Paylaş
MGC Legal Telegram
AŞAĞI KAYDIR

YAYINLAR

7242 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Getirilen Değişiklikler

7242 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Getirilen Değişiklikler

Ülkemizde Mart ayında etkisini hissettirmeye başlayan Koronavirüs (COVID19) salgını, kamu sağlığının korunması adına pek çok hukuki tedbirin uygulanması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Bu kapsamda salgının etkileri bakımından yüksek risk grubunda olan kişilerin sokağa çıkmasının yasaklanması ile hafta sonu genel sokağa çıkma yasaklarının uygulanması, salgının yayılma hızının düşürülmesi adına kalabalık grupların toplandığı eğlence yerlerinin kapatılması gibi pek çok tedbirin alınması gündeme gelmiştir.

 

COVID19 ile mücadele yöntemleri dikkate alındığında, salgının yayılma hızının düşürülmesi adına insanların kalabalık ortamlardan kaçınması ve mümkün olduğunda evlerinde kendilerini izole etmeleri gerektiği görülmektedir. Kişisel izolasyonun hastalıktan kaçınmak için en mühim önlemlerden biri dikkate alındığında, cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin durumunun dikkate alınması da kaçınılmaz olmuştur. Bu bağlamda Kasım 2019’dan beri meclisin gündeminde olan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında yapılacak değişikliklerin, COVID19 kapsamında da dikkate alınması söz konusu olmuştur. Söz konusu tasarının cezaevlerinin doluluk oranının azaltılması amacıyla gündeme geldiği düşünüldüğünde, yine salgının hızının azaltılması amacıyla tasarıya ilişkin çalışmaların hızlandırılması gerekliliği doğmuştur. Bu sebeple gerek COVID19’a yönelik tedbirleri içeren, gerekse yine bu tedbirlerden biri olarak değerlendirilebilecek şekilde cezaevlerindeki doluluk oranının azaltılması sonucunu doğuracak değişikliklere yönelik yasa tasarısı 14.04.2020 tarihinde mecliste kabul edilmiş, akabinde Cumhurbaşkanının onayı ile 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

Yasada yer alan düzenlemelerin tamamı incelendiğinde ise, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik şartlarına ilişkin kapsamlı değişikliklerin yapıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra Kanun dahilinde; İnfaz Hâkimliği Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu olmak üzere toplam on farklı kanunda değişiklik yapılmasını öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Yasa dahilinde özellikle aşağıda yer verilen değişikliklerin uygulamada önemli sonuçlar doğuracak nitelikte olduğu tespit edilmektedir.

 

  1. Salgın sebebiyle bazı mahkumların izinli sayılmasına karar verilmiştir. 
     

İnfaz düzenlemelerindeki değişiklik Kasım 2019’dan beri gündemde olmasına rağmen, son zamanlarda özellikle kamuoyuna yansımasının sebebi, COVID19 ile bağlantılı olarak düzenlemeye birtakım af hükümlerinin de ihdas edileceğine yönelik tartışmaların varlığıydı. Bu minvalde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında yapılması düşünülen değişikliklerin yanı sıra, COVID19 sebebiyle mahkumların salgından etkilenmesini önlemek amacıyla birtakım düzenlemelerin de ayrıca ihdas edilmesi gündeme gelmiştir. Buna göre yasayla birlikte Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna getirilen düzenlemeyle birlikte, açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarında bulunmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A,106. Madde ve diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlülerin 31.05.2020 tarihine kadar izinli sayılmasına karar verilmiştir. Salgının devam etmesine bağlı olarak bu sürenin iki aylık sürelerle üç kez daha uzatılması mümkündür.

 

Buna ek olarak salgın hastalık dolayısıyla izinden dönemeyen veyahut geç dönen hükümlülere ceza verilmeyeceği yönünde de Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 97. Maddesinde değişikliğe gidilmiştir.  
 

