| Okuma Süresi: 5 Dakika

AVRUPA VERİ KORUMA KURULU (EDPB) TARAFINDAN “GÖRÜNTÜ AYGITLARI YOLUYLA KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ” HUSUSUNDA YAYIMLANAN KILAVUZA İLİŞKİN ÖZET İNCELEME

AV. ADEM AKKIR AV. ERDAL İŞBİLİR STJ AV. HATİCE SENA ÜNAL

EDPB, görüntü aygıtlarının (akıllı telefon kameralarından video özellikli kapı zillerine ve ev güvenlik sistemlerine kadar her şey) çağdaş yaşamdaki yaygınlığını ikrar etmekte ve birçok kişinin -güvenlik gibi belirli amaçlar için- bu tür aygıtların kullanımı konusunda rahat davranabileceğini kabul etmektedir.Bununla birlikte “Kılavuz İlkeler”;

 

  1. Görüntü kayıtlarının tamamen farklı ve beklenmedik amaçlarla (örneğin pazarlama, çalışan performansının izlenmesi vb.) herhangi bir şekilde suiistimal edilmesini önlemek için tedbirlerin alınması gerektiği,
  2. Veri sorumlularının görüntü kaydı ile ilgili veri koruma ilkelerini (GDPR’nin 5. maddesi) dikkatlice değerlendirmelerinin gerektiği,
  3. Veri sorumlularının görüntü aygıtlarının arızalanması riskine ve bunun neden olabileceği önyargılara karşı farkındalık sahibi olması ve bunlara ilişkin önlemleri alması gerektiği,
  4. Meşru bir temel yaratmanın amaçları bakımından, başka bir yol veya yöntem ile veri işleme amacına ulaşılabilirlik mevcut ise görüntü kayıtlarının gerekli olmayacağı,

 

Hususlarını vurgulamaktadır.

 

“Kılavuz İlkeler” özellikle aşağıdaki hususlara açıklık getirmektedir:

  1. GDPR’nin görüntü aygıtları yoluyla kişisel verilerin işlenmesi kurumuna uygulanması
  2. Görüntü aygıtları yoluyla kişisel veri işlenmesinin meşruiyeti
  3. Biyometrik verilerin görüntü aygıtları yoluyla işlenmesi de dahil olmak üzere özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi
  4. Veri sahibinin, verilerinin anılan şekilde işlenmesine ilişkin hakları
  5. Anılan şekilde elde edilen verilere ilişkin saklama ve imha etme yükümlülükleri ile
  6. Anılan şekilde veri işlenmesi için gerekli teknik ve kurumsal tedbirler

1. GDPR’ın Uygulanması

“Kılavuz İlkeler’in” açık bir şekilde ifade ettiği üzere aşağıdaki durumlarda GDPR uygulanmamaktadır:

  • Kişinin kimliği doğrudan veya dolaylı olarak belirlenemiyorsa (örneğin sahte güvenlik kamerası kullanımı: davetsiz misafirleri veya sözde izleyenleri kandırmak için tasarlanmış işlevsel olmayan güvenlik kameraları) (bazı üye ülkelerin buna ilişkin düzenlemeleri mevcuttur.)
  • “Law Enforcement Directive (Yaptırım Yönergesi) (LED EU2016/680)” kapsamındaki kamu güvenliğine yönelik tehditlerin önlenmesi de dahil olmak üzere; kişisel verilerin, yetkili makamlarca suçların önlenmesi, soruşturulması, tespit edilmesi veya kovuşturulması ya da cezai yaptırımların uygulanması amacıyla işlenmesi;
  • Kişisel verilerin bütünüyle kişisel veya hane halkı faaliyetleri esnasında gerçek bir kişi tarafından işlenmesi (hane halkı muafiyeti). İşbu muafiyet dar yorumlanmalıdır, şöyle ki; verilerin internet üzerinden yayınlanarak belirsiz sayıda kişi tarafından ulaşılabilir olması durumunda söz konusu muafiyet geçerli olmayabilir. Bu durumun, herkese açık sosyal medya ve içerik paylaşım sitelerinin kullanımına ilişkin soruların artmasına neden olduğuna şüphe yoktur.

