| Okuma Süresi: 4 Dakika

690 SAYILI KHK KAPSAMINDA BOŞANMAYA, EVLİLİĞİN BUTLANINA, İPTALİNE VEYA MEVCUT OLUP OLMADIĞININ TESPİTİNE İLİŞKİN OLARAK VERİLEN KARARLARIN NÜFUS KÜTÜĞÜNE TESCİLİ TANINMASI VE TENFİZİ

AV. HAYDAR AKGÜL

Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan ve 29. Nisan. 2017 Tarihli 30052 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesindeki düzenleme gereğince yurtdışında Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların yargı yoluna başvurulmaksızın 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesi eklenerek nüfus kütüğüne tescil edilmesine dair düzenleme getirilmiştir.

Maddenin başlığı her ne kadar “Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararlarının nüfus kütüğüne tescili” şeklinde ise de ilgili Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27 Maddesinden sonra yapılacak olan 27/A –(1)’deki düzenlemede açıkça  “Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar” ibaresiyle ile boşanma dışında, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların da nüfus kütüğüne tesciline ilişkin düzenleme getirmiştir.

A.    TESCİL İÇİN ARANAN ŞARTLAR 

Bu düzenleme doğrultusunda yargı yoluna başvurmaksızın nüfus kütüğüne tescil için olmazsa olmaz bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

I.    KARAR VE KARARIN NİTELİĞİ 

i.    Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilmiş bulunan bir kararın,

ii.    Bu kararın boşanmaya,

iii.    Evliliğin butlanına,

iv.    Evliliğin iptaline veya

v.    Evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilmiş bulunması gerekmektedir.

II.    KİMLER TALEPTE BULUNABİLİR?

vi.    Ben kararların tanınması için maddedeki düzenleme gereğince bu kararın nüfus kütüklerine tescili için bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte başvuruda bulunması gerekmektedir.

Burada da dikkat edilecek husus bu kararların Nüfus Kütüğüne tescil edilmesi için her iki tarafın da bizzat veya vekilleri aracılığı ile bu kararların tanınması için ilgili merciye müracaatta bulunmaları zorunludur. Buradan hareketle tanıtılması istenen kararın taraflarından sadece birisinin bizzat veya taraflardan sadece birisinin vekilinin ilgili kuruma müracaatı halinde bu kararların Nüfus kütüğüne tescilini talep etmeleri söz konusu değildir.  Bunun için her iki tarafın davacı ve davalının birlikte bizzat veya her iki tarafın kendilerini vekille temsil ettirip de her iki tarafın vekillerinin birlikte müracaat etmesi ya da son olarak taraflardan birisinin bizzat, diğerinin ise vekil aracılığı ile birlikte ilgili mercie müracaat etmeleri zorunludur.

Aksi bir durumda taraflardan herhangi birisinin tek başına bizzat ya da vekili aracılığıyla müracaatı halinde belirtilen kararların Nüfus Kütüğüne işlenmesini talep edemezler.

Kanaatimce Yargıtay’yın yerleşik içtihatları gereği tanıma ve tenfiz talebinde bulunma yönünde menfaati olmak koşuluyla herkes kararın nüfus kütüğüne tescil edilmesini talep edebilir.

III.    HANGİ MAKAMLARIN KARARLARININ TESCİLİ TALEP EDİLEBİLİR?

Bir diğer koşul da “verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş bir kararın” olmasıdır.
Bu şart gereğince ilgili yabancı devletin kanunlarına göre konusunda yetkili ve idari makam tarafından verilmemiş bulunan boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararların yargı yoluna başvurmaksızın Nüfus Kütüğü ’ne tescili talep edilemez.

