| Okuma Süresi: 12 Dakika
|

HALKA AÇIK ANONİM ŞİRKETLERDE ÖNEMLİ NİTELİKTEKİ İŞLEMLER VE PAY SAHİBİNİN KORUNMASI

AV. GÖKHAN AYTUNA

Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun Tebliği düzenlemeleri uyarınca Halka açık anonim şirketlerin yaptığı bazı işlemler önemli işlem olarak değerlendirilmiş ve söz konusu işlemler özel düzenlemelere bağlanmıştır. Bunlar; birleşme, bölünme işlemlerine taraf olunması, tür değiştirme veya sona erme kararı alınması, borsa kotundan çıkılması gibi genel olarak şirket yapısıyla ve işleyişiyle alakalı işlemlerdir. Sermaye Piyasası Kurulu önemli nitelikteki işlemleri, bu işlemlerin önemlilik kriterini ve şirketlerin bu işlemlere yönelik karar alabilmesi için uyulması zorunlu usul ve esasları belirlemekle yükümlüdür. Kurul bunun yanında, Halka Açık Anonim Şirketlerde, borsada işlem görme başvurusunda, önemli nitelikteki işlemlerde ve ortaklığın faaliyetlerini ve finansal durumunu önemli derecede etkileyen olay ve gelişmelerde, işlemin tarafı ortaklıklardan Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre hazırlanacak bağımsız denetim raporu istemeye yetkilidir. Kurul bir denetleme mekanizması olup önemli nitelikteki işlemlerin kanunda düzenlenen zorunluluklara uyulmadan gerçekleştirilmesi halinde ilgili işlemlerin ortadan kaldırılmasına yönelik yaptırımlarda bulunabilmektedir. Bu yaptırımlara karşı ortaklıkların idari dava yoluna gitmesi mümkündür.

Yine Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu ile Anonim Şirketlerde pay sahiplerinin hakların korunması güvence altına alınmıştır. Anonim Şirketlerde pay sahipleri arasındaki menfaatlerin dengelenmesi gerekmektedir. Anonim Şirketler çoğunluk pay sahipleri tarafından yönetilmektedir bu nedenle menfaat dengelenmesi için azınlık pay sahiplerinin menfaatlerinin çoğunluğa karşı korunması zaruridir. Şirket yapısı gereği Halka Açık Anonim Şirketlerde azınlık pay sahiplerinin haklarının korunması Halka Kapalı Anonim Şirketlere göre daha fazladır.

 

 

1.    ÖNEMLİ NİTELİKTEKİ İŞLEMLER 

Sermaye Piyasası Kanunun  (“SerPK”) 23. Maddesinde, Halka Açık Anonim Şirketlerin gerçekleştireceği bazı işlemler önemli nitelikte işlem sayılarak, ilgili kanun uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK” veya “Kurul”) söz konusu nitelikteki işlemlerin yapılabilmesi veya işlemlere ilişkin kararların alınabilmesi için uyulması zaruri usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır. İlgili maddenin 2. Fıkrasında da Kurulca denetime tabi usul ve esaslara uyulmadan gerçekleştirilen işlemlere karşı idari para cezası verilebileceği ve bu işlemlerin iptali için dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu, söz konusu düzenlemeyi “Önemli Nitelikte İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği”  (“Tebliğ”) ile uygulamaya getirmiştir. İlgili tebliğde ortaklıkların önemli nitelikteki işlemleri, önemlilik ölçüsü de dahil olmak üzere bu nitelikteki işlemlerde bulunulabilmesi veya kararların alınabilmesi için uyulması zorunlu usul ve esasları, önemli nitelikteki işlemlere ilişkin ayrılma hakkının kullanımı, ayrılma hakkının doğmadığı haller ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda ayrılma hakkı kullanım fiyatının hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları ve önemli nitelikteki işlemlere ilişkin zorunlu pay alım teklifi yapılması ile ilgili usul ve esasları düzenlemektedir.

