| Okuma Süresi: 2 Dakika

İŞÇİNİN REKABET YASAĞINI İHLAL ETMESİ NEDENİYLE CEZA KOŞULU ALACAĞININ TAHSİLİ TALEBİNE İLİŞKİN İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI

ST. AV. SEVCAN LİVANUR SEFER

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne konu olan dava özetle işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı ceza koşulu alacağının tahsili talebinden oluşmaktadır.[1]

Dava konusu işçinin rekabet yasağını ihlali ile sözleşmeden doğan ceza alacağının tahsiline ilişkindir. Davacı taraf, sözleşmenin davalı tarafından imzalandığını ve tüm koşulların bildirildiğini, usulüne uygun şekilde yapılan sözleşme ile şirkette çalışan davalının rekabet yasağını ihlal ederek bir başka şirkette hemen çalışmaya başladığını ileri sürmektedir. Bunun üzerine davalı taraf ise, sözleşmenin işe başlandıktan bir süre sonra imzalandığını ve ıslak imzalı olmadığını bu nedenle belge niteliğini haiz bulunmadığını aynı zamanda ise TBK m. 420/1 amir hükmü gereğince taraflar arasında yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz sayılması gerektiği ve sözleşmede belirtildiği gibi “5 aylık maaşın tahsili…” ibaresinin haksız olduğu savunulmuştur. İlk derece mahkemesi davacı lehine karar verdiği için dava istinafa taşınmış ve karar bu mercii tarafından bozulmuştur. İstinaf; davanın reddine, ve dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Karar Kapsamında Cezai Koşul ve Karşılılık Bağlamında İşverene Önerilenler

Türk Borçlar Kanunu sözleşme özgürlüğünü esas almış olmakla birlikte, somut vakıada uygulanması tartışılan 420. maddenin 1. fıkrasındaki düzenleme liberal hukuk anlayışının bir yansımasıdır. Kanun koyucu, bu düzenleme ile işveren karşısında zayıf durumda bulunan, çalışması ve emeğiyle hayatını idame ettiren işçiyi korumak istemiş ve hizmet sözleşmelerine, sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu hükme bağlamıştır. Anayasa’nın 48. maddesiyle teminat altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyeti’nin korunması amaçlanmıştır. Kanun tek taraflı ceza koşulunun geçersiz olduğunu söylerken, sözleşmenin devam ettiği dönem veya sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem arasında her hangi bir ayrım yapmamıştır.

Aynı Kanun’un 445. maddesi uyarınca, rekabet yasağı anlaşmasının yer, süre ve işin türü açısından yasal sınırlara uyularak yapılması gerekir. Aşırı düzenlemeler hakimin müdahalesiyle sınırlandırılır. 446. maddenin 2. fıkrasına göre, yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre, işveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

İşçi ve işveren, rekabet yasağı anlaşmasına bir ceza koşulu koyabilir. Ancak, bu ceza koşulunun geçerliliği TBK’nın 420/1. maddesine bağlıdır. Yani, burada getirilecek bir ceza koşulunun sadece işçi aleyhine bir ceza koşulu olmaması, bunun karşılığında işverenin de bir edim üstlenmiş olması gerekir.

Dipnot:

[1] T.C. BAM 14. Hukuk Dairesi 2019/613 E., 2021/292 K, 4.3.2021 Tarihli karar