| Okuma Süresi: 7 Dakika

BEDELLİ ASKERLİKTEN YARARLANMA ŞARTLARI, BEDELLİ ASKERLİĞİN İŞ İLİŞKİLERİ İLE ADLİ VE İDARİ SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALARA ETKİLERİ

AV. ALİ HAYDAR GÜL

1- Genel Olarak

7146 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 03.08.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun, uzun süredir ülke gündeminde önemli yer tutmaktadır. Her ne kadar söz konusu Kanun pek çok farklı konuya ilişkin düzenlemeleri içerir bir torba yasa niteliğinde olsa da etki alanının genişliği itibariyle Kanun’un en çok yankı uyandıran düzenlemeleri, askerlik hizmetinin para karşılığında yapılmış sayılmasına yönelik düzenlemelere, bir diğer deyişle bedelli askerliğe ilişkindir. Kanun’un kapsamı içerisinde kalan vatandaşların pek çoğunun çalışma hayatının içerisinde olması nedeniyle de bedelli askerliğin iş ilişkilerine etkileri ve iş ilişkisinin akıbetini ne şekilde etkileyeceği gerek işçiler gerekse de işverenler tarafından merak edilen hususların başında gelmektedir. Bu çerçevede işbu çalışmamız ile bedelli askerlikten yararlanma şartları, bedelli askerliğin iş ilişkileri ile adli ve idari soruşturmalar ve kovuşturmalara etkileri üzerinde durulacaktır.

 

  1. Bedelli Askerlikten Yararlanabilecek Kişiler

Kanun’un kapsamı belirlenirken yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik özel düzenlemeler yapılmış ve ayrıca da genel bir bedelli askerlik düzenlemesi yapılmıştır. Buna göre; yurt dışında yaşayan vatandaşlara özel düzenlemeler ile genel bedelli askerlik düzenlemeleri aşağıda ayrı ayrı incelenecektir.

 

  1. Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşların Bedelli Askerlikten Yararlanma Koşulları

Yurt dışında yaşayan vatandaşların bedelli askerlikten yararlanmaları için öncelikle oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi veya işveren sıfatına sahip olmaları veya bir meslek ya da sanatı icra etmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla yurt dışında oturma veya çalışma iznine sahip olan ve fakat işçi veya işveren sıfatına sahip olmayan veyahut da bir meslek ya da sanatı icra etmeyen vatandaşların, yurt dışında yaşayan vatandaşlar için öngörülen bedelli askerlik düzenlemelerinden yararlanmaları mümkün olmayıp; bu vatandaşlar, şartlarını sağlamaları halinde genel bedelli askerlik düzenlemelerinden yararlanabileceklerdir.

 

Diğer taraftan yurtdışında yaşayan vatandaşların, yukarıda ifade edildiği gibi oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi veya işveren taşımaları veya bir meslek ya da sanatı icra etmeleri, bedelli askerlikten yararlanmaları için yeterli olmayıp; işçi veya işveren sıfatı taşıma veya bir meslek ya da sanatı icra etmeleri halinin fiili olarak en az 3 yıl sürmüş olması gerekmektedir. Kanun’da yer alan düzenlemeye göre; söz konusu en az 3 yıllık süre hesaplanırken, yurt içinde geçirilen süreler en az 3 yıllık sürenin hesabında dikkate alınmayacaktır. Bir diğer deyişle en az 3 yıllık sürenin hesabında yalnızca yurt dışındaki süreler göz önünde bulundurulacaktır.

 

Bununla birlikte yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik bedelli askerlik düzenlemesi ile mevcut düzenlemede yer alan 38 yaş şartı da kaldırılmaktadır. Bu çerçevede yukarıda belirtilen şartları taşıyan ve 2018 yılı içerisinde yirmi yaşına girmiş ya da girecek olan yurt dışında yaşayan vatandaşlar, yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanabileceklerdir.

 

Bu kapsamda şartları taşıyan yurtdışında yaşayan vatandaşlar, durumlarını ispatlayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığıyla askerlik şubelerine başvurmak, 2.000.-Euro veya karşılığı kadar yabancı ülke parasını tek seferde ödemek ve Milli Savunma Bakanlığınca verilecek uzaktan eğitimi almak koşuluyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklardır. Uzaktan eğitime yönelik detaylar Milli Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak Yönetmelik ile belirlenecektir.

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Düzenlemelerinden Yararlanma Koşulları

 

Genel bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanabilmek için öncelikle fiili askerlik hizmetine başlanmamış olması gerekmektedir. Bir diğer deyişle askerlik hizmetine başlamış olan vatandaşların, genel bedelli askerlik hakkından yararlanabilmeleri mümkün değildir.