 

Halka açık ortaklık SerPK’da kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar hariç olmak üzere, payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıklar olarak tanımlanmıştır. Bir anonim şirketin Halka Açık olabilmesi için şirket paylarının halka arz edilmesi yada şirketin kanun tarafından paylarının halka arz edilmiş olması gerekmektedir. SerPK uyarınca pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıklar halka açık ortaklık sayılır ve ilgili şirketler halka açık ortaklık hükümlerine tabi olmaktadır.

 

A)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARIN BİRLEŞME, BÖLÜNME İŞLEMLERİNE TARAF OLMASI, TÜR DEĞİŞTİRME VEYA SONA ERME KARARI ALMASINA YÖNELİK İŞLEMLER

 

a)    BİRLEŞME

Türk Ticaret Kanunu uyarınca birleşme, sahip oldukları malvarlıkları tasfiye edilmeksizin birden fazla ticaret şirketinin içlerinden birinde veya yeni kurulan bir şirkette birleşmeleri ve birleşen şirketlerin ortaklarının belli bir değiştirme ölçüsüne göre yeni şirketten pay almalarıdır . Birleşme Türk Ticaret Kanunu’na göre ya katılma olarak ya da yeni bir şirket altında birleşme olarak karşımıza çıkmaktadır, kanunda birleşmenin türüne ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Birleşmeler TTK madde 136’da düzenlenmiştir, söz konusu usuller dışında şirketlerin tüzel kişiliklerini kaybetmeksizin bir işe yönelik iş birliği yapmaları, bir şirketin diğer bir şirketin kontrolünü ele geçirecek şekilde paylarını satın alması veya bir şirketin malvarlığının, diğer bir şirket tarafından tamamen devralınmasıyla devreden şirketin feshe gitmesi şeklindeki usuller, birleşme olarak kabul edilememektedir.

 

Halka açık anonim şirketler sermaye şirketlerindendir ve TTK madde 137 uyarınca, sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle veya devralan şirket olmaları şartıyla şahıs şirketleri ile birleşebilmelerinde önlerinde herhangi bir engel yoktur. Türk Ticaret Kanunu’na göre Halka açık anonim şirketlerin tüzel kişiliğini kaybedecek şekilde diğer sermaye şirketleri (anonim şirketler, limited şirketler veya halka açık anonim şirketler) ile birleşmesi mümkün kılınmıştır.

 

Halka açık anonim şirketin sermaye şirketleri tarafından devralındığı durumda şirketin anonim ya da limited şirketin bünyesine katılmasıyla Halka açık anonim şirketin tüzel kişiliğini kaybedecektir. Tüzel kişiliğin yitirilecek oluşu pay sahipleri için oldukça önemli bir neden teşkil etmekte olup, söz konusu işlem bu sebeple önemli nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Halka açık ortaklığın devralan şirket olması halinde de pay sahiplerinin payları ve bu duruma bağlı olarak şirket üzerindeki paya bağlı hakların da değişmesiyle, birleşme önemli nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Yukarıda sayılanlara ek olarak birleşmenin iki türlü de birleşmeye taraf şirketler için ekonomik anlamda büyük değişikliklere yol açacağını söylemek pek tabi mümkündür.

 

Birleşme işlemi önemli nitelikteki işlemlerden olduğundan, birleşmeye yönelik alınacak kararlar Türk Ticaret Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu’nun belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde alınmaktadır. İlgili işlemin önemi doğrultusunda birleşme kararının alınacağı genel kurulda nisap, şirketin esas sözleşmesinde açıkça gerekli oran belirtilmekle ve daha ağır nisaplar öngörülmediği takdirde, toplantı nisabı aranmaksızın, şirket genel kuruluna katılan oy hakkına ait payların üçte ikisi olarak belirlenmiştir. Genel kurul toplantısında sermayeyi temsile yetkili oy haklarının en az yarısı toplantıda hazır ise ve esas sözleşmede daha ağır nisaplar yer almıyorsa, toplantıya katılan oy hakkına ait payların çoğunluğu ile karar alınması mümkündür.

