| Okuma Süresi: 2 Dakika

ANAYASA MAHKEMESİNDEN ÇEK KANUNUNA İLİŞKİN KARAR

AV. ÖZGÜN ÖNAL STJ. AV. GÖRKEM BERKAY GÜNEN

5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesi oybirliğiyle 26.07.2017 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İlgili “… çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından …” cümlesinin Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu kararı verilmiştir.

 

“Karşılıksız İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme” suçu genel kanunlarda düzenlenmeyen ancak özel bir kanun olan 5941 sayılı Çek Kanunu’nda düzenlenmiş bir suçtur. Anayasaya aykırılığın itiraz konusu yapıldığı kuralda, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunu işleyenler hakkında uygulanacak adli para cezasının alt sınırının özellikleri tartışılmıştır. İlgili adli para cezasının alt sınırına ilişkin;

 

-Somut bir şekilde belirtilmediği,

 

-Yargılanan kişi hakkında hükmedilecek adli para cezasının zamana ve olayla göre değişen belirsiz kriterlere bağlandığı,

 

-Ceza miktarının hüküm tarihine göre değişkenlik göstereceği,

 

-Vekalet ücretinin ceza tespitinde esas miktara dahil edilip edilmeyeceği, edilecekse hüküm ile birlikte ayrıca şikayetçi lehine, yargılanan kişi aleyhine vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği konusunda belirsizlik bulunduğu,

 

-Ceza miktarının tespiti için her dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin zorunlu hale geldiği,

 

-Zor durumda bulunan çek sahibi aleyhine yargılama gideri yükletilmesinin davaların en az giderle mümkün olan surette sonuçlandırılması ilkesine aykırı olduğu,

 

-Cezanın bir unsuru olarak belirlenen faiz, takip ve yargılama giderlerinin kanunla değil düzenleyici işlemlerle ve yargısal makamlar tarafından verilen ara kararları ile belirlenmesinin,

 

Suçu işleyen kişinin suç tarihinde bilmediği veya bilecek durumda olmadığı bir cezai yaptırım ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet verdiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 38. ve 141. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

 

İtiraz konusu kuralda, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet verenler hakkında uygulanacak adli para cezasının; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine (borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz) İlişkin Kanun‘a göre ticari işlerde borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamayacağı hüküm altına alınmaktadır.

 

Anayasa’nın 38. maddesi “suçun kanuniliği”, “cezanın kanuniliği’ ilkesini hüküm altına almaktadır. “Suçta ve cezada kanunilik” ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir.

 

Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir. İtiraz konusu kuralda ise hükmedilecek adli para cezasının; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamayacağı belirtilmiştir. Kurala göre yargılanan kişi hakkında adli para cezasına hükmedilirken çekin karşılıksız kalan miktarı, bu miktara uygulanacak temerrüt faizi, karşılıksız kalan miktar için yapılacak icra veya iflas takip masrafları ve yargılama giderlerinin de göz önünde bulundurulması zorunludur. Adli para cezasının hesabında göz önünde bulundurulacak olan “çekin karşılıksız kalan miktarı” konusunda herhangi bir belirsizlik bulunmamaktadır. Zira çekin bankaya sunulmasında ödenmeyen kısmı karşılıksız kalan miktarı oluşturmaktadır.

 

İtiraz konusu kuralda, “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde temerrüt faizi (borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz) oranı üzerinden hesaplanacak faizi” de adli para cezasının hesabında göz önünde bulundurulacak unsurlar arasında sayılmıştır. Kuralda, borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faizin başlangıç tarihinin “düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihi” olarak belirlenmesine karşın, faizin hangi tarihe kadar işletileceği belirtilmemiştir. Bu durum, yargılanan kişi hakkında hükmedilecek adli para cezasının miktarı bakımından belirsiz olmasına sebebiyet vermektedir.

 

İtiraz konusu kuralda, çek hamilinin karşılıksız kalan çek miktarı için yapacağı takip giderleri de adli para cezasının hesabında göz önünde bulundurulacak unsurlar arasında sayılmıştır. Kanuni ibraz(sunma) süresi içinde çeki karşılıksız çıkan çek hamili, çekin karşılıksız kalan miktarını tahsil etmek için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 167. ve devamı maddeleri uyarınca kambiyo senetlerine mahsus haciz veya iflas yoluyla alacağını tahsil edebilecektir. Karşılıksız kalan çek miktarı için yapılacak takip masrafları, takibin icra veya iflas yoluyla yapılmasına göre değişkenlik gösterebileceği gibi takip sürecinde alacaklının talebi üzerine icra iflas dairelerinin alacağın tahsiline yönelik işlemlerine göre de değişkenlik gösterebilir. Bu durum yargılanan kişi hakkında hükmedilecek adli para cezasının miktarı bakımından belirlilik içermemektedir.

 

İtiraz konusu kuralda, yargılama gideri de adli para cezasının hesabında göz önünde bulundurulacak unsurlar arasında sayılmıştır. Yargılama giderleri, yargılamanın yürütülmesi ve sonuçlandırılması için yapılan harcamalar toplamıdır. Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet verenler hakkında icra mahkemesinde açılan davada yargılama giderlerinin herhangi bir tereddüte yer vermeyecek şekilde önceden belirlenmesi mümkün değildir.

 

Çek bedelinin karşılıksız kalan miktarına çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama giderinin, yargılanan kişi hakkında hükmedilecek adli para cezasının hesabında göz önünde bulundurulması, cezanın miktarı bakımından öngörülemezliğe sebebiyet verdiğinden itiraz konusu kuralın ” ... çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz(sunma) tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari temerrüt faizi (borcun zamanında ödenememesi sonucu daha sonra ödenen ek faiz) oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından … ” bölümü suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulunmuştur. Kuralın kalan kısmının ise Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olmadığı ve kuralın 141. Madde ile ilgisi bulunmadığı gerekçeli kararda belirtilmiştir. İlgili cümlenin iptal edilmesinin uygulamaya dair sonucu; karşılıksız çek düzenleyen hakkında karşılıksız miktardan az olmamak üzere 1500 güne kadar adli para cezasına hükmedilmesidir.

 

 

SORULARINIZ İÇİN CANLI DESTEK HATTI : 0850 333 66 96