IV.    KARARIN USULEN KESİNLEŞMİŞ OLMASI 

Bir diğer koşul ise “ kararın usulen kesinleşmiş olması” gerekir.
Bu koşul gereğince de Nüfus Kütüğü’ne tesicili talep edilen kararın taraflarca istinaf/temyiz yoluna başvurmaksızın veya istinaf/temyiz yoluna müracaatları neticesinde verilen kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Bunun için de gerekçeli asıl kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin  bulunması zorunludur. Usulüne uygun kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi içermeyen kararların Nüfus Kütüğü’ne tesicili talep edilemez.

 

V.    TÜRK KAMU DÜZENİNE AÇIKÇA AYKIRI OLMAMASI

ix.    Bir diğer koşul ise bu  kararın “Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması” gerekir.

Bu doğrultuda usulen taraf teşkili sağlanmaksızın, savunma hakkı verilmeksizin, ilgili ülkenin kanunlarınca yetkili olan makamlarınca verilmemiş bulunan, Türk Kamu düzenine aykırılık teşkil eden kararların Nüfus Kütüğüne tescili talep edilemez.

 

B.     TESCİL İŞLEMLERİNİN YAPILABİLECEĞİ MERCİİLER

İlgili KHK kapsamında 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesinin (2) Bendindeki “ Nüfus kütüğüne yapılacak tescil işlemleri, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır.”düzenleme gereği  iki farklı mercide tescil için müracaatta bulunulabilir.

Bunlardan ilki Kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklerdir. Burada kanundaki düzenleme gereği tescil talebinde bulunanın yerleşim yerinin bulunduğu yurtdışındaki temsilcilik veya kararın verildiği Mahkemenin bulunduğu yerin bağlı bulunduğu dış temsilcilik olarak belirtilmediği için ilgili kararın Nüfus Kütüğüne tescilini talep eden kişiler istedikleri herhangi bir dış temsilciliğe müracaatla kararın Nüfus Kütüğü’ne tescilini talep edebilirler. Bir örnek verilecek olunursa Almanya’da Berlin’de boşanan taraflar bu kararın Nüfus Kütüğüne tescili için Berlin’deki Türk D dış temsilciliğine başvurabilecekleri gibi, yurt dışındaki başka bir dış temsilcilikte misal Münih veya Paris Türk Dış Temsilciliğine müracaatla kararın Nüfus Kütüğüne tescilini talep edebilirler.

Bir diğer yetkili yer ise maddedeki “yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından” düzenleme gereğince Bakanlık tarafından ki bu bakanlık Nüfus Hizmetleri Genel Müdürlüğü İçişleri Bakanlığına bağlı bulunduğundan İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen nüfus Müdürlüklerine müracaatla verilen kararların Nüfus Kütüğüne tescili talep edilebilir. Buradan hareketle Bakanlıkça belirlenmeyen Nüfus Müdürlükleri ilgili kararların Nüfus Kütüğüne tesciline yetkili bulunmadıklarından bu Müdürlüklere yapılacak başvurular kabul edilemez.

 

C.    TESCİL BAŞVURULARININ REDDEDİLDİĞİ DURUMDA NE YAPILACAKTIR?

İlgili KHK kapsamında 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesinin (3) Bendindeki “ Bu maddede sayılan şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yapılır.” Düzenleme gereğince bu kanuni düzenleme doğrultusunda düzenlemeye konu kararların Nüfus Kütüğüne işlenmesinin yurt dışında dış temsilciliklerce ve yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından reddedilmesi halinde ilgililer 5718 Sayılı Milletlerarası  Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’daki Tenfiz ve Tanımaya ilişkin 50-59. Maddelerindeki yasal düzenlemeler doğrultusunda Hukuk Mahkemelerinde açılacak davalar neticesine kararın Nüfus Kütüğüne işlenmesi sağlanabilir.

D.    MADDENİN UYGULANMASI

İlgili KHK kapsamında 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27. maddesinden sonra gelmek üzere 27/A Maddesinin (4) Bendindeki “  Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yönetmelikle belirlenir.”düzenlemesi gereğince maddenin uygulanması İçişleri Bakanlığınca düzenlenecek yönetmelikle belirlenecektir.