 

b)    BÖLÜNME

Şirket bölünmeleri, günümüz ekonomik sistemi içinde piyasaların sıkça ihtiyaç duyduğu ve başvurduğu bir yöntemdir. Şirketler bölünmeyi, uzmanlaşmaya gitmek, iş bölümünü geliştirmek, üretim, dağıtım ve pazarlama birimlerini ayrı birimler olarak örgütlemek, bazen de vergi kolaylıkları yada indirimlerden yararlanmak üzere tercih etmektedirler. Bölünme bir ticaret şirketinin malvarlığının tamamen veya kısmen bir başka şirkete ayni sermaye olarak devredilmesidir.  Bir ticaret şirketi tam veya kısmı olarak bölünmeye gidebilir.

 

Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketlerin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.

 

Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketlerin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.

Sermaye şirketleri ve kooperatifler, sermaye şirketlerine ve kooperatiflere bölünebilirler. Ticaret Kanunu’na göre şahıs şirketlerinin bölünmeleri mümkün olmadığı gibi, bir sermaye şirketinin bölünerek şahıs şirketi halini alması da mümkün değildir. Şirketin bölünme sonrası tür değiştirerek bir şahıs şirketi halini alması da mümkün değildir. Tür değiştirme hükümleri uyarınca sermaye şirketlerinin şahıs şirketi haline dönüştürülmesi mümkün değildir.

 

Bölünen şirketin pay sahipleri hem bölünen hem de devralan şirkette pay sahibi olurlar. Diğer yönden devrolunan şirket için, şirketin oydan yoksun paylarına sahip paydaşlarına aynı değerde, oydan yoksun veya oy hakkını haiz paylar verilmektedir. Devrolunan şirkette mevcut bulunan paylara bağlı imtiyaz hakları karşılığında, devralan şirkette eş değerde haklar veya uygun bir karşılık verilir. Devreden şirketin ortaklarına bölünmeye katılan tüm şirketlerde, mevcut payları oranında şirket payları veya bölünmeye katılan bazı veya tüm şirketlerde, mevcut paylarının oranına göre değişik oranda şirket payları verilebilir.

 

Gerek tam bölünme gerek kısmi bölünmede pay sahiplerinin hakları, doğrudan değişime uğramasıyla, muhatap şirketin de pay sahipleri için tamamen değişecek oluşuyla önemli nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır. Kaldı ki, bölünme işleminin genel kurulda yapılacağı bölünme işleminin kabulü için belirli bir nisabın sağlanması gerektiği kanuni düzenleme altına alınmıştır. Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca halka açık anonim şirketlerde bölünme kararının alınabilmesi için önemli nitelikte işlemlerden birleşmede değinilen nisaplar geçerlidir.

 

c)    TÜR DEĞİŞTİRME

Tür değiştirme Türk Ticaret Kanunu madde 180 ve devamındaki hükümler uyarınca düzenlenmiştir ve bir ticari şirketin tasfiye edilmeksizin ekonomik varlığını ve devamlılığını koruyarak diğer bir türe dönüşmesine denmektedir. Yeni türe dönüşen şirket önceki tür şirket tüzel kişiliğinin devamıdır. Tür değiştirme şirketin tüzel kişiliğinin sonlandırmadan bir türden diğerine geçişini sağlamasıdır. Şirketlerin TTK madde 124’de sayılan şirketler dışında başka bir türe dönüşmesi mümkün değildir.

 

Halka açık şirketlerin tür değişikliği TTK 181 uyarınca belirlenmiştir ve ilgili kanun maddesinin atfı ile halka açık şirketlerin başka türdeki bir sermaye şirketine ya da bir kooperatife dönüşmesi mümkündür. Türk Hukukunda sermaye şirketleri limited veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler olabilmektedir. Halka açık anonim ortaklıkların limited ve sermayesi paylara bölünmüş şirketlerden, özellikle pay devrinin kolaylığının ortadan kalkmasıyla, oldukça farklı olması nedeniyle şirkette yapılacak bir tür değişikliğinin pay sahibi için büyük ölçekte bir değişiklik yaratmaktadır. Şirketin tür değiştirmesiyle şirketin hukuki yapısının değişeceğini, tür değişimi ile payların da devredilme şekillerinin değişmesiyle pay sahibinin sorumluluğunun da değişeceği ortadadır.

 

Tür değiştirme kararı, halka açık ortaklıklarda birleşme ve bölünme için geçerli olan nisaplara bağlıdır.