 

  1. Denetimli serbestlik şartları değiştirilmiştir.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinde değişikliğe gidilerek, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitim evinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin, talepleri üzerine cezalarının geri kalan kısımlarını denetimli serbestlik kapsamında çekmelerine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bu talebe Ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Düzenlemenin önceki halinde açık ceza infaz kurumundaki hükümlüler açısından son 6 ayını kesintisiz şekilde ceza infaz kurumunda geçirme şartı, çocuk eğitim evindeki hükümlüler açısından ise cezasının toplam 1/5’ini tamamlama şartı mevcutken, yeni düzenleme ile birlikte kapsam dahilindeki tüm hükümlüler bakımından, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmasının, denetimli serbestliğe ilişkin talepte bulunmak adına yeterli olacağı düzenlenmiştir.

 

Yine aynı değişiklik ile birlikte, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları bulunmasına rağmen kendi iradesi dışındaki sebepler ile kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen hükümlüler bakımından da bu düzenlemenin geçerli sayılacağı öngörülmüştür.

 

Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başladıktan sonra bir suç işlediği iddiasının gündeme gelmesi hali de yine aynı madde kapsamında değerlendirilmiştir. Buna göre md. 105/A’ya eklenen 7. Fıkra uyarınca, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin akabinde bir suç işlediği iddiası doğrultusunda kovuşturmaya geçilmesi ve bu suçun cezasının alt sınırının bir yıl veya daha fazla hapis cezası gerektiren ve kasten işlenen bir suç olması söz konusuysa hükümlünün tekrardan açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi söz konusu olabilecektir. Kovuşturma sonrasında hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veyahut düşme yönünde hüküm kurulması halinde ise, tekrardan denetimli serbestlik tedbirlerinin tatbik edilmesi gündeme gelecektir.
 

  1. Ceza infaz kurumlarında geçirilmesi gereken süre kısalmaktadır.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. Maddesinde değişikliğe gidilerek, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı 2/3'ten, 1/2'ye indirilmektedir. Böylece cezasının yarısını infaz kurumunda geçirenlerin tahliyesinin önü açılmaktadır. Ancak değişiklikte bazı suçlardan hükümlü olanların bu değişiklikten yararlanmasının önü kapatılmaktadır. Buna göre, kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence ve eziyet, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olan çocukların, uyuşturucu madde ticareti suçlarından mahkum olan çocukların ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkum olan çocukların süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıvermenin söz konusu olması için cezalarının 2/3’sinin infaz kurumunda çekilmiş olması gerekmektedir. Yine aynı istisnalar kapsamında devlet sırlarına karşı suçlara ilişkin de düzenleme getirilmiş olup, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından süreli hapis cezasına mahkum olanlar ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar bakımından koşullu salıverilme süresinin yine 2/3 olarak tatbik edilebileceği ve bu suçlardan mahkum olanların ½ şeklinde belirlenen süreye tabi olmayacakları belirlenmiştir. Düzenleme ile birlikte cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olan yetişkinlere yönelik bir iyileştirme yapılmamış olup, bu kapsamdakilerin koşullu salıverme süreleri, 5275 Sayılı Kanunun 108. Maddesinin 9. fıkrası uyarınca ¾ oranı dikkate alınarak tatbik edilecektir.
 

Yine aynı düzenlemenin 4. Fıkrasında, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet halinde süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda çekilmesi şeklinde düzenleme değişmiş ve cezanın üçte ikisinin infaz kurumunda çekilmesi halinde koşullu salıverilmeden yararlanılmasının gündeme geleceği belirtilmiştir. 
 

Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda ise, süreli hapis cezaları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanacaktır.
 

Düzenlemenin altıncı fıkrasında ise koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresine ilişkin değişiklik yapılmıştır. Buna göre, hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi infaz kurumunda geçirilen sürenin tamamı kadar olacaktır. Düzenlemenin önceki halinde denetim süresi infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı şeklindeyken, mevcut değişiklikle denetim süresinde artırıma gidildiği görülmektedir.
 

