| Okuma Süresi: 2 Dakika

İCRA MÜDÜRÜNÜN TALEP OLMAKSIZIN HACİZLİ MALIN SATIŞINA KARAR VERMESİ

STJ. AV. TAHA FURKAN ÇELİK

İcra hukukunda takip başlatma, haciz, satış ve icra safhalarına ilişkin yargılamada; tasarruf ilkesinin gereği olarak “talep” asıldır. Buna göre kural olarak icra safhalarında işlemler taleple gerçekleşir. Takibin kesinleşmesinin ardından haciz talep edilen taşınır ve taşınmazların satışı da ancak borçlunun veya alacaklının talebiyle gerçekleşir. Ancak tasarruf ilkesine istisna getiren İcra İflas Kanunu’nun(“İİK”) 113. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca icra müdürü; haczedilen malın kıymeti hızla düşüyorsa veya muhafazası masraf gerektiriyorsa söz konusu hacizli malın her zaman satışına isteyebilir.

İcra takibinde hacizli malın satışını talep etme yetkisi kural olarak taraflara aittir. Buna göre; öncelikle alacaklı talebini sunabilir eğer alacaklı satış talebinde bulunmuyorsa bu takdirde borçlu da İİK 113. maddenin 1. fıkrası uyarınca hacizli malın satışını talep edebilir. Ayrıca satış talep yetkisi taşınırlar bakımından hacizden itibaren altı ay; taşınmazlar bakımından ise hacizden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Hacizli malın satışını talep yetkisi bakımından söz konusu hacizden itibaren altı aylık ve bir yıllık süreler hak düşürücü süredir. Ancak icra müdürünün İİK 113. maddesinin 2. fıkrası gereğince satışa karar verebilmesi için süre şartı öngörülmeyip icra müdürünün satışa kanun maddesi çerçevesinde her zaman karar verebileceği öngörülmüştür.

Sonuç olarak icra hukukunun genel ilkesi kabul edilen “tasarruf ilkesi” gereğince talep olmaksızın hacizli malların satışına icra müdürü tarafından re’sen karar verilebilmesi için; ya kıymeti hızla düşen ya da muhafaza edilmesi masraf ve yük getiren bir mal olması gerekir. Bu nedenle istisnai olarak talep olmaksızın re’sen satış yapabilen icra müdürü bu yetkisini ancak sınırlı iki hal bağlamında kullanabilse de icra müdürünün somut durumda takdir yetkisi geniştir. Hangi durumda masraflı olmasının veya kıymetinin hızla düştüğünün tespitine dair şartlar tesis edilmemiştir. Bu nedenle icra müdürünün somut durumda satışa karar vermesinin hukuka uygun olması için re’sen satış yetkisinin istisnai bir yetki olduğunu ve elzem durumlarda kullanabileceği şekilde satışa karar vermelidir. İcra müdürü tarafından hacizli malın önemli ölçüde masraf gerektirdiği veya kıymetinin hızla düştüğünün tespiti yapılmadan satışa karar vermesi halinde re’sen yapılan satış kanuna aykırı olarak gerçekleşecektir.