2.  Veri İşlemenin Kanuna Uygunluğu

Görüntü aygıtları yoluyla kişisel veri işlemenin yasal dayanağının meşru menfaate dayandığı durumlarda:

  • Meşru menfaat, kurgusal veya spekülatif olmayan, kanıtlanabilir ‘gerçek’ bir meseleye bağlı olmalıdır. Bu çerçevede bir bölgedeki ya da belirli bir ürüne ilişkin suç istatistikleri veya buna ilişkin benzer veri sorumlularının deneyimleri uygun kanıtlar teşkil edecektir. Veri sorumluları ilgili konuyu, istatistikleri veya olayları meşru menfaatin varlığına güçlü bir kanıt olacak şekilde belgelendirmelidir.
  • Veri sorumluları, nerede ve ne zaman görüntü gözetim önlemlerinin alınmasının kesinlikle gerekli olduğunu değerlendirmelidir. Örneğin, mülkün yakın çevresinden daha fazlasını görüntüye almanın gerekli olduğu durumlarda; veri sorumlusu fiziksel ve teknik araçlar yoluyla, alakasız alanları engellemek veya pikselleştirmek (görüntü sayısallaştırma) gibi veri maskeleme önlemlerini almalıdır.
  • Görüntü kaydı alınmasının gerekli olduğu durumlarda veri sorumlusunun, her bir olay bazında, (i)izlemenin ne ölçüde meşru çıkarları, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini etkilediğini ve (ii)bunun veri sahibinin haklarıyla ilgili olumsuz sonuçlara yol açıp açmadığını dikkate almak ve değerlendirmek üzere bir meşru menfaat dengesi kurması zorunludur(meşru menfaat değerlendirmesi).
  • Meşru menfaat değerlendirmesi yapılırken veri sahibinin verinin işlendiği zamanki ve verinin işlendiği çerçevedeki makul beklentileri (objektif bir üçüncü kişinin beklentileri baz alınarak) mutlaka dikkate alınmalıdır. Veri sahipleri bazı durumlarda görüntü kayıtları ile veri işlenmesini verinin diğer yollarla işlenmesine tercih edebilmektedir.
  • Sınırlı ölçüde, ilgilinin rızası ve kamu yararı için yapılan bir görevi yürütme gibi (Madde 6(1)(a) ve (f)’ye ilişkin olarak) yasal dayanaklar da ayrıca uygulanabilir. Bununla birlikte rızaya dayanılması durumunda, alınan rızanın GDPR standartlarını karşılaması gerekmektedir. Söz konusu bölgede görüntü alındığına dair işaretlerin olduğu bir alana girmek, GDPR’nin 4. ve 7. Maddelerindeki şartları karşılamadığı sürece, tek başına rıza kapsamında gerekli bir beyan veya açık bir onay teşkil etmemektedir.

3. Görüntü Kayıtlarının İfşası

“Kılavuz İlkeler”, verinin herhangi bir şekilde ifşa edilmesinin (iletim, yayma veya başka bir şekilde erişilebilir hale getirme yoluyla ifşa edilmesi) münferit bir veri işleme türü olarak kabul edildiğini ve veri sorumlusunun bu tür verilerin işlenmesi için yasal bir dayanağa sahip olması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, üçüncü ülkelere veya uluslararası kuruluşlara aktarım yapıldığında, GDPR’nin 44. maddesi (ve dolayısıyla 5. bölüm) hükümleri uygulanacaktır. Bu husus özellikle, gözetim için yaygın olarak kullanılan ve AEA (Avrupa Ekonomik Alanı) dışında veya üçüncü bir ülkede veri aktarımı ve depolaması muhtemel olan İnternet Protokolü (IP) kameraları ile ilgilidir. Bu nedenle veri sorumluları, bu tür bir ifşanın meydana geldiği yerlerde uygun önlemleri aldıklarından emin olmalıdır.