  1. Denetimli Serbestliğe Başvurmak İçin Öngörülen 1 Yıllık Süre 3 Yıl Olacak Şekilde Değiştirilmiştir.
     
  1. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Geçici 6. Maddesinde değişikliğe gidilerek, 30.03.2020 tarihine kadar işlenen terör, kasten öldürme, nitelikli kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, işkence, eziyet, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlanan işler, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu,  anayasal düzene karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar hariç tüm suçlar bakımından denetimli serbestlik talep edilebilecek süre 1 yıldan 3 yıla çıkarılmaktadır. Şöyle ki, düzenlemenin eski halinde, ceza infaz kurumundaki cezasını iyi halli olarak geçiren hükümlünün, koşullu salıverilme tarihinin gelmesinden önceki 1 yıllık süre içerisinde, denetimli serbestliğe tabi olarak tahliyesini talep etme imkanı bulunmaktaydı. Yeni düzenleme ile bu 1 yıllık süre 3 yıla çıkarılarak, koşullu salıverilme tarihine 3 yıl veya daha az süre kalması halinde de kalan cezanın denetimli serbestlik kapsamında infazı mümkün hale gelmiştir.
     
  2. Yine 30.03.2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar haricinde,
     
  • Sıfıraltı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan  ve iki yıl olarak belirlenen denetimli serbestlik süresinin,  "dört yıl" olarak uygulanması söz konusu olmuştur.  Böylece bu grupta yer alan hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihinde dört yıl veya daha az süre kalması halinde, cezanın geri kalanının denetimli serbestlik süreciyle infazı imkanı doğmuştur.
     
  • Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen altmış beş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin ise, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesi,
     

öngörülmektedir.
 

  1. Yukarıda belirtilen hükümler, iyi halli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanacaktır.
     
  2.  30.03.2020 tarihten önce suç işleyen çocuk hükümlülerin onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.
     

 

  1. Mükerrirlere Yönelik İnfaz Rejimi Değişmektedir.
     

Tekerrür halinde işlenen suçlardan mahkum olan hükümlülere yönelik infaz rejimi değişmektedir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. Maddesinde yapılan değişiklikle, süreli hapis cezasının 2/3’sinin ceza infaz kurumunda çekilmesi halinde koşullu salıvermeden yararlanılabileceği düzenlenmektedir. Buna göre çekilecek hapis cezasının 3/4 olarak belirlendiği eski düzenleme yerini 2/3 olarak belirlenen orana bırakmaktadır.  Buna mukabil, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır denilmek sureti ile, istisna getirilmiştir.
 

  1. Hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün belirli hakları kullanmasının önü açılmıştır.
     

Türk Ceza Kanunun 53. Maddesinde yer alan belirli haklardan yoksun bırakma tedbirinde iyileştirmeye gidilmiş ve hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanabileceği düzenlenmiştir. Buna ek olarak yine aynı şartları sağlayan ve hakkında bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı icra etmekten yoksun bırakılma şeklindeki tedbirin uygulanmaması yönünde karar verebileceği de değişiklikle birlikte gelen düzenlemeler arasındadır.
 

  1. Özel infaz usullerinin kapsamı genişletilmektedir.
     
  1. Değişiklikle birlikte, hapis cezalarının hafta sonu ve geceleyin ceza infaz kurumunda kalmak suretiyle infaz edilebilmesine ilişkin Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110. Maddesinde yer alan düzenlemede değişikliğe gidilerek özel infaz usullerinin kapsamının genişletilmesi söz konusudur. Buna göre, Kanunun eski metninde altı ay ve daha kısa süreli hapis cezaları bakımından gündeme geleceği belirtilen özel infaz usullerindeki 6 aylık sınır, kasıtlı suçlar bakımından 1 yıl 6 aya, ölüme neden olma hariç taksirli suçlar bakımından ise 3 yıla çıkarılmaktadır. Bu kapsamdaki hükümlüler bakımından her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları, hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri veya ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verilebilecektir.
     
  2. Kadınlar, yaşlılar ve suça sürüklenen çocuklar için öngörülen konutta infaz usulünün uygulanacağı hapis cezalarının üst sınırı bakımından ise, yukarıda yer alan sürelerden daha fazla esneklik tanındığı görülmektedir. Bu kapsamda konutta infazın sınırı;
     
  • - Kadın, çocuk ve 65 yaşını bitirmiş erkeklerde 6 aydan 1 yıla,
     
  • - 70 yaşını bitirmiş kişilerde 1 yıldan 2 yıla,
     
  • - 75 yaşını bitirmiş kişilerde 3 yıldan 4 yıla,
     

çıkarılmaktadır.
 