 

Yukarıda sayılan nedenler doğrultusunda tür değiştirmenin pay sahibinin haklarını ve sorumluluklarını esaslı olarak etkileyecek olması ile tür değişikliği önemli nitelikte işlemlerden sayılmaktadır.

 

d)    SONA ERME

Türk Ticaret Kanunu’nun 529. Maddesinde belirlenen genel sona erme nedenleri, Sermaye Piyasası Kanun’unda halka açık ortaklıklar için herhangi bir düzenleme olmadığından halka açık anonim şirketler için aynen geçerlidir. İlgili madde, anonim şirketin süresinin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hale gelememişse esas sözleşmede sona ermesiyle, işletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesiyle, esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle, usul ve yasaya, esas sözleşmeye uygun alınacak genel kurul kararıyla, şirketin iflasına karar verilmesiyle ve kanunda öngörülen diğer hallerde sona ereceğini hüküm altına almıştır.

 

Anonim şirketin sona ermesine ilişkin genel kurul kararı alınacaksa, ilgili toplantıda sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin sona ermeye ilişkin karara karşı olumlu oy kullanması gerekmektedir. Şirketin faaliyetlerinin bitmesi söz konusu olduğu için, ilk toplantıda yüzde yetmiş beş nisabına ulaşılamaması halinde bir sonraki kurul toplantılarında da aynı orandaki nisap aranmaktadır.

 

Halka açık anonim şirketlerin sona ermesi tüzel kişiliğinin sona ermesi anlamına gelmemekte olup sadece faaliyetlerinin durması ve durdurulması anlamına gelmektedir. Şirketin faaliyetlerinin durması, şirketin yegane amacı olan kar gütme amacına doğrudan etki edecek olup şirketin faaliyetlerinin bitmesinin bu nedenle önemsiz nitelikte bir işlem sayılamayacağı kabul edilmektedir.

 

B)    HALKA AÇIK ANONİM ŞİRKETLERİN ŞİRKET MALVARLIĞININ DEVREDİLMESİNE, ÜZERİNE AYNİ HAK TESİS EDİLMESİNE VEYA KİRALANMASINA YÖNELİK İŞLEMLER 

 

Sermaye piyasası kanununda madde 23 de tanımlı önemli işlemlerden olan halka açık anonim şirketin malvarlığının tümünü veya önemli bir bölümünün devredilmesini düzenlemektedir. Önemli Nitelikte İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliğinin 6. maddesi malvarlığının devrine ilişkin esas alınacak önemlilik kriterlerini düzenlemektedir.

 

Malvarlığının devri, ayni hak tesisi veya kiralamaya yönelik işlemlerde Sermaye Piyasası Kanunu ve Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Tebliğ uyarınca dikkat edilmesi gereken 3 kıstas bulunmaktadır;

 

•    İşleme konu malvarlığının kamuya açıklanan son finansal tablodaki kayıtlı değerinin kamuya açıklanan son finansal tablolara göre varlık (aktif) toplamına oranı veya,

•    İşlem tutarının yönetim kurulu karar tarihinden önceki altı aylık günlük düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyatlarının aritmetik ortalaması baz alınarak hesaplanan ortaklık değerine oranı veya,

•    Devredilecek veya kiraya verilecek veya üzerinde ayni hak tesis edilecek mal varlığı unsurunun son yıllık finansal tablolara göre elde edilen gelire katkısının, son yıllık finansal tablolardaki gelirlere oranının

 

%50’den fazla olması halinde mal varlığı devri, malvarlığı üzerinde ayni hak tesisi veya kiralama işlemi önemli nitelikteki işlemlerden sayılacaktır. Kiraya verme işlemlerinde veya işlem tutarına ilişkin nakit akışlarının kesin olarak ayrıştırabildiği diğer işlemlerde işlem tutarı olarak, toplam kira gelir/giderlerinin veya diğer gelir/giderlerinin indirgenmiş nakit akışı yönetimine göre hesaplanan net güncel değeri dikkate alınmaktadır. İlgili maddede belirtilen esaslar çerçevesinde hesaplanan oranların anlamlı olmayacak şekilde yüksek çıkması gibi sebeplerle uygulanabilirliğinin bulunmaması durumunda, sadece uygulanabilir olmayan orana bağlı olarak değerlendirme yapılmayacağı kanuni düzenlemeler ile sabitlenmiştir.