 

4. Biyometrik Veriler De Dahil Olmak Üzere Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesi

 

“Kılavuz İlkeler”, görüntü gözetiminin her zaman özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi olarak değerlendirilmediğini açıkça belirtir.

 

GDPR’nin 9. maddesi yalnızca görüntü kayıtlarının özel nitelikli kişisel verileri belirlemek için işlenmesi halinde uygulanır. Örneğin; bir etkinlikte yer alan veri sahibinin belirlenebilir görüntülerinden politik fikirlerinin anlaşılabilmesi gibi.

 

Ancak kişinin görüntü kaydı, o kişinin belirlenmesine katkıda bulunmak amacıyla teknik olarak özellikle işlenmemişse tek başına biyometrik veri olarak kabul edilemez. Bunun özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilebilmesi için, veri gerçek bir kişiyi benzersiz bir şekilde tanımlamak amacıyla kullanılmalıdır.

 

5. Görüntü Aygıtları Yoluyla Kişisel Verileri İşlenen Veri Sahiplerinin Hakları

 

“Kılavuz İlkeler”, veri sahiplerinin tüm haklarının görüntü kayıtları kullanılarak kişisel verilerin işlenmesi bakımından da geçerli olacağını belirtmekte ve bu haklardan bazıları ile ilgili birtakım açıklamalarda bulunmaktadır:

 

Erişim Hakkı: Görüntü gözetimi ile ilgili erişim haklarına uymak, görüntülerden belirlenebilen diğer veri sahipleri bakımından ters bir etki yaratarak bu kişilerin haklarını olumsuz etkileyebilir. Söz konusu üçüncü kişileri korumak için görüntü düzenleme ve karıştırma yöntemleri kullanılmalıdır. Veri sorumluları ayrıca veri sahiplerine, bu hususlarda yardımcı olacakları makul zaman dilimlerini belirlemek üzere başvurabilirler.

 

Silme Hakkı: EDPB, bir fotoğrafı, eski haline döndürülebilme özelliği olmadan belirlenebilir bir görüntü oluşturacak şekilde yeniden dönüştürerek bulanıklaştırmanın GDPR hükümleri uyarınca kişisel verinin silinmesi olduğunu belirtmektedir.

 

İtiraz Hakkı: Görüntü gözetimi durumunda bu hak alana girişten önce, içerdeyken veya izlenen alandan ayrıldıktan sonra kullanılabilir.  Bu durum, veri sorumlusunun meşru gerekçeleri bulunmadığı sürece, kişilerin belirlenebileceği bir alanı izlemenin yalnızca aşağıdaki durumlardan birinin varlığı halinde hukuka uygun olduğu anlamına gelir: (i)Veri sorumlusunun talep halinde kameranın kişisel verileri işlemesini derhal durdurabiliyor olması  veya (ii)Şayet izlenen alan kısıtlı ise, veri sorumlusunun alana girmeden önce veri sahibinin onayını almış olması. Doğrudan pazarlama amacıyla görüntü gözetimi kullanılıyorsa (pratikte pek olası olmamakla birlikte), itiraz hakkı mutlaktır.

 

Bilgilendirilme Hakkı: EDPB, GDPR’nin gerektirdiği bilgi yoğunluğunun ışığında katmanlı bir yaklaşım önermektedir. En önemli bilgiler ilk katman olan uyarı işaretinde ve diğer zorunlu bilgiler de ikinci katmanda gösterilmelidir.