 

Genel bedelli askerlik düzenlemesinde, yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik düzenleme ile karşılaştırıldığında yaş bakımından farklı bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, genel bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanabilmek için başvurucunun doğum tarihinin en geç 01.01.1994 olması gerekmektedir. Dolayısıyla 01.01.1994 tarihinden sonra doğmuş olan vatandaşların, genel bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanmaları mümkün değildir.

 

Genel bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanabilmek için ödenmesi gereken tutar da yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik düzenlemeden farklıdır. Bu bağlamda genel bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanabilmek için 15.000.-TL’nin veya karşılığı kadar yabancı ülke parasının tek seferde ödenmesi gerekmektedir.

 

Nitekim yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik düzenlemede fiili askerlik hizmeti yerine uzaktan eğitim şartı bulunmaktayken, genel bedelli askerlik düzenlemesinde 21 gün temel askerlik eğitiminin yerine getirilmesi şart olarak düzenlenmiştir.

 

Bununla birlikte genel bedelli askerlik hakkından faydalanabilmek için Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde, yani 03.08.2018 tarihinden itibaren 3 ay içerisinde askerlik şubelerine veyahut da yurt dışı temsilciliklerine başvuru yapılması gerekmektedir.

 

Belirtmek gerekir ki; daha önceki bedelli veya dövizli askerlik hizmeti kapsamından herhangi bir sebeple çıkarılmış olan vatandaşlar da yaş şartını taşımaları halinde, genel bedelli askerlik düzenlemelerinden yararlanabileceklerdir.

 

Diğer taraftan genel bedelli askerlik düzenlemesinin yürürlüğe girmesinden önce sağlık sebebiyle haklarında askerliğe elverişli olmadıklarına dair verilen kararlardan dolayı askerlik hizmetinden muaf tutulan vatandaşlar da istekleri halinde yaş şartı aranmaksızın ve temel askerlik eğitimine tabi olmaksızın genel bedelli askerlik hakkından yararlanabilecek ve bu çerçevede askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklardır.

 

Bu kapsamda özetlemek gerekirse; fiili askerlik hizmetine başlamamış, en geç 01.01.1994 tarihinde doğmuş, 15.000.-TL veya karşılığı kadar yabancı ülke parasını tek seferde ödeyen ve 21 gün temel askerlik hizmetini yerine getiren vatandaşlar, askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklardır.

 

  1. Bedelli Askerlik Hizmetinin İş İlişkilerine Etkileri

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Hizmetinin İş İlişkilerine Etkileri

 

Kanun’da genel bedelli askerlik hakkından yararlananların temel askerlik eğitimi süresi olan 21 günlük süre boyunca işverenleri tarafından ücretsiz izinli sayılacakları ifade edilmiştir. Her ne kadar genel bedelli askerlik hakkından yararlanılması halinde 21 günlük temel askerlik eğitimi yerine getirilse de, süreç sonunda kişi, muvazzaf askerlik hizmeti yerine getirilmiş sayılmaktadır. Bu nedenle de muvazzaf askerliğin iş ilişkisinin akıbetine yönelik düzenlemelerin bu durumda da geçerli olacağını ifade etmek gerekmektedir. Bu çerçevede genel bedelli askerlik hizmetinin iş ilişkisine etkileri aşağıda madde madde incelenecektir.

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Hakkından Yararlananların Ücretsiz İzinli Sayılmaları

Yukarıda da ifade edildiği üzere; Kanun’da genel bedelli askerlik hakkından yararlananlar, 21 günlük temel askerlik eğitimi süresince işverenleri tarafından ücretsiz izinli sayılacaklardır. Yapılan bu düzenleme ile aslında iş sözleşmeleri, temel askerlik eğitimi süresince askıya alınacaktır. Bu çerçevede işveren, 21 günlük temel askerlik eğitimi süresince işçiye ücret ödemeyecek ve sosyal sigorta primini yatırmayacaktır. Belirtmek gerekir ki; Kanun’da, işverenlerin temel askerlik süresi boyunca işçileri ücretsiz izinli sayacakları özel olarak düzenlendiği için, işverenler, işçilerin muvazzaf askerlik görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle iş sözleşmelerini feshedemeyeceklerdir. İşverenlerin bu düzenlemeye rağmen iş sözleşmelerini muvazzaf askerlik nedeniyle feshetmeleri halinde, gerçekleştirilen fesih hukuka aykırı olacak ve işçi, geçersiz feshe dayalı olarak şartları sağlaması halinde işe iade davası açabilecek veyahut da ihbar tazminatı ile 1 yıllık çalışma süresini doldurmuş olması halinde kıdem tazminatı ve mevcut olması halinde yıllık izin ücretini talep edebilecektir.

