| Okuma Süresi: 3 Dakika

GEÇİCİ ÖDEME UYGULAMASI

AV. DEMET CEYLAN DEMİRCAN

Geçici ödeme, Borçlar Kanunu 76.maddesinde düzenlenerek hukuk sistemimize 2012 yılında giren yeni ve halen dahi uygulamada çok bilinmeyen bir müessesedir.

 

Madde metninde ‘Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.’ Düzenlemesi yer almaktadır.

 

Geçici ödemenin amacı, uzun süren yargılamalar neticesinde, davacının mağduriyetinin önlenmesi olup, yargılama sonucunda hükmedilmesi muhtemel olan tazminatın bir kısmının önceden ödenmesidir. Zarar göre davacı, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlara mahkemeye sunar, ekonomik durumu da geçici ödemeyi gerektirirse, talebinin varlığı halinde, mahkemece geçici ödemeye hükmedilebilir.

 

Madde gerekçesinde hükmün getirilme amacı; söz konusu hüküm ile sosyal güvenceden yararlanamayacak durumda bulunmakla birlikte, somut olayda uğradığı zararın giderilmesi için acilen parasal desteğe ihtiyaç duyan ve tazminat yükümlüsünün uğradığı zarardan sorumluluğunu hakime sunduğu inandırıcı kanıtlarla ortaya koyan zarar görenlerin, davanın uzun zamana yayılma ihtimaline karşı korunması amaçlanmıştır. Gerekçede “uğradığı zararın giderilmesi için acilen parasal desteğe ihtiyaç duyan” davacıdan bahsedilmektedir. Acil parasal desteğin, ancak maddi zararların tazmini için açılan maddi tazminat davalarında söz konusu olabileceğini söylemek, dolayısıyla, gerekçeden yola çıkarak, manevi zararlardan dolayı, geçici ödemeye hükmedilmesine yer olmadığı yorumunu yapmak madde ruhuna daha uygun düşmektedir.

 

Söz konusu düzenleme İsviçre Borçlar Kanunu WIDMER/WESSNER revizyonunda da yer almış (m. 56h) ve oldukça eleştirilmiştir. Bu eleştirilerde genel olarak, geçici ödemenin ihsas-ı rey teşkil etme riskine, ispattaki zorluklara, davalının ekonomik durumunun da göz önüne alınmasının gerektiğine, İsviçre’de sosyal güvenlik sistemi bu derece gelişmişken ve ihtiyati tedbirlere de başvurulabilecekken geçici ödemeye ihtiyaç olmadığına, buna ilişkin düzenlemelerin kantonlarca yapılmasının daha uygun olacağına, hakim kararına dayanan iadenin hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olamayacağına ve dava sonunda haksız çıkan davacının aldığı geçici ödemeleri iade edememe riskine karşı bir önlem öngörülmediğine vurgu yapılmıştır.[1] Geçici ödeme, Türk hukuku açısından tartışmalı bir kavram olmuş, avantajlarının yanında ciddi boyutta dezavantajları da olduğu vurgulanmış, özellikle ihsas-ı rey açısından oldukça sakıncalı bulunmuş buna rağmen Türk Borçlar Kanunu Tasarısı yapılırken bu kavramın korunmasına karar verilmiş ve nihayetinde de TBMM’de tartışma olmaksızın kabul edilerek, Borçlar Kanunu ile Türk Hukuk Sisteminde yer edinmiştir.

 

GEÇİCİ ÖDEMENİN ŞARTLARI

1. Haksız Fiil Nedeniyle Bir Borcun Mevcut Olması

Geçici ödemeye ilişkin TBK m. 76 hükmü, haksız fiiller başlığı altında yer almaktadır. Sistematik olarak, geçici ödemenin talep edilebilmesi için haksız fiil nedeniyle bir borcun bulunması gerektiği anlamı kanun sistematiğinden çıkartılabilir.

Öğretide48, söz konusu hükmün haksız fiilleri düzenlemesine rağmen, TBK m. 114/f. II’deki “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” düzenlemesi nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarına da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Doktrinde ayrıca kötüniyetli sebepsiz zenginleşenden de geçici ödeme talep edilebileceğini ileri süren bir görüş de mevcuttur.

 

2. Zarar Görenin Talebi

Hâkim tarafından geçici ödemeye hükmedilebilmesi için, davacının talepte bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde, hâkim kendiliğinden geçici ödemeye hükmedemez.

 

3. Zarar Görenin İnandırıcı Deliller Ortaya Koyması

Zarar gören davacının, davada haklılığını ispatlayabilmesi için haksız fiilin şartları olan hukuka aykırı fiil, zarar, hukuka aykırı fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı ve kusurun bulunduğunu ortaya koyması gerekir.

 

4. Ekonomik Açıdan Geçici Ödemeye İhtiyaç Duyulması

Türk Borçlar Kanunu m. 76/f. 1’e göre zarar görenin geçici ödeme isteyebilmesi, ekonomik durumunun bu geçici ödemeye ihtiyaç duymasına bağlıdır.

Yukarıda belirtilen bu 4 koşulun oluşması durumunda, hakim takdir hakkını kullanarak geçici ödeme yapılmasına hükmedebilecektir.


Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiiller bölümünde İsviçre Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 1998 tarihli ön tasarısından özellikle yararlanıldığına, bazı hükümlerin birebir olmakla birlikte farklı biçimde düzenlendiğine ilişkin bkz. Gökhan Antalya’nın haksız fiil reformuna ilişkin konuşması, “Türkiye’de Hukuk Reformu Toplantıları 3, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı Paneli”, dosya editörü: Halil Akkanat, Hukuki Perspektifler Dergisi, S. 4, Ağustos 2005, s. 70-71; Kaplan, İbrahim: “Borçlar Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşlerim”, Terazi Hukuk Dergisi, Eylül 2008, Sayı 25, s. 19-20.