirilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak emtia üzerinden ödenen katma değer vergisi, hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Özel tüketim vergisine tabi malları öngörülen düzenleme kapsamında beyan eden ve bu mallara ilişkin alış belgelerini ibraz edemeyen mükellefler, beyan tarihindeki miktar ve emsal bedel üzerinden hesaplanan özel tüketim vergilerini de katma değer vergisine ilişkin beyanname verme süresi içinde ayrı bir beyanname ile beyan ederek ödeyecektir.

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kayıtlarının daha sağlıklı hale getirilebilmesi için kayıtlarında yer aldığı halde gerçekte mevcut olmayan mallarını fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilmelerine imkan sağlanacaktır. Bir başka deyişle; faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlenmeksizin satılan malların halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılık, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara hasılat olarak intikal ettirilmesi sağlanmak suretiyle düzeltilecektir. Faturalama işlemi kayıtlarda yer alan maliyete, bu maliyete aynı neviden mallara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayri safi kar oranının uygulanması suretiyle bulunan tutarın eklenmesi suretiyle yapılacaktır. Gayri safı kar oranının, cari yıl kayıtlarına göre tespit edilemediği hallerde, mükellefin bağlı olduğu meslek odasının belirleyeceği oran esas alınacaktır. İşbu düzenlemeden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu Kanunda belirtilen süre içinde faturalama işlemini yapmaları ve bu faturaları yasal kayıtlarına intikal ettirmeleri gerekecektir. Bahsi geçen hükmün uygulanmasına ilişkin olarak geçmişe yönelik ceza ve faiz uygulanmayacaktır.

Yasal kayıtlara intikal ettirilen tutarlar, cari yıl gelir vergisi veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınacaktır. Ayrıca, bu tutarlar ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilecektir. Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31.12.2017 tarihi itibariyle bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, Kanunun yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilmeleri imkanı sağlanacaktır. Bu kapsamda beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplanarak beyanname verme süresi içinde ödenecektir.

 

Kesinleşmiş Sosyal Güvenlik Kurumu Alacakları İle Eksik İşçilik Prim Tutarları İle Kesinleşmemiş İdari Para Cezaları Da Yapılandırılıyor

Bu Kanun kapsamında Kanunun 7. Maddesi İle,

-2018 Mart ayı ve önceki aylara ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce tahakkuk ettiği halde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanlardan kaynaklanan genel sağlık sigortası primi alacakları, topluluk sigortası primi alacakları, Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış olan isteğe bağlı sigorta primleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı alacak asılları ile bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklar,

-31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

-31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) işlenen fiillere ilişkin olup ilgili kanunları uyarınca uygulanan idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları,

-Bu madde kapsamına giren alacakların; asıllarının Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer’ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer’i alacaklar,

Yapılandırılacak; alacakların belirli oranlarının veya tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, ek 5 ile ek 6 ncı maddeler kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmasına ilişkin düzenleme de yapılmıştır. Ayrıca Nisan 2018 ayı ve öncesi 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında borcu bulunanlara 31/12/2018 tarihine kadar bu borçlarını gecikme zammı ve cezasız ödeyebilme, bu tarihe kadar da sağlık yardımlarından yararlanma imkanı getirilmiştir.

Kanunun yayımı tarihine kadar hiç gelir testine girmemiş genel sağlık sigortalarının 30/11/2018 tarihine kadar gelir testine gitmeleri halinde belirlenecek gelir durumlarına göre tescillerinin güncellenmesi sağlanmaktadır.

Bu Kanun kapsamında Kanunun 8. Maddesi İle,

-31/3/2018 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup Kanunun yayımı tarihinden önce asgari işçilik tutarının tespitine ilişkin Kuruma başvuruda bulunulmasına rağmen, Kanunun yayımı tarihinden önce Kurumca re’sen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin, yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ve bunlara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacaklarının tahsil ve terkinin usulü ile başvuru ve taksitlendirme süresi düzenlenmiştir.

-Bağ-Kur sigortalılarının muhtelif kanunlarla durdurulan sigortalılık süreleri nedeniyle ödemedikleri prim borçlarının Kanun kapsamında ödeme imkânı verilmiştir.

-31/3/2018 tarihinden önce tespit edilen fiillere ilişkin idari para cezalarından kesinleşmemiş olanlar ile bu Kanunun yayımı tarihinde sonra tebliğ edilecek olanlara yapılandırma imkanı getirilmiştir.

-7. Madde ve bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerektiği düzenlenmiştir.

-7. Madde ve bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulanan borçluların taksit ödeme süresince tahakkuk eden sigorta primlerini çok zor durum olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri halinde, belirtilen madde hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedecekleri düzenlenmiştir.

 

Eski Yapılandırma Kanunları Uyarınca Yapılandırılan Ve Ödemeleri Devam Eden Alacaklar Yapılandırılıyor Ve Bazı Kamu Alacakların Tahsilinden Tamamen Vazgeçiliyor

Kanun kapsamına alınmamış olan 6552, 6736 ve 7020 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre yapılandırılan ve bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödemesi devam eden tutarların erken ödenmesini teşvik için Yİ-ÜFE tutarında indirim düzenlemesi yapılmıştır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kumuna bağlı tahsil dairelerince takip edilen küçük tutarlı alacakların tahsilinden vazgeçilmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Emekli olduktan sonra vergi mükellefiyeti tesis ettirerek çalışmaya devam edenlerin ödemeleri gereken sosyal güvenlik destek prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumunun iş kazası, meslek hastalıkları gibi sebeplerle işverene rücu edilen alacakları ile emekli aylıklarından yersiz ödenenlerden kaynaklı alacaklarının yapılandırılması düzenlenmiştir.

 

Bazı Yerlerdeki Mücbir Sebep Hali Sonlandırılan Mükelleflere Beyanname Ve Bildirimlerin Verilme Süresi Uzatılıyor

Deprem felaketi yaşanmış olan Van İli geneli ile Ağrı İli Patnos İlçesi, Bitlis İli Adilcevaz İlçesinde ilan edilmiş olan mücbir sebep halini; 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında kendi talebiyle sonlandıran mükellefler ile 7020 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında 31/5/2017 tarihinde mücbir sebep hali sonlandırılan mükelleflerin, mücbir sebep halinin devam ettiği dönemlere ilişkin beyannamelerini 31/8/2017 tarihine kadar vererek tahakkuk eden vergilerini ikişer aylık dönemler halinde 30 eşit taksitte ödeyecek olan mükelleflere getirilen bu imkandan önemli sayıda mükellefin yararlanamadığı tespit edildiğinden, bu durumdaki mükelleflere yeniden bir imkan verilmekte ve beyanname ve bildirimlerin verilme süresi 31/8/2018 tarihine uzatılmaktadır. Gerek bu durumdaki mükelleflerin gerekse 7020 sayılı Kanundan yararlanan mükelleflerin ödemeleri gereken tutarlar yeniden taksitlendirilerek 60 aylık ödeme süresi verilmektedir.