 

Diğer taraftan işçi, 21 günlük temel askerlik eğitimi süresince ücretsiz izinli sayılacağı için bu süre, işçinin kıdeminin hesaplanması sırasında göz önünde bulundurulmayacaktır. Dolayısıyla bu süre çalışma süresine bağlı hak ve alacakların tespiti sırasında toplam çalışma süresinden mahsup edilecektir.

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Hizmeti Nedeniyle İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshi ve Kıdem Tazminatı

1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasında iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle feshedilmesi halinde işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı hususu düzenleme altına alınmıştır. Kanun ile işverenin temel askerlik süresi içerisinde işçiyi ücretsiz izinli sayacağı düzenleme altına alınmaktaysa da, işçinin muvazzaf askerlik hizmeti niteliğindeki 21 günlük temel askerlik eğitimine bağlı olarak iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirmesini sınırlayan herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle işçi, genel bedelli askerlik hizmeti kapsamında 21 günlük temel askerlik hizmetini gerekçe göstererek, muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesini 1 yıllık çalışma süresini doldurmuş olması halinde, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirebilecektir.

 

Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 1983/3488 E, 1983/5183 K sayılı ve 09.06.1983 tarihli kararında aynen ve özetle; ‘’ … 2338 sayılı Yasanın geçici 6/5. maddesinde temel askerlik eğitimi süresince maaşsız ve ücretsiz izinli sayılacağı kuralı getirilmişse de bu kuralın çalışanın işini güvence altında tutmak amacına yönelik bulunduğu kuşkusuzudur. Öbür yandan İş Yasasının değişik 14. maddesinde muvazzaf askerlik hizmeti sebebiyle ayrılanlara kıdem tazminatı verileceği öngörülmüştür. Davacı bu koşulun gerçekleşmesine bağlı istekde bulunduğuna göre, isteğin esasının incelenerek hak ettiği kıdem tazminatına hükmedilmesi yasaya aykırılık teşkil etmez … ‘’ şeklindeki ifadelere yer verilmiştir.

 

Yargıtay’ın emsal kararı da göz önünde bulundurulduğunda, Kanun ile getirilen ücretsiz izin halinin de aslında işçinin işini güvence altına alma amacını taşıdığını söylemek mümkündür. Bu nedenle de Kanun’da yer alan ücretsiz izin düzenlemesinin muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi hakkını işçi bakımından sınırladığından bahsedilemeyecektir.

 

Belirtmek gerekir ki; Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; işçinin muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde ihbar süresi tanıması gerekmemektedir. Bir diğer deyişle işçi, muvazzaf askerlik nedeniyle iş sözleşmesini derhal sona erdirebilir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde genel bedelli askerlik hizmeti kapsamında 21 günlük temel askerlik eğitiminin yerine getirilmesinin de muvazzaf askerlik niteliğinde olduğu düşünüldüğünde, bu durumda da işçi, iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.

 

Diğer taraftan önemle belirtmek gerekir ki; Kanun yürürlüğe girmeden önce sağlık sebebiyle haklarında askerliğe elverişli olmadıklarına dair karar verilerek askerlik hizmetinden muaf tutulan ve kendi isteği ile genel bedelli askerlik hakkından yararlananların iş sözleşmelerini muvazzaf askerlik nedeniyle feshetmeleri ve bu doğrultuda kıdem tazminatına hak kazanmaları mümkün değildir. Zira Kanun’a göre bu kişiler, 21 günlük temel askerlik eğitimine tabi tutulmaksızın muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmaktadırlar. Dolayısıyla bu kişiler için fiili bir muvazzaf askerlik hizmetinin varlığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle de bu kişilerin, muvazzaf askerlik hizmetine bağlı olarak iş sözleşmelerini derhal sona erdirmeleri ve kıdem tazminatına hak kazanmaları söz konusu olamayacaktır. Buna rağmen bu kişilerce iş sözleşmesinin muvazzaf askerlik nedeniyle feshedilmesi halinde işverenlerin bu çalışanlardan ihbar tazminatı talep etme hakları bulunmaktadır.