 

İlk kıstasa bakılacak olunursa, burada işlemi önemli niteliğe getirecek olan husus şirketin bilançoda kayıtlı toplam aktif malvarlığının yarısının devrine ilişkin bir işlem tesis edilmesi gerektiğidir. Burada dikkat edilmesi gerekilen husus işlemin önemli nitelikteki işlemlerden sayılabilmesi için işlemin yapılmasına en yakın ara bilançodan sonra alınan devir kararının söz konusu bilançoya göre önemli nitelikte olacağı ya da olmayacağıdır.

 

İkinci olarak, işlemin önemli nitelikte olabilmesi için işlem tutarının yönetim kurulu karar tarihinden önceki altı aylık günlük düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetik ortalaması baz alınarak hesaplanan şirket değerlerine karşılık alınacak oran ile bu oranın yüzde elliden fazla olması gerekmektedir. Bahsi geçen altı aylık günlük düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyat, kamuya açılmış ve payları borsaya kote olmuş halka açık anonim şirketler için esas alınacak bir orandır. Söz konusu ortalama işlem gören pay senetleri için hesaplanacaktır.

 

Son olarak devredilecek mal varlığı unsurunun son yıllık finansal tablolara göre elde edilen gelire katkısının, son yıllık finansal tablolardaki gelirlere oranıdır. Finansal tablolar, muhasebe sistemi içinde kaydedilen ve toplanan bilgilerin, belirli zaman aralığıyla bu bilgileri kullanacaklara iletilmesini sağlayan araçlardır.  Finansal tablolar, bilanço, gelir tablosu, nakit akışı tablosu, kar değişim tablosu, öz kaynak değişim tablosu, fon akım tablosu olarak düzenlenmektedir. Söz konusu tablolarda toplam gelir üzerinden, devir konusu malvarlığının sağladığı gelirin, toplam gelir içindeki payının yüzde elliden fazla olması halinde, işlem önemli nitelikteki işlemler sayılacaktır.

 

İlgili tebliğde önemli nitelikteki işlemler tesis edilmeden önce yönetim kurulunca devre, kiraya ya da ayni hakka konu edilecek malvarlığının ortaklığın faaliyetleri açısından taşıdığı öneme göre değerlendirmeye alınması gerektiği belirtilmiştir.

 

Özetle; kanun tarafından tebliğ ile birlikte öngörülen, halka açık anonim ortaklıkların dönem gelirine etkisi yüzde ellinin üzerinde olan işlemlerin pay sahiplerinin haklarını doğrudan etkilemesiyle bu duruma dair işlemlerin önemli nitelikteki işlemler sayılmasıdır.

 

Halka açık anonim şirketlerde kanun ve tebliğde sayılan önemli nitelikteki işlemlerden biri de şirketin aktif malvarlığı üzerinde tesis edilecek ayni haklara ilişkinidir. Uygulamada halka açık şirketlerin en çok karşılaştığı ayni hak ise genellikle rehin hakkıdır. Ticari hayatta şirketler birçok işlem için kredi kullanmakta, alınan krediler şirketin belli ölçüde nakit akışını sağlamaktadır. Bankalar alacaklarına teminat olarak rehin haklarını gündeme getirerek şirketlerin malvarlıklarına rehin tesis etmek istemektedirler. Tebliğde belirtilen oranlara göre kullanılacak krediye bağlı olarak bankanın talep edeceği teminatın da daha yüksek olması gerektiğinden, ortaya çıkan yüksek teminatın tüm paydaşları etkileyeceği göz önüne alındığında kanunda söz konusu işlemin önemli nitelikteki işlemlerden sayılması kanaatimizce yerindedir.

 

Halka açık şirketler açısından şirketin önemli bir kısmının kiralanması da kanun ve ilgili tebliğde önemli nitelikteki işlemlerden sayılmıştır.  Şirket malvarlığının büyük ölçekte bir kısmının kiralanması ile şirketin kiralamaya bağlı olarak faaliyetlerini önemli ölçüde azaltacağından, şirketin faaliyetlerinin aksaması söz konusu olabileceğinden, kiralamaya ilişkin işlemin önemli nitelikteki işlemlerden sayılması yerindedir.

