| Okuma Süresi: 2 Dakika

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE KISA BİR BAKIŞ

ZEYNEP ÖĞRETMEN

Bugüne kadar, çocuğun yüksek yararına yönelik sahip olması gereken hakları düzenleyen pek çok çerçeve metin ortaya konulmuştur. 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen Çocuk Haklarına Dair Sözleşme; bahsi geçen metinler içerisinde taraf devlet sayısı ve içeriğiyle günümüzde de evrensel nitelik taşıyan en önemli çerçeve metindir. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatının bir parçası olan bu sözleşmeyle çocuğa verilen haklar ve ilgililerine yüklediği sorumluluklar düşünüldüğünde gerek evrensel gerekse ulusal anlamda atılması gereken adımların olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi, tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. İlk kez 1989 yılında onaylanan sözleşme; bugün -ikisi hariç- tüm Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından onaylanmıştır. Bu, 191 ülkenin onayına karşılık gelmektedir.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi; üzerinde uluslararası planda mutabakata varılmış, pazarlık yapılması mümkün olmayan standartlar ve yükümlülükleri içermektedir. Belge, nerede doğduklarına, kim olduklarına; cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlamaktadır.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi medeni, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki insan haklarını en geniş biçimde tanımlamaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne yön veren temel değerler şu şekilde sıralanabilir: Ayrım gözetmeme, çocuğun yararının gözetilmesi, yaşama ve gelişme, katılım.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi işe, on sekiz yaşın altında olanları çocuk olarak tanımlayarak başlamaktadır. Sözleşmede özetlenen haklar, nerede olurlarsa olsunlar bütün çocuklar için geçerlidir. Çocuklarla ilgili bütün konularda, çocuğun yüksek yararı gözetilecektir. Devletler, çocukların haklarına eksiksiz biçimde saygı gösterilmesini sağlayacak önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu çerçevede sözleşmede ele alınan konular şunlardır:

 

-Ana – babanın rolü ve sorumluluğu; bunun ihmal edildiği durumlarda ise devletin rolü ve sorumluluğu

-Bir isme ve vatandaşlığa sahip olma ve bunu koruma hakkı

-Yaşama ve gelişme hakkı

-Sağlık hizmetlerine erişim hakkı

-Eğitime erişim hakkı

-Sosyal güvenlik hizmetlerine erişim hakkı

-İnsana yaraşır bir yaşam standardına erişim hakkı

-Eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma hakkı

-İstismar ve ihmalden korunma hakkı

-Uyuşturucu bağımlılığından korunma hakkı

-Cinsel sömürüden korunma hakkı

-Ekonomik sömürüden korunma hakkı

-Satış, kaçırılma ve zorla alıkoymadan korunma hakkı

-Diğer suiistimal biçimlerinden korunma hakkı

-İşkenceden korunma hakkı

-Özgürlükten yoksun bırakıcı uygulamalardan korunma hakkı

-İfade ve düşünce özgürlüğü hakkı

-Din ve vicdan özgürlüğü hakkı

-Dernek kurma özgürlüğü hakkı

-Çocukların kendileriyle ilgili konularda görüşlerini dile getirme hakkı

-Gerekli bilgilere ulaşma hakkı

-Özel yaşamı saklı tutma hakkı

-Özel gereksinimleri olan çocukların hakları (Çocuk mülteciler, engelli çocuklar, azınlık ve yerli gruplara mensup olan çocuklar gibi)

-Evlat edinme işlemlerinin belirli bir düzene bağlanmasını da kapsamak üzere aileleri olmayan çocukların hakları

-Rehabilitasyona özel bir önem verilmesi dahil adil bir çocuk ceza adaleti sistemi uygulanması

 

Mevcut standartlar, asgari şekilde sözleşmede ve kalem kalem başlık olarak yukarıda sayılmıştır. Mevcut standartların ilerisinde olan ülkelerde, var olan daha ileri düzeyde standartlar esas alınacak ve korunacaktır. Sözleşmenin son bölümlerinde ise uygulama, izleme, onay, değişiklik, çekince ve geri çekilme işlemlerine ilişkin hususlar yer almaktadır.

 

Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 14 Ekim 1990’da imzalamış ve sözleşme 27 Ocak 1995’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.