 

  1. Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşların Bedelli Askerlik Hakkından Yararlanmalarının İş İlişkisine Etkileri

Öncelikle belirtmek isteriz ki; işbu çalışmamızda yalnızca yurt dışında yaşayan vatandaşların, yurt dışında Türk Ticaret Sicili’ne kayıtlı işverenler nezdinde istihdam edilmeleri halleri ele alınacak olup; Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27. maddesine göre; işçinin mutad işyerinin hukuku uygulanması, mutad işyeri hukukunun emredici düzenlemelerinin saklı olması, tarafların mutad işyeri hukukunun emredici düzenlemeleri hariç olmak üzere sözleşmeye uygulanacak hukuku belirleyebilecek olmaları ve bazı hallerde işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun uygulanacak olması nedenlerinden dolayı, Türk Ticaret Sicili’ne kayıtlı olmayan, bir diğer deyişle Türk Hukuku’nun uygulanması konusunun somut olaya göre değerlendirilmesi gereken durumlar, işbu çalışmanın kapsamını oluşturmamaktadır.

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/32749 E, 2014/26766 K sayılı ve 16.09.2014 tarihli kararında aynen ve özetle; ‘’ … Dosya içeriğine göre davacının davalı şirket tarafından yurt dışı işyerine çalıştırılmak üzere gönderildiği, davalı şirket tarafından çalıştırıldığı anlaşıldığından, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile davalının kıdem ve ihbar tazminatından sorumluluğuna karar verilmesi isabetlidir … Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatı hükümlerinde olduğu gibi yıllık ücretli iznin de Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir … ‘’ şeklinde karar tesis etmiştir. Bu kapsamda yurt dışında yaşayan vatandaşların Türk Ticaret Sicili’ne kayıtlı işverenler nezdinde istihdam edilmeleri durumunda, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince iş sözleşmesinden doğacak uyuşmazlıklarda Türk Hukuk Mevzuatının uygulanması gerekmektedir.

 

Bu bağlamda yurt dışında yaşayan vatandaşların, yurt dışında yaşayan vatandaşlara ilişkin bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanmaları halinde, muvazzaf askerlik görevi niteliğinde bir hizmet ifa etmeyecek olmalarından dolayı iş sözleşmelerini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirmeleri mümkün değildir. Buna rağmen bu kişilerin iş sözleşmelerini muvazzaf askerlik nedeniyle feshetmeleri halinde, işverenlerin ihbar tazminatı talep etme hakları mevcut olacaktır.

 

Diğer taraftan bu kişilerin, genel bedelli askerlik hakkından yararlanmaları halinde yukarıda detaylıca açıklanan şekilde işveren tarafından ücretsiz izinli sayılmaları gerekmektedir. Bununla birlikte bu kişiler, genel bedelli askerlik hakkından yararlanmaları durumunda ise iş sözleşmelerini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirebilecek, bilahare 21 günlük temel askerlik eğitiminin sona ermesini takip eden 2 ay içerisinde işverenlerine başvurarak işe alınmalarını talep edebilecek ve işverenlerin bu talebi şartların mevcut olmasına rağmen karşılamamaları halinde 3 aylık ücretleri tutarında tazminat isteyebileceklerdir.

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Hizmetine Bağlı Temel Askerlik Eğitimi Nedeniyle İş Sözleşmelerini Fesheden Çalışanların Eski İşverenleri Nezdinde Yeniden Çalışma Talebinde Bulunmaları

4857 sayılı İş Kanunu’nun 31/3 maddesinde, herhangi bir askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçilerin bu ödevin sona ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istemeleri halinde işverenin bu işçileri eski işlerinde veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Genel bedelli askerlik hakkı kapsamında yerine getirilecek olan 21 günlük temel askerlik eğitiminin askeri ve kanuni bir ödev olduğu tartışmasızdır. Bu bağlamda iş sözleşmesini genel bedelli askerlik hakkı kapsamında 21 günlük temel askerlik eğitimine dayalı olarak fesheden işçi, 21 günlük temel askerlik eğitiminin sona ermesini takip eden 2 ay içerisinde işe girmek istediğini işverenine bildirmesi halinde işveren, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde bu talebi karşılamak zorundadır. İşveren, işçisinin bu talebini şartlar oluşmasına rağmen karşılamazsa, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 31/3 maddesi çerçevesinde işçinin 3 aylık ücreti tutarında tazminat ödemek zorundadır.

 

  1. Genel Bedelli Askerlik Hizmetinden Yararlanılmasının İdari ve Adli Soruşturma ve Kovuşturmalara Etkileri

Kanun’a göre; genel bedelli askerlik hizmetinden yararlananlar hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılamayacak, başlatılmış olan idari ve adli soruşturmalar ile kovuşturmalar da sona erdirilecektir. Bununla birlikte yine Kanun’a göre; söz konusu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları da tahsil edilmeyecektir.