 

C)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARIN FAALİYET KONUSUNUN TÜMÜYLE VEYA ÖNEMLİ ÖLÇÜDE DEĞİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK İŞLEMLER 

Türk Ticaret Kanunu madde 421 uyarınca anonim şirketlerin işletme konusunun değiştirilmesi ağırlaştırılmış nisaba tabi tutularak, bu doğrultuda yapılacak işlem için sermayenin en az yüzde yetmiş beşinin olumlu oy vermesini aramaktadır. Türk Ticaret Kanunu faaliyet konusu değişikliğini önemli nitelikteki işlemlerden saymıştır. Sermaye piyasası kanunu ve Önemli nitelikteki işlemlere ilişkin tebliğde faaliyet konusu değişikliği önemli nitelikteki işlemlerden sayılarak önemlilik kriteri;

•    Ortaklığın esas sözleşmesinde yer alan fiili ana faaliyet konusunun yan faaliyet haline gelmesine sebebiyet verecek esas sözleşme değişikliği olması halinde,

•    Ortaklığın fiili ana faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet üretiminin işleyiş sürecini değiştirecek nitelikteki, örneğin üretim faaliyetinin tümüyle terkedilerek üretim konusu malın dışardan tedarik edilmesi gibi karar ve işlemlerin yapılması halinde ortaya çıkmaktadır.

 

İlgili tebliğde yer alan gibi ifadesi ile yukarıda sayılanlara benzer esas sözleşme değişikliklerinin de önemli nitelikteki işlemlerden sayılması gerektiği çünkü şirketin işletme konusunun değişeceği kabul edilmektedir. Kanaatimizce genel kurulun yüzde yetmiş beşinin olumlu oy vermesi neticesinde, şirket nezdinde yapılacak esaslı değişikliğe ilişkin işlemin pek tabi olarak önemli nitelikteki işlemlerden sayılması yerindedir.

D)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARDA PAYDAŞLARA İMTİYAZ ÖNGÖRÜLMESİNE VEYA PAYDAŞLARIN MEVCUT İMTİYAZLARIN KAPSAMININ VEYA KONUSUNUN DEĞİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK İŞLEMLER

İmtiyaz Türk Ticaret Kanunu’nun 478. Maddesinde düzenlenerek, imtiyaz tanınması için şirketlerin ilk esas sözleşmesinde veya esas sözleşmenin değiştirilmesi ile bazı paylara imtiyaz tanınabileceğini belirlenmiştir. İmtiyaz tanımı gereği payların kendi aralarında üstünlük sağlamasıdır. İmtiyazın belirlenmesinde esas olan sermaye payı olup, esas sözleşmede sermaye paylarına göre oy hakkı tanınmaktadır. Şirketlerin doğası gereği farklı değerde sermaye paylarına sahip paydaşların aynı oy hakkına sahip olması mümkün olduğundan ve esas sermaye payı düşük ortağın yine aynı oy hakkına sahip olması imtiyaz anlamına gelmektedir. İmtiyaz; kar payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda paya tanınan üstün bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

İmtiyaz sadece esas sözleşmede veya esas sözleşmede yapılabilecek değişikliklerle belirlenebileceğinden bu doğrultuda imtiyaz sadece genel kurulda alınacak karar ile tesis edilebilmektedir. İmtiyaz sadece pay sahipliğine bağlı olan haklarda ortaya çıkabildiğinden doğrudan payla ilgili olmayan hususlarda sağlanan üstün haklar imtiyaz olarak kabul edilmemektedir. TTK uyarınca imtiyaz tanınmasına yönelik yapılacak esas sözleşme değişikliği için sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların olumlu oyunun gerektiğini yasal düzenleme altına almıştır.

