| Okuma Süresi: 3 Dakika

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

AV. TÜRKÜ UĞUR YÖRÜKOĞLU STJ. AV. BERK AKKAYA

TBMM’de kabul edilen İş Mahkemeleri Kanunu 25.10.2017 itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren Kanun ile bundan sonra iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu davaları hariç olmak üzere tüm işçilik alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurulacaktır. İşbu Kanunla getirilen arabulucuya başvurma zorunluluğu ve işe iade davalarına ilişkin olarak İş Kanununda yapılan değişiklikler ile ilgili hükümler 01.01.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir. Kanun’un getirdiği yenilikler özetle aşağıdaki gibidir;

 

KANUNUN GETİRDİĞİ YENİLİKLER;

Dava Açmadan Önce Arabuluculuğa Başvurulmasını Gerektiren Alacaklar;

Kanundan, iş sözleşmesinden yahut toplu iş sözleşmesinden doğan, işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda iş mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması şartı getirildi.

İlgili maddede geçen “Kanun” ibaresi yalnız İş Kanunu’nu değil, Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu (örn: ev hizmetlerinde çalışan bir işçi alacağı) kapsamındaki alacakları da kapsamaktadır. Dolayısıyla bu Kanunlardan doğan alacaklar için de öncelikle arabulucuya başvurma zorunluluğu vardır. Sözü edilen “alacak” kavramından; ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, prim, ikramiye, fazla mesai alacağı, ücret, yıllık ücretli izin alacağı vs. tüm alacakları anlamamız gerekecektir.

Ancak Kanun, birtakım alacaklar için arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan dava açılabileceğini öngörmüş ve bunların; iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi-manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin rücu davaları olduğunu hükme bağlamıştır. Bu türden durumlar dışında arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılması halinde, Mahkeme dava şartı yokluğundan davayı usulden reddecektir. Ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.

Arabuluculuğa Başvuru Usulü;

Davacı, dava açmadan önce karşı tarafın yerleşim yerindeki arabuluculuk bürosuna gidecek ve uzlaşılamadığını gösteren arabulucu tutanağının aslını veya arabulucu onaylı bir nüshasını mahkemeye sunacak. (Taraflar belirli bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa o da uyuşmazlığı çözmek üzere görevlendirilebilecek.) Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde ise Mahkemece Davacıya bir haftalık süre verilecek ve bu süre zarfında tutanağın mahkemeye sunulması gerekecek.

Arabulucunun Yetkisi;

Arabuluculukta da tıpkı İş Mahkemesinin yetkisine itirazda olduğu gibi arabulucu aşamasının yetkili yerde başlatılmadığı itirazı yapılabilir. Ancak Mahkemeden farklı olarak arabulucu, arabuluculuk dairesinin yetkili olup olmadığını kendisi denetleyemez. Bu durumu karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yerine veya işin yapıldığı yere ilişkin belgeleri de sunarak ileri sürmelidir.  İtiraz üzerine arabulucu, dosyayı, ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere Büroya teslim eder. Yetki itirazını sulh hukuk mahkemesi kesin olarak karara bağlar.

Arabulucuya Başvurunun Sonuçlandırılmasında Süreler;

Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde başvuruyu sonuçlandırmalıdır. Zorunda kalınan durumlarda sonuçlandırma süresi 1 hafta daha uzatılabilir. Başvurunun herhangi bir sebeple sonuçlanmaması ve bir anlaşmaya varılması halinde arabulucu tarafından son tutanak tutulur ve büroya bildirilir.

Mazeretsiz Olarak Görüşmelere Katılmamanın Yaptırımı;

İlk toplantıya mazeretsiz olarak katılmayan taraf arabulucu tarafından son tutanakta belirtilir. Mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmayan taraf daha sonra açılacak davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilemez.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi Bulunması Halinde Başvuru;

Bu hallerde işe iade konusunda anlaşmaya varılabilmesi, ancak işverenlerin Arabulucuya birlikte başvurmaları halinde mümkündür. Ancak diğer işçilik alacakları için Kanun böyle bir zorunluluk öngörmemiştir.

Temsilci aracılığıyla Arabuluculuğa Başvurulması;

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar asaleten veya vekaleten katılabilirler. İşvereni, görüşmelerde,  yazılı olarak yetkilendirdiği bir işçi veya işveren vekili de temsil edebilir, arabuluculuk tutanağına işvereni temsilen imza atabilir.

İcra Edilebilirlik Şerhi Aranmaması;

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Arabuluculuk Ücret Tarifesi;

Arabulucunun ücretinin belirlenmesi için Arabuluculuk Ücret Tarifesi yayımlanmıştır. Arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak karşılanır. Bu durumda belirlenecek ücret, tarifedeki iki saatlik ücretten az olamaz.

İŞ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

 

İşe İade Davası Açma Süresi Bakımından;

İşçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade davası açabiliyorken, halihazırda işçiye bu süre içerisinde arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. İşçi arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Eğer bu süre içinde söz konusu başvurular yapılmazsa işçinin işe iade davası açma hakkı düşecek.

İşe İade Davalarının Kesinleşmesi Bakımından;

Mahkemece verilen işe iade kararı hakkında istinaf yoluna başvurulması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi kesin olarak karar verecek, bu davalar artık Yargıtay’a gitmeyecektir.

İşe Başlatmama Tazminatı Ve Boşta Geçen Süre Ücret Alacağı Bakımından;

Mahkeme bu alacaklar yönünden artık doğrudan bir meblağa hükmedecek, eskisi gibi sadece 4 ay boşta geçen + (kıdeme göre 4-8 aylık işe başlatmama tazminatı) belirtmek suretiyle karar veremeyecektir.  Dolayısıyla artık bir eda davası olarak görülecek işe iade davasında Davacının ücreti üzerinden yapılan hesaplama ile ilgili alacakların ne kadar olduğu açıkça tespit edilecektir.

Zamanaşımı Bakımından;

Zamanaşımı süresi daha önce 10 yıl olan Kıdem tazminatı, İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat, Kötüniyet tazminatı, İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat ve yıllık izin ücreti alacağı kalemlerinde zamanaşımı süresi artık 5 yıl olarak kararlaştırılmıştır.