  • İlk Katman: Uyarı işareti bir simgeyle birlikte verilebilir (bir güvenlik kamerasının fotoğrafı gibi).  Bu konudaki bilgi, veri sahibi gözetlenen alana girmeden önce veri sahibinin gözetleme koşullarını kolayca fark edebileceği şekilde yerleştirilmelidir. Bu katman en önemli bilgileri veri sahibine aksettirmelidir. Örneğin, veri işleme amaçlarının detayları, veri sorumlusunun kim olduğu ve veri sahibinin hakları ile birlikte veri işlemenin en önemli etkileri hakkında verilen bilgiler gibi.
  • İkinci Katman: Bu katman (GDPR’nin 13. maddesi altındaki tüm bilgileri içeren) bilgi masası gibi kolayca erişilebilen bir yerde mevcut olmalı veya kolay erişilebilir bir posterde gösterilmelidir. İlk katmanın ikinci katmanın dijital bir kaynağına (ör. QR-kodu veya bir web sitesi adresi) atıfta bulunması en iyi yoldur, ancak birçok kuruluş için bunun gerçekten zorlayıcı olabilecek olması karşısında, bilgilerin dijital olmayan şekillerde de mevcut olması gerekmektedir.

 

6. Saklama ve Silme Yükümlülükleri

Kişisel verilerin çoğu durumda, tercihen birkaç gün sonra otomatik olarak silinmesi önerilir. Depolama süresi ne kadar uzun belirlenmişse (özellikle 72 saatin ötesinde), amacın meşruiyetini ve depolamanın gerekliliğini kanıtlamak da bir o kadar zor olacaktır. Saklama süreleri açıkça belirlenmeli ve belirlenen süre amaca ulaşmak için gerçekten gerekli olmalıdır.

 

7. Teknik ve Organizasyonel Önlemler

Kılavuz, teknolojinin yanı sıra organizasyonel uygulamaların tasarım özelliklerine (gözetim ile ilgili olmayan alanların maskelenmesine veya karıştırılmasına izin veren sistemler veya üçüncü kişilerin fotoğraflarının düzenlenmesi gibi) gizlilik önlemlerinin getirilmesini de tavsiye ederek ve varsayılan ayarların veri işlemeyi en aza indirmesini önererek “Privacy by Design” (tasarım yoluyla gizlilik:  geliştirilen projelerin başından itibaren mahremiyet ve veri korumasına uygun sistematik geliştirilmesinin teşvik edilmesi yaklaşımına verilen genel isim) ilkesine de değinmektedir. Buna göre bir kuruluşun ticari bir görüntü kayıt sistemi edinmeyi planlaması durumunda, bu gereksinimleri satın alma şartnamesine dahil etmeleri gerekmektedir.

 

“Kılavuz İlkeler”, veri sorumlularının görüntü gözetim politikalarını ve prosedürlerini oluştururken yapması gereken şu hususları içerir: sistemin yönetiminden kimin sorumlu olduğu, görüntü gözetiminin amaç ve kapsamı, uygun ve yasaklı kullanımlar, şeffaflık önlemleri, güvenlik olaylarıyla ilgili arşiv depolaması da dahil olmak üzere görüntünün nasıl ve ne süreyle kaydedildiği; kimlerin ne zaman ve hangi ilgili eğitimleri alacakları, kimlerin hangi amaçla görüntülere erişim hakkının bulunduğu, görüntüleri kimin izlediği ve veri ihlali durumunda ne olacağı gibi  operasyonel amaçlar, üçüncü kişilerin kayıt talep etmek için izlemesi gereken prosedürler ve bu talepleri reddetmek veya yerine getirmek için gerekli prosedürler,  olay yönetimi ve kurtarma prosedürleri.

 

Son olarak, GDPR’nin 35. maddesinin gereklilikleri de göz önünde bulundurulduğunda, birçok görüntü gözetimi vakasının bir VKED (Veri Koruma Etki Değerlendirmesi) gerektireceğini varsaymak makul görünmektedir. Bunun gerekli olduğu durumlarda VKED, yukarıda bahsedilen meşru menfaat değerlendirmesine dayanacaktır.

Kaynak Linki:
https://edpb.europa.eu/sites/edpb/files/consultation/edpb_guidelines_201903_videosurveillance.pdf

 

İnceleyenler:

Adem Akkır

Erdal İşbilir

Hatice Sena Ünal