 

Söz konusu önemli nitelikteki işlem sadece imtiyaz tanınmasına yönelik olmayıp, halihazırdaki imtiyazların da değiştirilmesine yönelik olduğundan sadece Halka Açık Anonim Şirketin genel kurulunda alınacak karar ile değil alınan kararın TTK’nın 454 maddesi uyarınca İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulunda onaylanması ile kararın işleme alınabilmesine yönelik onay kararı tesis edilmesi gerekmektedir. İmtiyaza yönelik tüm işlemlerin pay sahiplerini doğrudan etkilemesi nedeniyle ilgili işlemin önemli nitelikte kabul edilmesi yerindedir, pay sahiplerinin korunması amaçlanmıştır.

 

E)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARIN BORSA KOTUNDAN ÇIKMA KARARI ALMASINA YÖNELİK İŞLEMLER 

Borsa kotu, borsada işlem görmesine izin verilen menkul kıymetlerin listesi olup, bir menkul kıymetin tanımlanarak borsa listesinde kabul görmesidir. Borsa kotundan çıkma söz konusu listeden ayrılma anlamına gelmektedir. Borsa kotasyonunun sona ermesi şirketlerin tür değiştirmesi, birleşmesi, bölünmesi hallerinde meydana gelebildiği gibi, kotasyonun sona ermesi halka açık anonim şirketlerin borsada işlem gören paylarının ortadan kalkması anlamına geldiğinden söz konusu işlem önemli nitelikteki işlemlerden sayılmaktadır.

 

Halka açık ortaklıklar kendi talepleri doğrultusunda borsa kotundan çıkabildiği gibi, Borsa Kotasyon yönetim kurulu kararı ile de kottan çıkartılabilir. Borsa kotundan çıkma, halka açık ortaklıkların paylarının işlem görme yetisini sınırlamakta, kamuyu aydınlatma zorunluluklarının ve borsa yönetim kurulunun paylar üzerindeki denetiminin kaldırılması anlamına geldiğinden pay sahiplerinin haklarının sınırlanması ve zayıflamasına yol açmaktadır. Pay sahiplerini doğrudan etkileyen her işlem gibi söz konusu işlemin önemli nitelikteki işlemlerden sayılması yerindedir.

 

F)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARIN İLİŞKİLİ TARAFLARINDAN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE MAL VARLIĞI EDİNMESİ VEYA KİRALAMASINA YÖNELİK İŞLEMLER 

 

Söz konusu işlemde öncelikle ilişkili taraf kavramını açıklamak gerekmektedir. İlgili tanım için seri II-23.1 sayılı tebliğ tarafımıza yol göstermektedir. İlişkili taraf, düzenlemede kişiler ve işletmeler üzerinde belirlenmiştir. Bir kişi veya bu kişinin yakın ailesinin bir üyesi, işletme üzerinde kontrol veya müşterek kontrol gücüne sahip olması, işletme üzerinde önemli etkiye sahip olması, işletmenin veya işletmenin bir ana ortaklığının kilit yönetici personelinin bir üyesi olması durumlarında ilişkili taraf sayılmaktadır. Yakın aile üyesi olunması, söz konusu işlemde kişinin eşi, çocuklarını, eşinin çocukları, kişinin kendisi ve eşinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler olarak tanımlanmaktadır.

 

Diğer taraftan, ana şirket ile bağlı şirket ve diğer bağlı şirket olunarak, grup şirketler, iş ortaklığı içerisinde bulunan iştirak şirketler, her iki şirketinde aynı üçüncü tarafın iş ortağı olması hallerinde işletmenin yukarıda belirtilen kişiler tarafınca kontrol edilmesi veya müştereken kontrol edilmesi veya kişinin işletme üzerinde önemli etkisinin bulunması veya söz konusu işletmenin kilit personelinin bir üyesi olması hallerinde ilişkili taraf olarak tanımlanmaktadır.

 

Halka açık anonim şirketlerin hacmi yüksek işlemler neticesinde mal varlığı edinmesi veya kiralaması hallerinde, ilişkili tarafların ortaklıktan elde edeceği gelir sıkı denetimlere tabi olması gerektiğinden, paydaşların söz konusu işlem kapsamında korunması gerekmektedir. Paydaşların söz konusu işlemlere karşı iptal davası açma hakkının saklı olduğunu belirtmemiz gerekmektedir, dolayısıyla söz konusu işlemin önemli nitelikteki işlemlerden sayılması yerindedir.

