| Okuma Süresi: 2 Dakika

DOĞAL AFET SEBEBİYLE KONUTU HASAR GÖREN KİŞİNİN HAKLARI

ST. AV. RUMEYSA DEMİR

Afetler, doğrudan veya dolaylı olarak insanlar ve insan yerleşmeleri üzerinde fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıplara sebep olan, yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları derinden etkileyen doğal, teknolojik veya insan kökenli olayların sonuçlarıdır. Deprem sonucu binaların yıkılması sebebi ile meydana gelen ölüm ya da yaralanmalarda binaların proje sorumlusu mimar ve mühendisler, binaları inşa eden müteahhit ve yükleniciler, şayet yapı denetim kuruluşu aracılığı ile yapılan bir yapı söz konusu ise bu kuruluşların sorumlularına karşı yöneltilebilecek maddi ve manevi tazminat talepleri, haksız fiil kapsamında Borçlar Kanunu ile düzenleme altına alınmıştır. Haksız fiil davalarındaki zaman aşımı ise, Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesinde düzenlenmekle beraber, zarar görenin, zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran haksız fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl olarak düzenlenmiştir.

Bunun dışında eser sözleşmesi hükümleri gereğince sonradan ortaya çıkan gizli ayıptan dolayı ilgili kişilerin hukuki sorumlukları bulunmaktadır. Hasar gören konutta sormluluk birden fazla kişiye aitse, bu kişiler kusurları oranında müştereken sorumlu olacaktır. Bu kişiler açısından dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan, hepsine karşı birlikte husumet yöneltilerek dava açılabilmesi mümkün olacaktır. Hasar gören konutun, konut sigortası bulunmasına rağmen sigorta şirketi yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınıyorsa sigorta şirketine karşı da açılacak davada husumet yöneltilebilmektedir. Binalarını kendileri inşa eden depremzedeler de, binanın bir proje ve onay prosedüründen geçilerek inşa edilmesi halinde prosedür bakımından hatası bulunan mimar ya da mühendisler, denetim kuruluşu sorumlusuyla onay mercii olan idari yetkililer hakkında, görevli mahkemede dava açma hakkına sahiptirler.

Deprem sigortası bulunanlar, sigorta kapsamındaki hasar bedellerini ilgili sigorta şirketlerine başvuru yaparak alabilmektedirler. DASK, Zorunlu Deprem Sigortası ile olası bir deprem felaketinden sonra, sigorta sahiplerinin hayatlarına kaldığı yerden yeniden güvenle devam edebilmelerini hedeflemektedir. DASK tarafından verilen azami teminat tutarı, 01 Ocak 2021 tarihinden itibaren bütün yapı tiplerinde 268 Bin TL olarak düzenlenmiştir. Ayrıca ölüm dahil olmak üzere tüm bedeni zararlar, manevi tazminat talepleri, enkaz kaldırma masrafları, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri kayıplar DASK kapsamı dışında değerlendirilmektedir. DASK kapsamına girmeyen zararları gidermek amacı ile zarar gören kişi, idarenin kusurlu davranışlarından doğan sorumluluğun yanında, müteahhitleri de yeterli denetim olmaksızın meydana getirmiş oldukları zararlara bağlı olarak sorumlu tutabilme imkanına sahiptir.

Eğer özel deprem sigortası mevcut ise poliçeye göre ödeme alınabilmesi mümkündür. Ancak depreme yönelik hiçbir sigorta mevcut değilse ya da kayıplar telafi edilmediyse bu noktada müteahhitte, yapı denetim kurumuna ya da belediye dava açma hakkı bulunmaktadır. Zararın tespiti için taşınmazın bağlı bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemelerine müracaat ederek zarar tespiti yaptırılabilmektedir.