  1. Toplam 5 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilenler mahkumlar bakımından ise, cezanın tamamının konutta çektirilmesine imkan sağlanmaktadır.
     
  2. Yeni doğum yapan ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine imkan sağlanmaktadır.
     
  3. Düzenlemeye göre, özel infaz rejimine ilişkin şartlara mazeret gösterilmeksizin uyulmaması halinde, cezanın kalan miktarının açık ceza infaz kurumunda geçirilmesi söz konusu olacaktır.
     
  4. Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme hükümleri uygulanır. Ancak, 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.
     

Yine bu düzenleme ile getirilen iyileştirmelerde de birtakım suçlar kapsam dışı tutulmuş olup, terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlarından ya da örgüt kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar doğrultusunda mahkum olanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler ile koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler bakımından özel infaz rejimlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır.
 

  1. Açık ceza infaz kurumlarına ilişkin düzenlemeler değiştirilmiştir.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 14. Maddesinde değişikliğe gidilerek açık ceza infaz kurumlarında cezası infaz edilecek hükümlülere yönelik yeni hükümler getirilmiştir. Buna göre ilgili maddenin 2. Fıkrasına ekleme yapılarak, cezası doğrudan açık ceza infaz kurumunda infaz edilecek hükümlülerin kapsamı belirlenmiştir. Düzenleme uyarınca,

 

  1.  Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrer olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar,
     
  2. Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar,
     
  3. Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,
     
  4. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar.
     

Şeklinde belirlenen hükümlüler cezalarını, doğrudan açık ceza infaz kurumunda çekeceklerdir.
 

Yine aynı düzenleme kapsamında getirilen 3. Fıkra ile birlikte, kapalı ceza infaz kurumlarından açık ceza infaz kurumlarına geçiş, iyi halli infaz sürecinin idare kurulu tarafından tespit edilmesiyle mümkün olacaktır.
 

Düzenleme kapsamında değişliklerin tamamı bakımından kapsam dışı bırakılan suçlara ilişkin açık ceza infaz kurumuna geçişe yönelik değişiklikler de ihdas edilmiştir. Buna göre, toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanacaktır.
 

  1. Tekrardan kapalı infaz kurumuna geçişe yönelik şartlar belirlenmiştir.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 14. Maddesine yapılan ekleme ile birlikte, Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden;
 

  1. Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla,
     
  2. Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla,
     
  3. Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla,
     

kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri düzenlenmiştir.
 

  1. İyi hal incelemesi infazın tüm aşamalarında yapılacaktır.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 89. Maddesindeki değişiklik ile birlikte, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesine (iyi halin belirlenmesine) ilişkin esaslar yeniden belirlenmekte ve hükümlülerin iyi hal incelemesinin infazın tüm aşamalarında yapılması sağlanmaktadır. Söz konusu incelemenin şeklinde ilişkin detaylar ise aşağıdaki şekilde belirlenmektedir:
 

  1. Hükümlülerin ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç 6 ayda bir değerlendirmeye tabi tutulması sağlanmaktadır.
     
  2. Toplam 10 yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık edecektir. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman katılacaktır.
     
  1. İnfaz hâkimliğinin görev ve yetkileri genişletilmektedir.
     

İnfaz aşamasında verilecek tüm kararların infaz hâkimleri tarafından verilmesi sağlanmaktadır.
 

Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin verdiği kararlara karşı infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunulabilmesine imkan tanınmaktadır.
 

  1. İnfaz Kanununda yapılan düzenlemelerle infaz hizmetleri iyileştirilmekte, erteleme süreleri arttırılmaktadır.
     
  1. Hükümlünün, duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak cezaevi dışında bulunduğu yerlerde gerçekleştirdiği disipline aykırı eylem ve sözleri nedeniyle de disiplin yaptırımlarının uygulanabilmesine imkân tanınmaktadır.
     