 

G)    HALKA AÇIK ORTAKLIKLARDA DİĞER ÖNEMLİ NİTELİKTE İŞLEMLER 

Halka açık anonim ortaklıkların faaliyetleri veya ticari hayatlarında önemli ölçüde değişiklik meydana getirebilecek her türlü iş ve işlemler, Sermaye Piyasası Kanunu tarafından önemli nitelikte işlemlerden sayılabilmektedir. Sermaye Piyasası Kurulunun bu hususta takdir hakkı mevcuttur.

Kurulun takdir hakkında esas olarak iki unsuru ele almaktadır. İlk olarak şirketin aldığı genel kurul kararı ile halka açık olmadan önceki pozisyonu ile halka arz edildikten sonraki pozisyonunun değişmesi, ikinci durum ise şirketin faaliyet veya ticari hayatında değişiklik meydana getiren bir kararın alınmasıdır. Her iki halde de şirketin ticari hayatında ve faaliyetlerinde esaslı bir değişim meydana geldiğinden kanun ve ilgili düzenlemelerde önemli nitelikteki işlemlerden sayılmayan haller pay sahiplerinin korunması adına Kurulun takdiri altında korumaya alınmıştır. Şirket nezdinde esaslı değişiklik meydana gelmesi yukarıda da açıklandığı üzere pay sahiplerinin haklarını doğrudan etkilemekte olup, pay sahiplerinin haklarının korunması gerekmektedir.

 

2.    PAY SAHİBİNİN KORUNMASI

Halka açık anonim şirketlerde önemli nitelikteki işlemler kapsamında pay sahibinin korunması amaçlanmıştır. Pay sahibinin korunması da her bir pay sahibinin tek taraflı irade beyanı ile kullanabileceği, bireysel bir hak niteliğini haiz “ayrılma hakkı” olarak karşımıza çıkmaktadır. Halka açık ortaklıkların genel kurullarında alınan önemli nitelikte işlemlerin kabul göreceğine dair kararlara karşı muhalif kalan pay sahiplerinin, paylarını ortaklığa satarak, ortaklık ilişkisini sona erdirme hakkı mevcuttur. Ayrılma hakkı, ortaklık bünyesinde meydana gelecek esaslı değişikliklere karşı pay sahiplerinin korunması adına ortaya çıkarak, paydaşların başta yatırım yaptığı ortaklığın hal değiştirmesi ile ortaklıkta pay sahibi kalmaya zorlanmamalarını ve muhalif paydaşların maddi olarak zarara uğramamasını amaçlamaktadır.

Önemli nitelikteki işlemleri ifası hallerinde halka açık ortaklığın, yöneticilerin ve pay sahiplerinin arasında menfaat çatışmaları doğabileceğini öngörülerek pay sahiplerinin haklarının korunması amaçlanmıştır. Burada birden fazla paydaşın aynı anda ayrılma hakkını kullanması halinde ortaklık için önemli miktarda nakit çıkışı meydana geleceğini belirtmek gerekmektedir. Bu nedenle ortaklık için ayrılma hakkının bir denetim mekanizması olduğu kanaatindeyiz. Ayrılma hakkında azınlığın korunması esastır. Şöyle ki, halka açık ortaklıklarda önemli nitelikteki işlemler için genel kurulda alınan kararlarda önemli olan sadece gerekli nisabın sağlanması olmayıp, olumsuz oy veren azınlığın ayrılma hakkını kullanması göz önünde tutularak hareket edilmelidir.

 

 

KAYNAKÇA

BİLGİLİ, Fatih – DEMİRKAPI, Ertan Şirketler Hukuku, 2012, s.57, s.68- 69 

SÖNMEZ, Ziyaeddin Yusuf; Anonim Ortaklıklarda Pay Sahibinin Ortaklıktan Ayrılma Hakkı, İstanbul 2009

AKDOĞAN Nalan/ TENKER Nejat; Finansal Tablolar ve Mali Analiz Teknikleri, 11. Bası Ankara 2007, s. 4.

ADIGÜZEL, Burak; Halka Açık Anonim Ortaklıklarda Pay Sahibinin Ayrılma Hakkı, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2014 sayı:2