| Okuma Süresi: 6 Dakika

ADLİ TATİL 20 TEMMUZ 2021 TARİHİ İTİBARİ İLE BAŞLADI

MGC LEGAL

20.07.2021 tarihi ile 31.08.2021 tarihlerini kapsayan adli tatil başladı. Adli tatil başlangıç ve bitişi ile hangi işlerin adli tatil boyunca devam ettiği ise sıklıkla karıştırılan konulardan biri. Adli tatil boyunca hangi işlerin devam edeceği ve hangi işler ilişkin sürelerin duracağı ise usul kanunlarımızda düzenlenmiş bulunmaktadır. Aşağıda hukukun farklı alanlarına ilişkin usul kanunlarında yer alan düzenlemeler detaylarıyla ele alınmıştır.

1. HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLECEK DAVA VE İŞLERE ADLİ TATİLİN ETKİSİ NASIL OLACAK?

Hukuk davaları ve bu davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’da yapılacak incelemeler için adli tatil süresi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Adli Tatil Süresi başlıklı 102. Maddesinde belirtilmiş olup, bu süre 20.07-31.08 tarihleri olarak belirtilmiştir.

Adli tatil süresi

MADDE 102- (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/33 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; (1) Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/30 md.)

(1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.

Adli tatilde hangi dava ve işlerin görüleceği ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Adli tatilde görülecek dava ve işler başlıklı 103. Maddesinde sınırlı sayıda belirtilmiştir. İlgili kanun hükmü aşağıdaki gibidir;

Adli tatilde görülecek dava ve işler

MADDE 103– (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:

a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.

b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.

c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.

ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.

d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.

e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.

f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.

g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.

ğ) Çekişmesiz yargı işleri.

h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.

(2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir.

(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a gönderilmesi işlemleri de yapılır.

(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.

Sınırlı sayıda belirtilmiş olması nedeni ile kanunda sayılanlar dışında yer alan dava ve işler tatil dönemi boyunca görülemeyecektir. Her ne kadar kanunda sınırlı sayıda belirtilmiş olsa da birtakım dava ve işlerin de tatil döneminde incelenebileceği öngörülmektedir.  Yukarıda yer alan HMK 103. Maddesinde belirtilen işler dışında kalan dava ve işlere ilişkin olarak sunulacak dava dilekçesi ve sair evraklar ilgili mahkemece kabul edilecek ancak bu davalara ilişkin olarak yargılamaya tatil süresi boyunca başlanmayacaktır.

Yukarıda özel olarak sayılan durumların dışında kalan hukuki işler ile ilgili her türlü tebligat adli tatilde yapılabilir. Dosyaların bir başka mahkemeye gönderilmesi veya ilam verilmesi de bu şekildedir.

2. CEZA MAHKEMELERİNDE GÖRÜLECEK DAVA VE İŞLERE ADLİ TATİLİN ETKİSİ NASIL OLACAK?

Ceza yargılaması için ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 331. Maddesinde Adli tatilde görülecek dava ve işler için ayrıca düzenleme yapılmış olup, hüküm aşağıdaki gibidir;

Adlî tatil

Madde 331 – (1) (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/27 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/25 md.) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.

(2) Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

(3) Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.

(4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

Yukarıda yer alan kanun metninden de anlaşıldığı üzere, soruşturma, kovuşturma ve diğer süreçlerin yürütümüne ilişkin hususlar Hakim ve Savcılar Kurulunca kararlaştırılacaktır.

Tutukluk halleri ve acele görülen işlere tatil Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinde ise nöbetçi heyetler çalışmaya devam etmektedir.

Tutuklu bulunan sanığın yer aldığı dosyaların istinaf ve temyiz incelemesi de yine yukarıda belirtildiği gibi tatil döneminde de yapılacaktır.

Savcılık makamınca suç şüphesi oluştuğu durumlarda soruşturma da yapılabilecektir.

3. İDARİ YARGININ KONUSUNA GİREN DAVA VE İŞLERE ADLİ TATİLİN ETKİSİ NASIL OLACAK?

İdari yargı bakımından yapılan düzenlemeler ve tatil tarihleri adli yargıdaki düzenlenmelerle benzerlik göstermektedir. Adli yargıdaki gibi, 20.07-31.08 tarihleri arası tatil kabul edilmiş ve idari yargı mensupları işbu tatil süreleri arasında idari izinli olarak kabul edilmiştir. Söz konusu hususlar İYUK’ un Çalışmaya ara verme başlıklı 61. Maddesinde belirtilmiştir. Nöbetçi mahkemelerin kuruluşu da yine aşağıda yer alan hükmün 2. Fıkrasında yer almaktadır.

Çalışmaya ara verme:

Madde 61 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/25 md.) (Değişik birinci cümle: 8/8/2011-KHK-650/11 md.; İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme birinci cümle: 27/6/2013-6494/18 md. ) Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Ancak, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler, 62 nci maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam ederler.(1)

2. (Değişik: 1/7/2016-6723/14 md.) Çalışmaya ara verme süresi içinde; bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, birden fazla idari yargı mercii olan yerlerde idare veya vergi mahkemeleri başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeteri kadar hâkimin katıldığı bir nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge idare mahkemeleri için ise bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeterli sayıda nöbetçi daire kurulur.