  2. Zorunlu ve çok ivedi durumlarda, Cumhuriyet başsavcılığının hapis cezasının infazına 6 ay ara verebilmesine ilişkin yetkisi 1 yıla çıkarılmakta, ayrıca, hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle bakıma muhtaç olmaları halinde de infaza ara verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
     
  3. Yeni doğum yapan kadınların cezası 6 ay yerine 1 yıl ertelenebilecektir.
     
  4. Çocuk hükümlülere verilebilecek ödül imkanının kapsamı genişletilmektedir.
     
  5. Hükümlülerin, hediye kabul etme hakkı genişletilmekte, ayrıca, çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler bakımından, belirli zaman dilimi dışında da hediye alabilme imkan sağlanmaktadır.
     
  6. Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılmasına ilişkin hükümlerin tutuklular bakımından da uygulanabilmesine imkan tanınmaktadır.
     
  7. Hükümlülerin kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak koşuluyla çalıştırılabilmelerine imkan tanınmaktadır.
     
  8. Açık ceza infaz kurumunda olanlara verilen üç günlük mazeret izni yedi güne çıkarılmaktadır.
     
  9. Hükümlülerin mazeret iznini kullanabilmesi için ceza infaz kurumlarında iyi halli olarak geçirmesi gereken süre kısaltılmakta, hasta ziyareti amacıyla verilen mazeret izni hakkı bir defadan ikiye çıkarılmaktadır.
     
  10. Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin salgın hastalık halinde de kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılmasına imkan tanınmaktadır.
     
  1. Hükümlülerin ceza infaz kurumları dışında çalıştırılmasına ilişkin düzenlemede değişikliğe gidilmiştir.
     

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna yapılan eklemeler ile birlikte, halihazırda hükümlülerin cezaevi dışında çalıştırılmasına yönelik mevcut 30. Maddeye eklemeler yapılmıştır. Bu eklemeler ile birlikte açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin, ceza infaz kurumu görevlilerinin denetiminde, kamu kurum ve kuruluşlarının iş alanlarında, geceleyin bu kurum ve kuruluşlar tarafından barındırılmak suretiyle çalıştırılabileceklerdir. Bu şekilde çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilecek süreye ilave edilecektir.
 

  1. TCK md. 87 kapsamında değişikliğe gidilerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda yeni bir nitelikli hal düzenlemesine yer verilmiştir.
     

Kanun ile birlikte Türk Ceza Kanununa ilişkin de birtakım değişikliklerin yapılması gündeme gelmiş olup,  Türk Ceza Kanununda yer alan kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine yeni bir fıkra eklenerek, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin mevcut olduğu hallerde, suçun canavarca hisle işlenmesinin de söz konusu olması durumunda verilecek cezanın on beş yıldan az olamayacağı düzenlenmiştir. Böylece kasten öldürme suçunda yer alan bu nitelikli hal yaralama suçu bakımından da geçerli hale getirilmiştir. Yine neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama düzenlemesinde yapılan değişiklikle, kasten yaralama suçunun ölüm ile neticelenmesi durumunda da ceza miktarının on sekiz yıldan az olamayacağı belirtilmektedir.
 

  1. TCK md. 220’de yer alan örgüt suçunun cezası arttırılmıştır.
     

TCK md. 220’de yer alan suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun ceza miktarında artırıma gidilmiştir. Buna göre, düzenlemenin birinci fıkrasında yer alan, örgüt kurma ve yönetme fiiline ilişkin ceza miktarı iki yıldan, altı yıla şeklindeyken, değişiklik ile birlikte dört yıldan sekiz yıla kadar cezalandırılmasına karar verilmiştir.

 

Düzenlemenin ikinci fıkrasında yer alan örgüte üye olma şeklindeki fiil bakımından ise bir yıldan üç yıla cezalandırılmayı öngören kısım değiştirilmiş ve bu fiilden kaynaklı mahkumiyetin süresi iki yıldan dört yıla şeklinde olacak şekilde düzenlenmiştir.
 

 

  1. Tefecilik suçuna ilişkin ceza miktarı arttırılmıştır.
     

Tefecilik suçunu düzenleyen TCK md. 241’de değişikliğe gidilerek, suça ilişkin ceza miktarı tekrardan belirlenmiştir. Buna göre, mevcut düzenlemede suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar hapis cezası şeklindeyken, değişiklikle birlikte ceza miktarı iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve beş yüz günden beş bin günde kadar hapis cezası olacak şekilde belirlenmiştir. Bunun yanı sıra suça yönelik bir nitelikli hal düzenlemesi de ihdas edilmiş ve suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde cezanın bir kat arttırılacağı öngörülmüştür.  
 

  1. Ceza Muhakemesi Kanununun 109. Maddesinde yer alan adli kontrol koruma tedbirine ilişkin değişiklikler öngörülmüştür.
     

Değişiklikle birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında da yeni düzenlemeler ihdas edilmiş ve adli kontrol koruma tedbiri bakımından birtakım değişiklikler öngörülmüştür.  Buna göre, maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında yaşamını yalnız idame ettiremediği tespit edilen şüpheliler ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine hakkında adli kontrole karar verilebileceği belirtilmektedir. Böylece soruşturma aşamasında sağlık durumunun elverişli olmadığı yönünde tespit bulunan şüphelileri bakımından tutuklama koruma tedbiri yerine adli kontrol kararı verilebileceği ayrı bir hüküm altında tekrardan düzenlenmiştir.
 

Söz konusu düzenleme kapsamında ayrıca, istinaf veyahut temyiz aşamasındaki dosyalar bakımından, adli kontrol kararının ilk derece mahkemesi tarafından da verilebileceği öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, mevcut düzenlemelerde adil kontrolün de dahil olduğu koruma tedbirlerine ilişkin kararları verecek mercii dosyanın önünde olduğu mahkeme iken, bu düzenleme ile birlikte dosya istinaf yahut temyiz mahkemesinin önündeyken ilk derece mahkemesinin de UYAP üzerinden dosyayı inceleyerek koruma tedbiri olan adli kontrole ilişkin kararı verebileceği düzenlenmektedir. Yine aynı şekilde, adli kontrol tedbirlerine uymadığı için hakkında tutuklama kararı verilmesi gereken Sanık hakkında da, dosyanın istinaf veya temyiz mahkemesi önünde olmasına rağmen, tutuklama kararını ilk derece mahkemesinin verme imkanı düzenlenmiştir.
 

  1. Ceza Muhakemesi Kanununun 272. Maddesinde değişikliğe gidilmiştir.
     

Ceza Muhakemesi Kanununun istinafı düzenleyen 272. Maddesinin üçüncü fıkrasına ekleme yapılarak, istinaf kanun yoluna başvurulamayacak hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağı şeklinde değişikliğe gidilmiştir. Şöyle ki, Ceza Muhakemesi Kanununun 272. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hapis cezalarından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dahil adli para cezası şeklinde belirlenen mahkumiyet hükümleri ile üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunda kesin olduğu belirlenen hükümlere ilişkin istinaf kanun yoluna başvurma imkanı bulunmamaktadır. Düzenlemeye getirilen yeni ekleme ise halihazırda istinaf kanun yolu başvurusu engellenen bu hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına yönelik düzenleme getirilerek bu şekilde hakkında ceza ihdas edilen hükümlülerin lehine bir düzenleme yapılmıştır.
 

  1. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değişikliğe gidilmiştir.
     

Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında değişikliğe gidilerek, kaçakçılık suçlarında malın değerinin azlığı indirim nedeni olarak kabul edilmekte ve kovuşturma evresi için de etkin pişmanlık imkanı getirilmektedir. Kaçakçılık suçlarında malın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezadan 1/3 ila ½ oranında bir indirim yapılması öngörülmektedir. Ayrıca kovuşturma evresi için de etkin pişmanlık getirilerek kaçakçılık konusu malın değerinin iki katı parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada ½ ile 1/3 oranları uyarınca indirim yapılması imkanı sağlanmaktadır.

Link: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/04/20200415-15.pdf 


#infaz #ceza ve güvenlik tedbirleri #ceza kanunu #kanun değişikliği #mahkum #denetimli serbestlik #hapis cezası #hükümlü #corona #covid-19 #mgc #mgclegal #mgclegalnews

© MGCLEGAL 2020 / BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR.
Yukarı Git