3. (Değişik: 10/6/1994-4001/27 md.) Çalışmaya ara vermeden yararlanamayanlar ve nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır.

İdari yargıda adli tatilden yararlanamayacak mahkemeler İYUK 61/1 hükmünde belirtilmiştir. Yukarıda yer alan istisna hükme göre;

Bağlı bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi ile aynı ilde bulunmayan,

Yalnızca bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan illerde,

yer alan idari yargı merciileri adli tatilden yararlanamayacaktır.

Ancak yukarıdaki iki şart bir arada bulunmalıdır. Örneklendirmek gerekirse, bir idare mahkemesi ile bağlı bulunduğu istinaf mahkemesi aynı il sınırları içerisinde değilse ve o mahkeme o ildeki tek idare mahkemesi ise adli tatile girmeyecektir.

Bu hüküm yalnızca idari yargı için getirilmiş bir istisnadır. Söz konusu istisna hak kayıplarına sebebiyet vereceğinden bu istisnanın gözetilmesi ve bu hususlara dikkat edilmesi önem arz etmektedir.

İdare mahkemelerinde, vergi mahkemelerinde, bölge idare mahkemelerinde ve Danıştay’da adli tatil süresince yargısal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için nöbetçi mahkeme ve heyetler oluşturulur.

İYUK’ un 61/2 hükmü uyarınca kurulan Nöbetçi mahkemelerce yapılacak işler, İYUK’ un 62. Maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmü ise aşağıdaki gibidir;

Nöbetçi mahkemenin görevleri:

Madde 62 – Nöbetçi mahkeme çalışmaya ara verme süresi içinde aşağıda yazılı işleri görür:

a) Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler,

b) Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler.

4. ADLİ TATİLDE DURUŞMALARIN AKIBETİ NASIL OLACAK?

Kanunda sınır sayıda belirtilen işler dışında duruşmalar yapılmayacaktır. Adli tatil süresi boyunca dilekçe sunulabilecek ve dava açılabilecekse de sınırlı sayıda belirtilmiş bazı dava ve işler ile istisna birtakım haller dışında kalan ve işler için duruşmalar tatil boyunca yapılmayacaktır.

5. ADLİ TATİL SÜRESİNCE İCRA TAKİPLERİ NASIL İŞLEYECEK?

Yukarıda da değindiğimiz üzere adli tatil boyunca tebligat yapılması mümkündür. Dolayısıyla adli tatil boyunca kişiye ödeme emri tebliğ edilip alacak takibinin sağlanması mümkündür. Takip hukuku uyarınca söz konusu tatil süreleri, işleyiş devamına engel teşkil etmemektedir. İcra takipleri adli tatil boyunca da sürdürülebilecek ve dosyalarda gerekli icra takip ve icra işlemleri yapılabilecek, tebligat gönderilebilecektir.

6. ADLİ TATİLDE SÜRELER NASIL İŞLEYECEK?

Adli tatilde sürelerin nasıl işleyeceği, son günü adli tatile denk gelen işlerde nasıl bir yol izleneceği, son günün nasıl belirleneceği ayrıca sıklıkla sorun yaşanan konulardan biridir. HMK’ nun Adli tatilin sürelere etkisi başlıklı 104. Maddesinde sürelerin nasıl işleyeceği belirtilmiştir. Hükme göre kanun tarafından tayin edilen herhangi bir sürenin sona ermesi adli tatil dönemine denk geldiği takdirde ayrıca bir karar gerekmeksizin tatil bitiminden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacaktır. İlgili hüküm aşağıdaki gibidir;

Adli tatilin sürelere etkisi

MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, adli tatil süresince görülmeyecek bir davaya ilişkin dilekçenin son günü 28 Temmuza yani adli tatil süresine denk geldiği takdirde dilekçenin sunulabileceği son gün adli tatil bitimi ve iş başı günü olan 1 Eylül tarihinden 7 Eylüle kadar uzamış olur. Yani dilekçe 7 Eylül günü de sunulabilir. Elbette yukarıda da belirtildiği gibi adli tatil süresi içerisinde de dilekçe sunulabilecektir.

Ceza yargılaması için de hukuk yargısı ile benzer olarak tatil bitiminden itibaren sürenin uzatılması öngörülmüşse de, süre HMK’ndan farklı olarak tatil bitimini takiben 3 gün uzar.

İdari yargıdaki süreler için ise hukuk yargısı ile aynı olup tatil bitimini takiben süre 7 gün uzayacaktır. Bu 7 günlük uzama süresi İYUK’da yer alan bütün süreler için geçerlidir.

7. Adli tatilde zamanaşımı sürelerinin akıbeti ne olacaktır?

Usul kanunları dışında yer alan süreler, tatilden etkilenmeyecektir. Örneklendirmek gerekirse, irade sakatlığı dolayısıyla sözleşmenin iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü zamanaşımı süresinin bitimi tatilin bitimine denk gelse de tatil sonrasına uzamaz. Zira bu süre, usul kanunu dışında yer alan bir kanunda öngörülmüş bir süredir.